şükela:  tümü | bugün
75 entry daha
  • konu çok karışık, önce kavramları oturtalım.

    yunan iyonyalı demektir. bugünki türkiye ve anadolu coğrafyasındaki yunan dilini konuşan halka denir.

    helen ise bugünki yunanistan kökenli, yunanca dilini konuşan insanlar için kullanılır. bugünün dünyasında artık helen ifadesi bir tür üst kimliktir. türkiyede akademik çalışmalar harici kullanılan bir ifade değildir.

    rum bu coğrafyaya özgü, arapça bir kelimedir. islamla haşır neşir toplumların kullandığı bir ifadedir. yunan helen ayrımı içermez, fakat kast ettiği ekseriyetle yunanlardır. örneğin türkiyede, türkiye devletine göre kıbrıs'ın güneyindeki devlet, dünyanın neredeyse tamamına göre tüm adayı kaplayan devlet için halen güney kıbrıs rum yönetimi ifadesininin kullanılması *, halen (bir nevi) orayı bizim yönetimimizde saydığımızdandır, bilinçli seçilmiş, mesaj ifade eden bir ifadedir. teknik olarak ise doğru değildir, kıbrısın ekseriyeti türklerin yönetiminde değildir. bu apayrı bir konu, konuyu dağıtmayalım.

    müslüman bir yönetimin altında yaşayıp yunanca dilini konuşan halka rum denir. isminden anlaşılacağı üzere kelime roma ile ilgilidir. ekseriyetle, altını çiziyorum çoğunlukla, rum (yunan) ortodoks kilisesine bağlı hristiyanları kapsar. ama rumca konuşup bu inanca tabi olmayanlar da hiç az değildir. doğu karadenizdeki müslüman olup rumca konuşan insanlar, ki bunlara kapadokya, ege ve marmara bölgesinden gidenleri de eklemek mümkündür, salt teknik tabirle rumdur, fakat aslen, kullanmaktan nefret etsem de etnik olarak türk müdür yunan mıdır başka bir şey midir bilmek zordur. bu konuda ileri sürülebilecek tüm teoriler destekten yoksundur. zira mevcut tarihi bilgi ve belgelere göre bugün türkiye toprağı olan doğu karadenizin ve hatta tüm karadeniz havzasının en eski yerleşik halkı bugün bizim rum/veya yunan diye nitelendirdiğimiz insanlardır. konuyu türkiyenin karadeniz bölgesinden çıkarmayalım. sonrasında da kafkasya kökenli bir topluluk olan lazlar gelir. karadenize bir çok türk boyunun geldiği bizans ve ermeni kaynaklarında geçer. selçuklular ve osmanlılar ağırlıklı olarak çepni boyundan türkleri yöreye iskan etmiştir. bu çepni türkleri kah yunanca dilini konuşan insanlara dönüşmüş, kah yöredeki yunanca konuşan insanları türkçe konuşanlara dönüştürmüştür. 1910lara kadar müslüman ve gayrimüslimlerin görece barış içinde yaşadıkları, ticaret yaptıkları, kız alıp verdikleri belgelerle sabittir. ondan sonra yaşananlar için ayrıca konuşmak lazım.

    anadoluda bir çok topluluk birbirini bilerek veya bilmeden asimile etmiştir. asimilasyon zorla yapılmadıkça tepki gösterilmemesi gereken, doğal ve kaçınılmaz bir olgudur.

    helen ise üst bir kavramdır. bugünki yunanistanın resmi adı elliniki di_mokratia'dır. türkçesi ile yunanistan cumhuriyeti yani. ülkelerine ellas derler. yunanistan devleti helenlerin yunanlarla akraba fakat onlardan üstün olduğu gibi bir anlayışa sahiptir. helenler yunan değildir. bu iki halk benzer bir dil konuşurlar, kısmen yöresel ağız farkları birbirlerini anlamalarına dahi engel olabilmiştir, bu da normaldir. sovyet etkisiyle türkmenistan, azerbaycan türkçesinin türkiye türkçesine ne kadar benzer ama bazen anlaması zor olduğunu örnek alabiliriz. balkan savaşları, 1. dünya savaşı ve en son mübadele ile yunanistana anadoludan bir çok yunan (rum) gitmiştir.

    yunanistanı kuran ve yöneten helenlerce, yunanistandaki dil devrimleriyle yunanca dilinin helenler ve yunanlar tarafından birbirlerini rahatça anlayabilecek kadar yakınlaştırılması sağlanmıştır. bu konuda tez yazan cruelclowna da selam olsun. bir şekilde anadoludan bugünki yunanistan devletine giden yunanlar, bugünki yunanistan'da halen türk dölü, yoğurtla vaftiz edilmiş ve benzeri hakaretlere uğramaktadır.

    araya bir not girelim, etnik olarak türk olmaları ihtimali çok yüksek, türkçeden başka dil bilmeyen, yunan alfabesini kullanıp rum ortodoks inancına sahip karamanlisler de mübadele ile yunanistana gitmişlerdir. konstandinos karamanlis yunanistanın cumhurbaşkanlığını yapmıştır. yeğeni konstantinos karamanlis ise yunanistanda başbakanlık yapmıştır. bu da bence bizimkisi gibi bir coğrafyanın kaderi olan bir ironidir. milliyetçilik bizimkisi gibi coğrafyalarda sadece kaos ve komik durumlar ortaya çıkarır.
  • korsanlığın resmi içeceğidir, akı ve karası mevcuttur.