şükela:  tümü | bugün
  • benim de yaşadığım durumdur. işin ilginç yanı aksiyonu bol rüyalarımda düşmanımla adeta bir kılıç ustası gibi kılıçla göğüs göğüse çarpışıyorum, uzay gemimle ortalığın amına koyuyorum, ışın silahım ile kovboylardan daha iyi silah çekiyorum ve herkesi indiriyorum ama iş yumruk atmaya gelince yok, bir türlü atamıyorum. film orada kopuyor bende. kan ter içinde kalıyorum. o süpermen gidiyor yerine pısırık afacan çocuk geliyor. sonra da dayak yerken buluyorum kendimi ve hop uyanıyorum. adama kafayı yedirtir.
  • hem de gerçekten açık bir hedef olmasına o yumruk atılamaz. bir atabilsen sorun çözülecektir halbuse.
  • biraz araştırdım bu durumu dilimin döndüğünce anlatmaya çalışayım.

    yumruk atmak, koşmak gibi hareketler propriyoseptif geri bildirimiyle koordineli yapılan hareketlerdir. hareket boyunca bu propriyosepsiyon sinyallerinin kortekse gönderilmesi lazım. uyku durumunda talamus hem bu sinyal trafiğini hem de motor sinyalleri engellediği için (bunu rüyada yapılan hareketleri gerçekte yapmamamız için yapıyor. bazen uyanıkken de bu sinyal trafiğini engellemeye devam eder bu da uyku felcine yol açar, halk arasında karabasan denilen şey budur. eğer uyurken engelleme olmazsa da uyurgezer oluyoruz.) geri bildirim olmaksızın hareket etmeye çalışıyoruz bu da bu hareket mekanizmasını bozup her şeyi ağır çekimde yapmamıza yol açıyor. ağır çekimde koşmak, yumruk atamamak hep bu yüzden. ama mesela uçabiliriz, su altında nefes alabiliriz, çünkü bunlar insan fonksiyonları değil. bahsettiğim sinyal trafiğiyle sinir sisteminin bu hareketleri denetlemek gibi bir şansı yok. o yüzden gerçek dışı şeyleri sınırsızca yapabiliyoruz.
  • dernek kurulursa üyesi olacağım durum.
  • bu simbaltalı deli hürmüz yüzünden ben sanırım saykoya bağladım. rüyalarımı kontrol edebiliyorum ergenliğimden beri. 15-16 yaşlarımda her gece karabasan basardı. bir gece amk evladı, yeter la. nolucaksa olsun diye dönebildim ön tarafa, dönüş o donüş. ne karabasan kaldı, ne bişi. bu lusid rüyaları falan ondan sonra daha kolay oldu bende. neyse, fibromiyalji sonrası simbalta içmeye başladım. içen bilir, değişik rüyalar görmeye başlar kişi. kabus desen değil, sinir bozucu. bilinç altında kalmış bir anı. bir hatıra. ama öyle ayrıntılarla çıkıyor ki karşına. tüm gün o rüyayı düşünebiliyorsun. bir de benim bu atarlı giderli uyku halim eklenince durum cidden saçmalamaya başladı. siz yumruk atamazken, ben bildiğin uçan kafa falan atıyorum. son mevzumda elemana uçan kafa attım. atarken de alttan bir sol kroşe geçirmeyi unutmadım. kombo yaptım lan adamcağıza. şöyle etrafa bir baktım, yatak başlığı. yok artık dedim. elim acıyor falan. bildiğin yatak başlığına kafayı gömüp çakmışım oryukeni. blanka mı var, ryu mu var içimde bilemedim ya la.
  • ya bu başlığı açanın gözlerinden öperim.

    belli aralıklarla hep yaşıyorum bunu. karşımda nefret ettiğim biri var, ölesiye sallıyorum yumruğumu ancak kuş tüyü kıvamında etkili olabiliyorum. ardından uyur-uyanık halde neden bu kadar güçsüz yumruk attığımı sorguluyorum "boksa gitmeliyim, kol çalışmalıyım." düşüncelerine dalıyorum. sabah kalktığımda ilk iş sol elime yumruk atmak oluyor. halbuki yeterli sertlikte.

    acaba bu bir yandan, "çok nefret etsen de kimseye zarar veremeyeceksin" mesajı mı bilinçaltımın?
  • benim de cok fazla basima gelen ama esime bazen islemeyen hadise: simdiye kadar iki kez gecenin bir yarisi suratimda inanilmaz bir aciyla kalktim. esim meger ruyasinda birileri ile kavga ediyormus, ruyasinda yumruk aticam derken iki keresinde de yuzume patlatmis yumrugu. o da tabi her seferinde yumrugu atar atmaz uyandi ve binbir ozur diledi. gulmekle acidan aglamak arasinda gidip geldiydim.

    baslikla pek alakasi yok ama aklima gelen baska bir hadiseyi de buraya aktarayim: bir keresinde de sabaha karsi hafif uyanir gibi olmustum, baktim esimin gozleri kapali ama kolumu hafiften salliyor. dedim saka yapmak ya da uyandirmak icin kasitli yapiyor herhalde. gulerek seslendim tabi napiyorsun diye. seslenmemin uzerine uyandi, meger uyuyormus, ustune ruyasinda taramali tufek kullaniyormus. yani benim kolum onun ruyasinda taramali tufek olmus, dusmanlari tariyormus. buyuk bir kahkaha patlattiydim ama bir yandan da ulen ne bicim ruyalarin var demekten de kendimi alamadiydim*.
  • evden cikacakken coraplarimi giymemem ben de. elime alirim ayagima icine oturtamam bir turlu. ev o sirada banyonun giderinden cikan yaratiklar tarafindan istila ediliyor, mahalle dugunu yapan magandalar halay cekerek evimi basiyor, kursunlar havada ucusuyor, ama her seferinde ben corabim elimde debelenirken kacamiyorum.
  • ben rüyamda hep "ileri + ileri + aşağı + yüksek tekme" yaptığım için beni etkilemeyen durum.

    (bkz: deneyin farkı siz de göreceksiniz)