şükela:  tümü | bugün
  • allah kitap, allah kitap, allah kitap, peygamber efendimiz şöyle buyurmuş, hz mevlana der ki, yaratıcının hikmeti, islam dininin, bakara 179 der ki, allah kitap, o konu da allah kitap, yaşasın kitap, en büyük allah. (eyvallah!)

    marmara üniversitesi öğretim üyeliği de yapan, uzman klinik psikolog rukiye karaköse’nin sireti ve sureti ile ilgili birkaç kıymetsiz sözüm olacak naçizane. üniversite sıralarında uzun yıllar dirsek çürütmüş, bilim insanı olabilme utkusuyla nice çetin imtihandan alnının akıyla çıkmış, nihayetinde de ruhsal ahvale ilişkin ahkam kesebilecek çap ve kudrete erişmiş bu tip saygıdeğer insanların, beşeri psikoloji bahsinde hemen her konuyu “allah kitap”a bağlamaları, bir müddet sonra göze batmaya, mide bulandırmaya ve hatta can sıkmaya başlıyor.

    son kertede ateist olmak veyahutta en koyusundan birer mütedeyyin olmak, insanların hür iradeleriyle yapacakları seçimlerdir belit. buna karışma hakkı yoktur kimsede. ama. evet bir ama’mız var tam da burada. tanrı inancına olan bağımlılığının, tanrı ve peygamber aşkının koyuluğunu sürekli vurgulama istemi, bir itkiye dönüşmüş artık bu hanımefendide.

    trt diyanet ekranlarında, her cumartesi saat 12.00’de, prof dr kemal sayar’la birlikte, “insan halleri” isminde bir program arz ediyorlar. ruh hekimi kemal sayar, tanrı ve peygamber itikadı ziyadesiyle kuvvetli gerçek bir müslüman olmasına karşın, psişik ve beşeri mevzuların izahında, din yerine bilim’e yaslanmayı yeğler daha çok ve şüphesiz ki en doğrsu da budur.

    “ruh sağlığı” bahsinde hemen her konuyu, adeta birer “din bilgisi” şovuna çevirmesi, olay mahallinden uzaklaşsanız da, içinde olmasanız da sahiden de sakil ve itici duruyor rukiye hanımın.

    • • • • • • • •

    rukiye karaköse türban takan bir hanımefendi. türbanın altından, alın nahiyesinin üstünden 5-10 tel saçı gözükmesin diye de alttan kumaşsal bir bone takan, uzun ve bol şeyler giyinen, vücut hatlarını belli etmekten imtina eden, mütedeyyin portresi çizme tasasında olan bir kişi olsa da bayağı sağlam makyaj yapıyor. (makyajın nasıl yapılacağını sizden öğrenecek değiliz!)

    - sen esmersin, göz rengin hayli koyu, göz altların da külliyen kara mı? sen de gidiyon kopkoyu şeyler sürüyon yüzüne gözüne. makyaj yapmayı bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır efenim! o kadar televizyona çıkıyon, üç beş kuruş paraya kıy da suzan kardeş gibi bir makyöz ehlinden öğren ne yapman gerek. he bana kalırsa makyaj yapmaman lazım. islam dini der ki eşine süslen, eşine, evde güzel görün. saç telinin görünmesinde beis gören mantalite, nasıl oluyor da makyaja “olur” veriyor?