şükela:  tümü | bugün
  • bir süredir bu olasılığı düşünüyorum. ticaret ve enerji alanlarında durmadan rusya'ya yanaşan, daha doğrusu rusya tarafından yanaştırılan türkiye, yakın gelecekte hem siyasi, hem yönetimsel hem de dış politika anlamında tamamen rusya yörüngesinde hareket eden, standart bir türki cumhuriyete dönüşür mü yoksa çoktan dönüştü mü? rusya'nın (daha doğrusu putin'in) erdoğan'a büyük desteği, zor dönemlerinde onu arkalaması elbette onun kaşı gözü için değil.

    tıpkı özbekistan, azerbaycan, kazakistan, türkmenistan, kırgızistan gibi görüntüde bağımsız ama fiili olarak rusya güdümünde tek adam diktası altında yönetilen bir ülkeye dönüşebilir mi türkiye? demokrasi, düşünce özgürlüğü, hukuk, adalet gibi kavramların içinin boşalıp tıpkı rusya'da olduğu gibi tek bir adam çevresinde kurumsallaştığı bir ülke olur mu? (şu an zaten böyle bir ülke). rusya'nın özellikle tek adam rejimlerine desteğini gördükçe (amiyane tabirle tek adamları daha kolay kafalayabilme, bu sayede enerji, askeri strateji, ticaret alanlarında nüfuzunu daha da genişletebilme politikası nedeniyle) bunun mümkün olduğunu görüyorum. son yıllarda yaşadığımız tüm olaylar (15 temmuz, başkanlık rejimi, gazetecilere baskı, medyayı tek tipleştirme, hukuksuz kararlar, seçim iptali vs.) karşısında putin'in erdoğan'ı yakınında tutması üzerinde durulması gereken bir konu.

    olay sadece s-400 füze sisteminin alınıp alınmaması mevzusundan çok ötede bir durum. bilemiyorum, ekşi yazarları neler söyleyecek, en azından iyi bir fikir jimnastiği olacağı kanısındayım.
  • beyin fırtınası yapmamızı sağlayan soru.
    amerika 'dan kurulursa neden olmasın.
    önce şu pezevenklerden kurtulmamız lazım.
  • neleri düşünür hale geldik dedirten. ama mevcut şartlardan daha iyi olacağı kesindir.
    (bkz: putin vs erdoğan)
  • istanbul ak parti'ye verilirse gerçekleşmeyecek şeydir.
    aksi durumda hiç şansımız yok.
  • konuyla ilgili putin'den gelen ilginç bir demeç:

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…aktan_daha_kolay.html
  • ruslarla tarihsel düşmanlığı olan ve nato bloğunda yer alan türkiye'yi, 90'larda sovyet rusya'dan bağımsızlığını kazanmış devletlerle karşılaştırmamak gerekir. türkiye'nin devlet geleneği rusya'nın uydu devleti olunmasını engeller. türkiye abd'ye tavır aldığı her dönem rusya kartını oynamaya çalışmıştır ama sonunda kendi yerine geri dönmüştür. ekonomi açısından bakıldığında da rusya ile olan bağlar kadar ortadoğu ülkeleri ve avrupa ile bağlar mevcuttur.
  • ihracatının çoğunu ab ülkelerine yapan bir türkiye var. bu yüzden rusya’nın bloğuna girmemiz hem kültür hemde ticari olarak imkansız.