şükela:  tümü | bugün
  • ameirkan futbolunda canını kurtarmak için koşan insan..
  • bir van der graaf generator parcasi. lutfen ustada kulak verelim;

    i thought i'd give it up for good,
    'cause none of my actions are understood.
    i thought i'd really leave,
    and my coming back's something you'd never perceive.
    i thought i'd make it;
    yes, i really thought i'd make it,
    but then you smiled, you didn't rile me,
    now i'm running back
    running, running back.
    i saw a vision of a love long deceased
    and a chilly wind coming from east.
    i know i can say i did my best,
    but there were no more warm winds from the west.
    still i thought i'd make it;
    yes, i really thought i'd make it,
    but then you smiled, you didn't rile me,
    now i'm running back
    running, running back.
    i thought you'd never be missed,
    and i really believed we'd never share another kiss.
    and i thought for the last time i'd touched your hand,
    but your love draws me back like quicksand.
    still i thought i'd make it;
    yes, i really thought i'd make it,
    but then you smiled, you didn't rile me,
    now i'm running back
    running, running back.
    and now i'm coming yes home.
    i'm coming home.

    simdi dagilabiliriz.
  • amerikan futbolunda offense diziliminde oyunkurucunun arkasına dizilen koşuculardır. futboldaki maradona, pele gibi burada da barry sanders ve walter payton vardır. bu oyuncuların herhangi bir yeteneğe ihtiyacı yoktur, topukları yağlama güdüsü yeterlidir çünkü kemiklerinizi kırma heyecanını içlerinde barındıran yüz kilo üstü linebackerlardan çeşitli manevralarla kurtulabilmeniz iyi bir runningback olmanız anlamına gelmektedir. her zaman özlediğim canım mevkim.

    affınıza sığınarak edit: hayır geri geri koşmuyorlar. pek düz mantıksınız canım. koşan arka oyuncusu demek, geriye koşan değil. lütfen efenim.

    (bkz: kendi nicki başlığı altına entry girenler)
    (bkz: kendi nickinin altına entry girmek)
  • (bkz: o. j. simpson)
  • hücumdaki en önemli parçalardan biri olan pozisyon.

    genelde power back ve speed back olarak ikiye ayrılırlar: jerome "ayı siken" bettis tarzı, break tackle yapabilen ve diklemesine(downhill) giden güçlü koşucular; hız-hızlanma-çeviklik odaklı, doğu-batı koşabilen ve çok çabuk yön değiştirebilen koşucular ki bunlara cut back diyorlar, cut back koşucuların farkındalığı yüksek ise boşluk görmeye dursunlar, oyun planının tersi yönde de koşabilirler.

    bunların çok yönlü olanı hem topu alıp koşabilir hem de receiver olarak iş görürler ki çok iyi olur çok da güzel olur, oyun kitabında bol seçeneğiniz olur, defansın başını ağrıtır, wr'ler kapalı olduğunda topu elden çıkarmak ve yarda kazanmak için her zaman bir şansınız daha olur.

    iyi bir koşucunuz varsa topu bir maçta 20-25 kez kendisine verin gitsin. 4-5 yarda arası bir ortalamayla koşuyorsa sevilir sayılır.

    kendilerinin ne derece önemli olduklarına dair bir örnek vermek gerekirse: birkaç sezon önce minnesota vikingleri, christian "kolsuz" ponder'i oyun kurucu olarak oynattığı sezonda ligin en kötü 2-3 pas takımından biri olmasına rağmen playoff yapmıştı. sebebi ise koşucuları adrian peterson'un hayvani bir sezon geçirmesi ve koşu rekorunu birkaç yarda ile kaçırması idi.

    oyun oynarken(madden nfl 2004) en çok koşu oyunlarından zevk alınır zira koşu öncesi defansı okursunuz, koşmaya başladığınızda o kısa zaman diliminde fullback ve hücum çizgisinin açtığı boşlukları görüp mümkün olduğunca yarda kazanmaya çalışırsınız, bir de tabii kafa kafaya çarpışmanın verdiği haz var.