şükela:  tümü | bugün
  • hayatın her evresinde tekrar tekrar okunması gereken kitaplar bütünü.
  • natasa turkiyede en cok bilinen bir rus klasigidir, gelgelelim rusyada o kadar bilinmez.
  • yemek tarifi gibidir. her romanda adı 'iç' ile biten bir kahraman ve kahramanın çiftliği olur. çiftlikte 15-20 kişi çalışır. çiftlik sahibi kahramanın kafayı taktığı bir hatun olur (anna v.b). bir iki kahramanın da 50 sayfa kadar kişilik tasviri yapılır. sonra başka bir adam gelir kızı almaya çalışır ve hayatın ne kadar anlamsız olduğunu vurgular en sonunda goethe'den bir iki laf eder gider.
  • aslında onları bu kadar bilinen ve konuşulan yapması romandan çok ötesi olmalarıdır. bizzat o zamanı canlı canlı yaşayan insanların sosyolojik ve psikolojik etkileşimleri romanın içindeki kurguya bu kadar serpiştirebilmeleri onları klasik haline getirmiştir.
    (bkz: hayat okulu)
  • olaylar genelde petersburg'da ya da moskova'da geçer. zengin ve soylu taraf olduğu gibi ezilen ve muhtaç durumda olan alt tabaka da vardır. insanlar arasındaki eşitsizlikten ve adaletsizlikten bahsedilir. ezilen ve muhtaç durumda olan bir taraf mutlaka olur. insanın vicdanı ile hesaplaşması yaygındır. bazen sadece çar'a yakın soylu sınıftan bahsedilir. bu sınıf vurdumduymaz olup kendini düşünmekte ve çar'a yakın olmaya çalışmaktadır. rus romanlarında benzetme ve betimleme yoğundur. romanın sonlarına doğru maddî ya da manevi olarak fakirleşen bir karakter genelde olur.
  • tam ozumseyebilmek icin kronolojik okumak gerekir zira pushkin'in kitabinda bulunan vazo daha sonra baska bir yazarin kitabinda kirilabilir (mecazi anlamda)
  • genel özellikleri yukarıda belirtildiği gibi maddi olarak ezilen kesime epey yer vermeleridir. bu maddi ezilmişliği çok derinden tasvir ederler. yaşadıkları ev, giydikleri kıyafet, konuştukları dil yani kısaca yaşam standartları öyle bir anlatılır ki insan beyninin hayal edebileceği en fakir sahneyi gözünüzün önüne rahatça getirebilirsiniz.

    temasında kuşaklar arası radikal farklılığının büyük yer kapladığı; nihilizmin, materyalizmin de içinde yer aldığı babalar ve oğullarda da bunu görürsünüz; ölüm, yaşam gibi konuları felsefi bir şekilde anlatan insan ne ile yaşarda da bunu görürsünüz. bu romanlarda ezilmişliğin betimlemesine yer verilmemesi çok da yadırganmazdı sanırım. bunun yanı sıra suç ve ceza gibi adaleti ve toplumun adalet algısını radikal bir şekilde eleştiren bir romanda, kumarbaz gibi yaşamın sefil yönlerini ele alan bir romanda ya da yeraltından notlar gibi varoluşçu bir romanda ezilen kesime bolca yer verilmiştir.

    rus edebiyatı okunuyorsa rus toplumunun kültürü, tarihi, zengini-fakiri, devlet ve bürokrasi sistemi, adalet kavramı, aile yaşamı ve sosyal yaşamı hakkında baya bir bilgi edinilebilir. bunun da nedeni konusu ne olursa olsun her romanda temanın yanında her sınıftan insanların yaşantılarının işin içine katılmasıdır.
  • olay 3'lüyü ve bilinen eserleri okumaktan çok öte aslında. kimler kimler var ne bilinmeyen , az bilinen eserler var. bu havuzun içine çoğu insan gibi ortaokul, lise yıllarında düştüm. sonra yüzmeyi öğrenir gibi öğrendikçe açıldım, açıldıkta kıyılar ufacık kaldı gözümde ama dünyam büyüdü, büyüdü. sahile döndüğümde yorgundum ama mutluydum. bu eserlerin havası böyle esiyor işte. hakkında, haklarında yazar yazar, eser eser yazacağım vakit olunca. şimdilik şunu diyeyim bunlara dadanmak insanların başlarına gelen en iyi şeylerden.