şükela:  tümü | bugün
  • rum olmayan trabzonludur.
  • rum olsa da, türkiye cumhuriyetinde doğduğu ve buranın örf adetiyle büyüdüğünden kendini türk hisseden rumdur. rum kişiliğinin türk kimliğine zarar vereceğini düşünüyorsa servise yollanmalıdır ve birde faşizanlık yapıyorsa dereye indirilip dövülmelidir, ancak alevi olup mhp ye oy veren yada alperenlere katılan insanımsılar kadar servise götürülmeye ihtiyaç duymamaktadır.
  • (bkz: gizli hıristiyanlık)

    bahsettiğimiz rumlar trabzon'da sürmene, of ve çaykara'nın bayburt ve gümüşhane istikametindeki iç köylere vakti zamanında kaçmışlar, oralarda da zamanla yozlaşmışlar. yani sorarım: trabzon'da rum mu kaldı?

    şimdiki trabzonluların çoğunluğunu gene vakti zamanında buraya yerleşen işgalgi türkler oluşturmaktadır. işgalci demeyelim aslında, yerleşimci ve paylaşımcı türkler...

    tabi mu şahane topraklarda rumlar ve türkler çok komşuluk yapmışlar ama birbirlerine kız alıp verip bir karışma kaynaşma olayına girişmemişler. malum müslüman hıristiyana kız vermez. e hıristiyan niye kızını versin. öyle yani, keşke olaydılar da seviyeli komşuluk ilişkilerimizi devam ettireydik.

    zamanın ötesinden gelen edit: neyini ekşiliyorsunuz bunun? gerçek bunlar. köyümde rumlar vardı. evleri var ama kendileri yok artık.
  • türk olmadığını kabul etmeyen türkiye cumhuriyeti vatandaşlarından farksızdır.
  • ben değilim bu. baba tarafından trabzonluyum, belki dedemin babaannesinin teyzesinin babası rumdur, nerden bileyim, neden kafama takayım bunu. ayrıca anadolu'nun herhangi bir yerindeki insan %100 türk olduğunu falan mı zannediyor, bunu da anlamıyorum. bildiğim kadarıyla orta asya türkleri biraz çekik gözlü falan olur, nedense çevremde böyle kimse de göremiyorum. tarih boyunca yüzlerce belki binlerce medeniyete ev sahipliği yapmış anadolu'da yaşıyoruz, inanılmaz bir kültür mirasımız var ve biz hala şu rumdur, şu kürttür öbürü ermenidir muhabbeti yapıyoruz. bırakın allah aşkına...
  • rum pontus imparatorluğu'nun trabzon ve rize dolaylarında kurulduğunu ve fatih* tarafından feth edildiğini bilmeyen trabzonlulardır. belki sen türk olduğunu iddia edebilirsin gerçekten de türk gibi de hissedebilirsin. fakat unutmaki deden, deden değilse bile onun dedeleri rumdu senin kanında atalarının kanından geldiği için mutalaka damarlarındaki melez kanda azda olsa rum kanı mutlaka mevcuttur.

    (bkz:rum pontus imparatorluğu)
    (bkz:trapezunta)

    edit : trabzonun köklü ailelerinden çebileri olayın dışında tutuyoruz çünkü çebiler ile ilgili aşağıdaki bilgilendirme geldi.

    "çebiler bu sıralarda konya ve civarında padişaha hizmet eden kişiler ki köken orta asyaya dayanıyor, esmerlikte bence oradan geliyor. ve 1461 de trabzon fethediliyor ve bu iki aileye buralardan topraklar veriliyor ve yerleşme işlemi başlıyor. sonrasında rus harbi filan sürülmeler, ermeniler filan derken işler buraya kadar ilerliyor. rumlar daha sonra malumun asimile edilerek yada mübadele zamanlarında becayişlerle yer değiştiriyor."
  • bize her yer yunanistan tezahüratını melodisine uygun şekilde söyleyemeyeceği, biraz sikko kaçacağı için kabullenemeyen insandır. gerçi orijinali de epey sikko ama, bilemedim şimdi.
  • türkiye'nin geri kalanından olup da başka etnik kökenlerden geldiğini kabul etmeyen diğerleri kadar tezinde haklı olan trabzonludur. istanbul'un yunanca'da "şehire doğru", "şehirde" anlamına geldiğini, anatolia'nın yunanca'da doğu anlamına geldiğini, ankara'nın frigce'de gemi çıpası anlamına geldiğini, kayseri'nin sezar'ın şehri anlamına geldiğini bilmeyenlerin trabzon'un rumca kökenini argümanlarına destek olarak sunmaları pek bir ilginç. valla bildiğim kadarıyla son yıllarda gen teknolojisi kimin nerden geldiğini ortaya çıkaramak açısından önemli imkanlar sunmakta. ve bu imkanlardan fayadalanılarak yapılan araştırmalarda, en gevşek tanımda bile, (yine genetik olarak) bu ülkede yaşayanların yarısından fazlasının türk kökenli olmadığı sonucuna varılmış. misal burdur hacılar'da yamuluyor olabilirim on bin sene öncesine dair mezarı açıyorlar, bakıyorlar bu mezarlardakiler çevre köylülerle akraba çıkıyor. köylüye diyorlar durum bu ne diyorsun diye, garibim yok öyle şey, biz gavur değiliz diyebiliyor ancak. bütün bunları göz ardı edip de bu durumu sadece trabzon'a has olarak ele almak ya cahilliğin, ya da şovenistliğin eseridir. kısacası toparlamak gerekirse, yeterince derine gidilirse, rum olduğunu kabul etmeyen trabzonlu'ya kitlenenlerin ortalama bir trabzonlu'dan daha az türk çıkmaları hiç de yabana atılacak bir ihtimal değildir.

    edit: bu arada bilgi olması açısından fener kelimesi de yine rumca ışık kelimesinden gelmektedir.