şükela:  tümü | bugün
  • az önce kaza görüntüsünü izledim. hiç fren yok. araç kasası ile tampon arasındaki mesafe de nizami değil maalesef. aracın altına girince şoför koltuğuna kadar jilet gibi aldı götürdü. o aracın oraya park etmesi de tuhaf. 36 saatlik nöbet zaten anlamsız. o nöbetten sonra direksiyon başına geçmek desen bunu da kafamda oturamıyorum. hepsini bir araya getirince türkiye özeti gibi resmen. hiç kimse nizami değil. olay sonrasında oluşan tepkiler de bir o kadar saçma. bugüne kadar neden ortalığı ayağa kaldırmadınız yahu bunun için? illa bir genç meslektaşınızın mı ölmesi gerekliydi? peki bu süre zarfında uykusuz çalışan doktorun yanlış tedavi ettiği ve ölen insanlar? yani nereden baksan elde kalıyor her şey.

    bu absürt düzenin top yekün değişmesi lazım arkadaşlar. gerçekten. dilerim rahmetli de mihenk taşı olur. gerçekten biz bu çağda böyle ölümleri ve bu kadar hatalar silsilesini hak etmiyoruz.
  • söylenebilecek o kadar çok şey var ki. ben şu ana kadar söylenmeyenden gideyim.

    eğer meslektaşları gibi kendini almanya'ya atabilmiş olsa şimdi çiçekler böcekler arasında story atacakken, sırf ülkesinde kaldığı için insanlık dışı çalışma şartlarına maruz kalarak ömrünün baharında hayata veda etmiştir.
  • rumeysa. en büyük yıldız demek.

    kd doktoru. anneler bebekler kurtardi. evine, kahvalti edip uyumaya gidiyordu.

    o masum bebeklerin, guzel annelerin yuzusuyu hürmetine.. keremi bol rabbimin rahmetiyle, son anını kolayca, korkmadan geçirdiğini, sonsuz uykuya güzel rüyalara kavuştuğunu umuyorum.

    kac saattir ağıt gibi aklimdasin. berrin. rumeysa. hocam. doktor hanım.

    senelerce hayatini adadin, en kutsal mesleğe kavuştun. arkandan kötü konuşanlar var. okumuyorum onları. sen de affet. hakkını bize helal et.

    seni 36 saatlik çalışmalara zorlayanları affetme. iyi ki vardın.
  • yanlış anlaşılan bir şey var. 36 saatlik nöbet değil beşinci gün aşırı 36 saat nöbetinin çıkışında şehit olmuştur. anlamanız için şöyle tarif edeyim.

    pazartesi 06:00 işbaşı- salı 18:00 çıkış
    çarşamba 06:00 işbaşı - perşembe 18:00 çıkış
    cuma 06:00 işbaşı - ctesi 10:00 çıkış
    pazar 06:00 işbaşı - pazartesi 18:00 çıkış
    salı 06:00 işbaşı - çarşamba 18:00 çıkış
    perşembe 06:00 işbaşı - cuma 18:00 çıkış
    .
    .
    .
    işte asistan hekimlerin mesaisi böyle uzayıp gidiyor.
  • 36 nöbetimin 24. saatinde bunu okumak bir tuhaf hissettirdi. huzur içinde yatsın. yaşarken vermedikleri huzuru bulmuştur umarım.
  • hadi işçiler geri zekalı, memurlar geri zekalı. doktorlar da geri zekalı mı bu olay sonrasında göreceğim. bakalım birlik olup haklarını savunabilecekler mi? şartlarınızı iyileştirene kadar bırakın amk işi gücü. siz belirleyin nöbet saatlerini. sizin canınızı düşünmeyeni siz niye düşünüyorsunuz?

    edit: gelen bir mesaj üzerine yazımı editliyorum. malum doktor olmadığım için nöbet sistemleri konusunda pek bir fikrim yoktu. bu 36 saati devletin koyduğu bir kural sanıyordum. ama bu nöbet saatlerini doktorlar belirliyormuş. tıpkı askerdeki devrecilik gibi muamelelere maruz kalıyormuş yeni doktorlar. yani katili fazla uzakta aramamak gerekiyormuş. katil aslında mağdur sandığım doktorlarmış yine. ama daha kıdemlileri sanıyorum. duyunca çok şaşırdım. yazık gerçekten ya. insan kendi mesleğini, meslektaşını ayaklar altına alır mı? ben çektim oda çeksin der mi? tam tersi birlik olup şartlarınızı daha iyiye çıkarmak varken. demek ki işçisi de memuru da doktoru da aynı bu ülkede.
  • ruhu şad olsun.

    asistanlık hekimliğin dip yaptığı noktadır. iki günde bir akşam evine gidebilirsin. onda da duş alıp yemek yiyip yatarsın. kimseyle görüşemez, gezemez, insani ihtiyaçlarını karşılayamazsın. ve bunları hep meslektaşların yüzünden yaşarsın.

    bugün kalkmış orospu çocuğu diyor ki uykulu iken direksiyona geçmesin. şerefsiz piç bu insanlar sürekli çalışıyor, sürekli yorgun. o halde ameliyatına giriyor senin buna itiraz edeceğine ölmüş insanı suçluyorsun döl israfı.

    bir başka meslektaş olacak şerefsiz diyor ki hepimiz yaşadık bunları normaldir. senin gibi karaktersizler yüzünden bu haldeyiz zaten.

    meslektaşıma allah rahmet eylesin. hiç bir şeyin düzeleceğine inanmıyorum. başlıklarda, internette yorumları okuyunca bu memleketin insanından daha da nefret ettim. barbaros iyi demişti; bokunuzda boğulun.
  • tüm sağlık camiasının başı sağolsun... ama en çok da "biz tuttuk siz de köpek gibi tutacaksınız" diyip de şimdi timsah gözyaşı dökenlerin, asistanlarına çöp muamelesi yapanların, bir hal hatır sormaktan aciz olanların, para için götünü satacak kıvama gelmiş, özel muayenehanesine yetişmek için devlet/üniversite hastanesinde vizitlerde ayakları götüne yapışanların, gün aşırı nöbet tutardık biz zamanında, siz bir de 3 günde bir tutuyorsunuz diyenlerin, kısaca empati yoksunu, arsız, rezil, kepaze, vicdansız, hain, insanlıktan yoksun orospu çocuklarının başı sağolsun. sağolsun ki bu düzen devam etsin. (bir insanın akademik titrinin -prof. doç. gibi- olması, kadın veya erkek olması, onlarca/yüzlerce bilimsel yayını olması, onun bir orospu çocuğu olmadığı anlamına asla gelmez. bir profesör mesela, eğer böyle diyen bir orospu çocuğu ise, profesör bir orospu çocuğudur.) hülasa, tüm orospu çocuklarına selam olsun, anasını siktiniz memleketin el birliğiyle. elinize emeğinize sağlık.
  • ölmüş gitmiş, bu dünya ile işi bitmiş huzur içinde toprak olsun ama oraya park eden göt oğlanını sakın es geçmeyin.

    öyle bir ceza verin ki bir daha park ederken yediği ceza gelsin aklına.
  • toprak olmuş genç meslektaşım. üçüncü sınıf bir ortadoğu ülkesinde dünyaya geldiği için bu sonu yaşamıştır. kadın doğum gibi eskiden tus derecelerinin yazdığı bölümü cehenneme çeviren sistemin kurbanlarındandır. kaza anında ne kadar dikkatsiz olursa olsun kamyonu yolun ortasına parkedip giden o.ç. çomar asıl suçludur ve muhtemelen iki üç yıl yatıp hayatına devam edecektir.

hesabın var mı? giriş yap