şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kendisine son beş gün kalan koşudur.

    bu sene istanbul'da 15 k koşup, yarı maraton yaparım ben yeaaa deyip, son bir buçuk aydır diz incinmesinden ötürü antrenmanları fecii yayıp, hayırlısı artık dediğim etkinliktir.

    yine akut için koşuyor olacağım, bu ayrı.
  • ilk maratonumu koşacağım yarış. çok merak ediyorum bitirebilecek miyim. bugüne kadar 26'dan fazla koşmadım. fakat bu kez farklı olacak. bu kez iyilik peşindeyiz.

    (bkz: adım adım oluşumu)

    (bkz: omurilik felçlileri derneği)
  • bu yil yari maratonu iki bucuk saatte kostugum organizasyondur.
  • sakatlanmamak uğruna 21k yı 2 saat 19 dakika gibi bir sürede bitirdiğim organizasyon. antalya halkının maratona çok ilgisiz olması hayalkırıklığı yarattı bende. organizasyonun da eksiği çok bu arada.
  • 21 km'de kisisel en iyi derecemi yaptigim organiasyon. (1:59:19)

    bile bile, goz gore gore hata yapip hizli basladim, 15k sonrasi tempomun icine sictim, ama en sonuda ilginc bir sekilde hedefledigim zamanda bitirdim. neyse ki son 1 km hafif yokus asagi ve finish yazisi taa uzaktan gorunuyor ki insan gaza geliyor kosarken.

    yaris otoyolun kenarinda baslayip bittiginden, start-finish'te hic seyirci yoktu. keske boyle merkezde filan baslasaydi. gerci sehir icinden gecerken de ortalikta pek bi cosku yoktu, biz bize kostuk sanki. daha once katildigim bozcaada yarislariyla kiyaslarsam eglence kismi eksikti.

    gogus numarasi ve kosu ciplerini gidip bir avm'den almak zorunda olmak acayip sacmaydi. oncelikle trafikte 2 saate yakin zaman harcadik, yorulduk. ıkincisi, yahu bir sehir maratonu yapiyorsunuz, sehirin merkezinde bi stand filan acin, taa ebesininkindeki avm'ye gonderdiniz milleti. bir de avm'yi zorla gezdirmek icin gogus numaralarini en alt katta, kosu cantalarini en ust katta veriyor cakallar.

    onun disinda parkur cok guzel cidden. antalya zaten guzel bi sehir. gene gelinir, gene kosulur. yalniz, cumartesi sabahtan degil de, mumkunse cuma geceden varmak mantikli cunku cumartesi gunu havaalanlari + avm insani fazla yoruyor. cok taktim bu avm'ye.
  • koşmak güzel de antalyalıların ilgisizliği neden tepki çekiyor anlamadığım organizasyondur. türklerin ilgi gösterdiği kaç tane organizasyon gördünüz de buna ilgi bekliyorsunuz eheh
  • 10k koşanların hala yemek yoktu cart yoktu curt yoktu diye ağladığı maraton.

    yarımaraton koştum, hatta geriden geriden koştum. 10k'cılarla yollar ayrıldıktan sonra portakal da vardı, muz da vardı. maratoncuların 38k'sında ayrılmış enerji içeceği de gördüm. dönüş yolunda meyve suyu ve ice tea de vardı.

    yol boyunca 20 akut gönüllüsü de bisikletle dolandı. yardıma ihtiyacı olanlara destek verebilmek için pedalladılar.

    ara ara güzel deniz ğmanzarasına şahit oldum, ama keşke sahilde koşsaydık hep dedim. benim hayallerimde sahil keyfi vardı.

    halkın etkisi çok azdı. hadi koş koş, durma falan diye yarış atı muamelesi tarzında davranan insanların kafasına ne atsam diye ara ara düşündüm. ulan tipini sevdiğim, motivasyon mu veriyorsun, dalga mı geçiyorsun belli değil. 15-16k koşmuşum, suyumu içerken bir dakika soluklanıyorum, onda bile burnumuzdan geliyor.

    ara ara yola araç ya da insan grubu girdiğini gördüm. ben yine çok çekmedim ama maratoncular ciddi rahatsız oldu.

    organizasyon çok sıkıntı değildi, çok insan emeği vardı, ama gerçekten biraz halk desteği olsa fena olmazdı. doğru düzgün desteği yabancı bir karı kocadan gördük, harikaydılar.

    en nihayetinde kazasız belasız atlattık. nice yarışlara...
  • ilk maratonumu ölmeden bitirdiğim yarış oldu. maraton koşmak ayrı bir dünya derlerdi de hallederiz derdim. gerçekten inanılmaz zorlandım. hava sıcaktı güneş tepeden tepeden yardırdı. 4 buçuk saatte bitirdim. yarış öncesi alan güzeldi rengarenkti bununla birlikte start verilme anı falan iyi planlanmamıştı. kötü bir organizasyondu.

    ilk 25 km'de sorunsuz gittim sonra tansiyonum düştü. duvar dedikleri şey insanı zihninden yakalıyor. sonra bedenini ele geçiriyor, bitmez koşamam diyorsun. tansiyon düşünce biraz göz kararmasıyla moral motivasyon dibe vurdu. istasyonlara girişte biraz yürüyerek toparlayıp devam ettim, durmadım.

    herkesin değindiği halkın ilgisinin olmaması beni koşarken epey düşürdü. özellikle maratoncular sonlara doğru çok yalnız kalıyorlar. benim uygulama yüzünden telefonun şarjı da bitince tam evlere şenlik bir durum oldu en gaz şarkıları en sona saklamıştım içimden müslüm'ün arabesk şarkılarını söyleye söyleye hem ağlarım hem koşarım modunda yarışı bitirdim :)

    tansiyon düşünce öyle bir korkmuşum ki önüme gelen muzu, elmayı, portakalı yemekten yarış sonunda midemin kötü olduğunu hissettim istifra edene kadar berbat haldeydim. ayrıca 2 gün boyunca bacaklar yüzünden merdiven inme çıkma adım atma gibi basit şeyleri yapamayacak gibiydim.

    özetle anamı ağlatan yarıştır. birdaha tövbe diyordum yarış bitince ama insanın kanına girince bu sefer daha iyisini yapacağım diyor. darısı istanbul maratonu'na artık.