şükela:  tümü | bugün
  • son 1 haftadır 2 defa benzer şekilde başıma gelen olaydir. hatta adam ölüyor ve kurtaramıyordum. ılginc bir bilinçaltı gerektirir.

    sabah vizem var, günlerimin çoğunu ders çalışarak geçiriyorum. artık ne gibi saçma sapan bir bilinç altına ulaştıysam son bir haftadır 2 defa cem yılmaz rüyamda ölüyor. kurtarnaya çalışıyorum, kurtaramıyorum ve adam ölüyor. ardından bayağı terlemiş halde korku ile uyanıyorum. kafayı yiyecem lan bu ne böyle, hayır yani dünya ile bağlantım sınav zamanı bi burası, bir de instagram. ben hangi ara bu adamı bilinçaltıma kaydettim.

    millet rüyasında, hiç sevişemeyecegi ünlüleri görür, kâbus görecekse de cinli, canavarlı şeyler görür. ben bu adamı kurtaramayışımı görüp yatağımdan sıçrıyorum. ilkini önemsememiştim ama bu iki oldu lan, ona da instagramdan görmez ama sinirden yazdım, kendine dikkat et rüyamda kotü şeyler görüyorum, kurban olayım rüyama da girme artık diye. bu acaba neye delalettir. bilen arkadaşlar yeşillenirdirsin, uyuyamıyorum korkudan.

    ilk rüyayı pek hatırlamıyorum. oradan tek hatırladığım cem bir dükkanın önünden geçiyor, o ara iki araç arasında çatışma çıkıyor. karşıdan bir minibüs, bunlardan birine çarpıp çatışmaya dahil oluyor. orada cem abi hakkı rahmetine kavuşuyor.

    az evvel görüp, korkudan sıçrayarak uyandığım ikinci rüya; doğduğum, büyüdüğüm şehirde bir kafede oturuyoruz. kafe lüks bir yer. içeriye acun ile yıldız tilbe giriyor. acun'u da pek sevmem. yıldız ile acun oturuyor yan masama, millette etraflarına toplanıp imza falan istiyor. dayanamayıp, acun medya'nın elestirdigim yönlerini sıralıyorum acun'a. o ara içeriğini hatırlamadığım bir sohbete girişiyoruz. ardından mail adresimi vereyim, oradan tüm her şeyi yaz, dedi. telefon o an kafayı yedi, yazmıyor, açılıp kapanıyor. ben telefonla uğraşırken bir anda kendimi cem yılmaz ile aynı kafede buldum. film çekimleri için gelmiş, filmi üzerine muhabber ediyoruz. hayatımızda ilk defa görüşmüş olduğumuz da belli hareketlerden.

    kafeden çıkıp yürüyorduk onun aracına doğru ve ben hala acun'un mail adresini yazabilmek için telefon ile uğraşıyorum. arabaya ulaşıyoruz, cem, bi ben deneyeyim diyerekt telefonu aldı ve zorla olsa bile sorunu halledip oraya kendi mail adresini yazdı (.cmiza@gmail.com gibi bir şeydi). bu sefer de mail adresinin nereden geldiğini anlatıyor ve o an set ışıklarının unutulduğunu hatırlayıp arabadan inip kafedeki ekibin yanına gitmek için yola koyuldu. o an ilk rüyadaki ölmeden önceki sahneyi hatırlayıp, cem abi gitme rüyamda burada seni şu sekilde ölürken gördüm, tam şurada, etekli kadın geçtikten hemen sonra, dedim. tabi dinlemedi, espri yapıp geçiştirmeye çalıştı. ulan gitme dediysem gitme, azıcık laf dinle ne kaybedeceksin. ben ısrar etmeye devam ediyordum, o da espri ile savuşturmaya... etekli kadin geçti, ilk rüuadaki 2 araç arasında yine çatışma çıktı, minibüs geldi ve minibüsten çıkan kurşunla cem abi vefat etti. olay sonrası sakladığım yerden olay yerine kostüm, bir ünlü daha yerde ölü yatıyordu ama kimdi hatırlayamadım. hemen ardından da o anın şoku ve korkusu ile uyandım.

    bilinçaltım tamamen alt üst olmus olsa gerek, bu ne rüya be böyle.