• viyana da şubesi olmayan lanet havayolu. erasmus öğrencisinden çok gurbetçi gibi yaşamama neden olan şirket gıcığım sana.
  • zamaninda otuz turk lirasina denk gelen paraya stockholm wroclaw arasinda gidis donus bilet alabildigim sirket. artik bu kadar ucuza dusmuyor ya da ben bulamiyorum.
  • "numarasız koltukları" ile pencere kenarı savaşlarına sahne olan, host-hosteslerine "parfüm, kalem vb eşantiyon sattıran" ve zamanının ötesindeki "bavul ölçme teknikleriyle" dünyada benzeri olmayan hava yolu firması.

    kullandığı yakıt, çalışanlarına olan tavrı gibi konularda hiçbir bilgim yok maalesef ama bir müşteri olarak ryanair kullanmaya karar verme sürecinde şunları göz önünde bulundurmak lazım:

    1) önce paranızın "az" olduğuna emin olun. yoksa bu kadar çileye değmez.

    2) bileti 1 ay öncesinden alırsanız tek gidiş 20 euro'ya gidiş geliş 40 euro'ya ucuzundan seyahat edebilirsiniz. ama bir ay öncesinden gidiş biletini alıp da "dönüşü de oraya gittiğimde alırım ya" hatasına düşerseniz kendinizi dönüş biletine 110 euro öderken bulursunuz. çünkü yok bilet parası yok geç aldın parası adamı soyarlar.

    3) seyahat günü için çantayı içecek haricinde yiyeceklerle doldurmak dünyada cenneti görmenizi sağlar. uçağında kahveler 5 euro'dan başladığı için yiyeceğe heves bile edemezsiniz. çünkü su parası yok ekmek parası adamı soyarlar.

    4) sadece sırt çantasıyla kısa süreliğine çıkılan yolculuklarda tercih ederseniz ekstra bavul ücretinden yırtarsınız. keza küçük ama şişkin bir bavulla gidip de el bagajı diye yuttururum uyanıklığına yatarsanız o "take it o leave it" temalı bavul ölçme zımbırtısında takılı kalır, üzülürsünüz. 50 euro'ya varan ek ücret ödemek zorunda kalırsınız filan, yok yük parası yok çok parası adamı soyarlar.

    5) sabahın körüne ve gece yarısına koyduğu uçuşlar sağ olsun hava alanında sabahlamaya hazır olmak bünyeye ferahlık verir. uyumak için seçeceğiniz yer çöp kutusundan ne kadar uzaksa o kadar sineksiz güzel rüyalar sizin olur.

    6) hava alanına olabildiğince erken gelerek işlemleri yaptırır ve kapı önünde sıraya girerseniz, siz de pencere kenarı kapar ve bulutların üzerindeki gremlinleri görebilirsiniz. unutmayın: en ön 4 sıra ek ücret ödeyerek koltuk parselleyenlerindir, en öne geçip de "yok yea ben kaptım" fıratçılığı oynamayın. arka kapıdan girenler arka sıraları kaparsa pencere kenarı ve bulutlara uzanıp uyuma işi yalan olur.

    7) paranız bolsa ya da "bi daha mı gelicem dünyaya, rahatımı bozamam" kafasındaysanız ryanair kullanmayın. size göre dünya çok daha kolay zaten.

    dipnotumvar: yunanistan'da selanikte var ve roma, barcelona, budapeşte gibi pek çok görülesi yere direkt uçuş mevcut.

    edit: kos ve korfu'dan da varmış uçuşlar.bilgi için goldentitan'a teşekkür ederim.

    dipnotumvaryine: öncelikle kötü sürprizlerle karşılaşmamak adına bir kereliğine de olsa bu şart ve koşulları okumanız yararınıza olacaktır.

    http://www.ryanair.com/en/terms-and-conditions
  • lowcost olayına alışık olmayan yurdum insanının eleştirdiği firma. bu ülkede uçağa binmek lüks olarak addedildiğinden maksimum 3 saat sürecek yolculukta bile maksimum konfor aranıyor haliyle. ryanair'in olayı insanlara otobüs yerine uçak kullandırması, zamandan tasarruf ettirmesi, haliyle güvenlik dışında herhangi birşey vaadetmek zorunda değiller ki bindiğim uçakların neredeyse hepsi pegasus uçaklarından daha yeniydi, pilotları da oldukça güven verdi bana.

    1- zaten lowcost uçuş firması olduklarını belirttiklerinden çok parası olan bireylerin kullanmaları mantıksızdır. yani dünya kadar paranız varsa gidip de 10 euro'ya ryanair ile uçacağınıza emirates'e verirsiniz 1000 euro, locanızda uçarsınız babalar gibi, pencere savaşı derdi de yok, yediğin yanında yemediğin arkanda hayat güzel. hani arz talep meselesi, trilyonlarca parası olan adamın ne işi var minibüs'te ?

    2- bileti aylar önceden alıp da sadece gidişe 20 euro para verirseniz sizi döverler. yaptığım bir italya-fas seyahati var ki gidiş geliş toplam 8 euro ödedim vergileri ile birlikte, havataş'a binemezsiniz o paraya.

    3- yiyecek fiyatları 8 ila 10 euro arası bir fiyattan başlıyor ki avrupa standardında çok ütopik fiyatlar değiller bunlar. herhangi bir restoran'a gittiğinizde minimum bayıldığınız para 10 euro olduğundan doymak için uçakta bir sandwich'e 8 euro vermek de pek koymaz adama diye düşünüyorum. he illa para vermek istemiyorum diyorsanız iki saatlik yolculuk zaten, binmeden önce yersiniz yemeğinizi, içersiniz suyunuzu binersiniz uçağınıza ama olası bir açlık krizinde de açlıktan kendinizi dişlemenizi sağlayacak bir fiyat politikaları da yok açıkçası. pegasus'ta avuç içi kadar yemeğe 20 lira verdikten sonra ryanair fiyatları koymaz emin olun.

    4- ryanair ile yaptığım yolculukların hiçbirinde bavulsuz seyahat ettiğimi hatırlamıyorum, hiçbir zaman da ek ücret ödemedim. gidip de göt kadar bavulu ağlayana kadar tıka basa doldurursanız tabi geçmez bavul ölçme zımbırtısından, ya üzerine bastırıp zorla geçirtmeye çalışırsınız, ya da bazı kıyafetlerinizi çıkartıp üzerinize giyer dengelersiniz durumu, çok büyük bir sıkıntı değil. dediğim gibi lowcost uçuş firması olduğu için adamlardan 50 kilo bagaj hakkı istemek yersiz.
  • bu fiyatlarla uçuyorsunuz, kapat o "lanet olası" çeneni. diye bir kampanya başlatmış.

    "ryanair: with prices this cheap, shut the f*ck up"

    bu reklam videosu.
    http://vimeo.com/60938085
  • kesinlikle erasmus öğrencilerinin ve düşük maliyetle daha çok şehir gezmek isteyen genç popülasyonun en büyük dostudur. ve fiyat/performans açısından da avrupa'nın en iyi havayoludur. bu başlık altında ryanair hakkında çok şikayet edilmiş ki bu bana göre oldukça gereksiz. genel havayolu şirketlerinin absürtlüğü de aşan pahalı tarifeleri(berlinden barcelona'ya 300 euro vermek gibi) arasında ryanair adeta hayat kurtarır. zaten bu kadar düşük bir ücret ödediğinizde beklentiniz çok da yüksek olmuyor ama şunu net söyleyebilirim ki ryanair'in pegasus'tan kalite bakımından hiçbir farkı yok. hatta ryanair'in kabin personelinin daha sıcakkanlı olduğunu söylemek lazım.

    bu tarz lowcost tabanlı şirketlerin uçak bileti haricindeki herşeye ekstra ücret bindirmeleri kadar da normal birşey olamaz. rahatsız olacaksanız lufthansa ile uçun ama bu şirketi tercih edecekseniz size neyi avantajlı sunduğunu bilmek gerekir. ryanair'in benim gözümdeki tek eksisi büyük şehirlerdeki, şehir merkezinden fersah fersah uzaklarda olan havalimanlarını tercih etmesi. hatta o kadar uzak ki, havalimanından şehir merkezine ulaşmak için shuttle'a verdiğiniz para, uçak biletinin kendisinden daha pahalı olabiliyor. barcelona paris arası biletimi 9 euroya almışken, paris beauvais havalimanından şehir merkezine gidiş 16 euro. eğer ryanaire güvenip avrupaya gezecek olan arkadaşlar bu duruma dikkat etsin ki bazen merkezden havalimanına istediğiniz saatte servis bulamayabiliyorsunuz ya da maliyetleri hesaplarken sıkıntı yaşayabilirsiniz. örneğin; barcelona'ya gidecekseniz sakın ama sakın girona'ya inmeyin ya da girona'dan uçağa binmeyin. çünkü aynı 16 euroluk shuttle tarifesi orada da geçerli ve şehir merkezine nispeten daha yakın olan el prat havalimanı daha mantıklı bir tercih(ryanair aynı zamanda el prat'a da iniyor ama gironaya göre daha pahalı. fakat yine de shuttle'a vereceğiniz daha az para ve zamandan kazanmanız bunu telafi ediyor)

    peki ryanair gerçekten ne kadar ucuz?ben 2 haftalığına çıktığım avrupa turunda tüm seferlerde ryanair'i kullandım ve 5 sefer için toplamda 102 euro ödedim. ki eğer bir ay ya da bir buçuk kadar önceden alsaydım aynı biletleri 70-80 euroya kapatacaktım. budapeşte-brüksel arası 7.5 euroluk bir bilet vardı ki akıllara zarar. gördüğüm kadarıyla ryanair'in orta avrupa'dan en ucuza seçtiği destinasyon da milano. bratislava'dan ya da budapeşte'den milano'ya biletler yine 8-9 euro civarındaydı ve avrupa'nın geri kalanını görmek için milano uygun bir durak olabiliyor.
  • efenim, etrafımda, illa bi yerden sokarlar diye ryanair'le uçmaya çekinen çok fazla insan var*. şimdi yazacağım bilgilerle sorunsuz, ek ücret ödemek zorunda kalmadan seyahat edebilirsiniz.

    bilet alma işlemi:
    - web-sitesinden biletimizi seçiyoruz. bileti alırken 4-5 tane sayfa çıkıyor, hepsinde de bir şey satmaya çalışıyorlar, sakın almayın. bilet ücretinde en ufak bir artış olursa bir yerlerde hata yaptınız demektir. shuttle falan da almayın, normal otobüsler daha ucuz.
    - bilet alma sırasında sayfası sık sık hata verebiliyor, gerekirse başka kredi kartlarından deneyin.
    - bileti aldıysanız sıra check-in'e geldi. check-in ne zaman açılıyor bilmiyorum ama seyahat tarihinden 1 hafta önce falan online olarak check-in'inizi yapın, biletinizin* çıktısını alın. online check-in yapmak zorunlu, yoksa ceza ödüyorsunuz.
    - seyahat günü havaalanına gittiğinizde, ab üyesi bir ülke vatandaşı olmadığınız için çıktısını aldığınız bileti mühürleteceksiniz. bu ya check-in bankosunda ya da havaalanında bir büroda oluyor. yeşil pasaport sahiplerini bazen mühürlüyorlar, bazen mühürlemiyorlar. siz yine de sorun.
    - biletinizi mühürlettikten sonra check-in bankosuna geliyorsunuz. pasaporta falan bakıyorlar.
    - sonra kontrolden geçip uçuş kapınızı buluyorsunuz. uçağa girmeden önce bagajınızı kalıplara oturtup kontrol ediyorlar. omuz çantanız da dahil olmak üzere tek bir bavula koymanız gerekiyor her şeyi. sırt çantalıları kontrol etmiyorlar fazla ama tekerlekli bavulları kalıba oturtuyorlar, sığmazsa sıçtınız.

    notlar: bazen 6-7 uçuşlarına 2 görevli bakıyor, mutlaka erken gidin havaalanına.
    almak istediğiniz biletin fiyatı bir anda artmış gözükebilir. bekleyin, hatta ertesi gün bakın, normal fiyatına düşmüş olabiliyor. ama "last x seat" dediği biletler düşmüyor.
    her biri en fazla 100 ml'lik toplamda 10 adet sıvı alabileceğiniz yazıyor ama abartmadıkça 15'e kadar ufak tefek sıvı eşya geçirebilirsiniz.

    şimdi de el bagajı hazırlama tüyoları vereceğim. ryanair bu konularda çok kıl olduğu için buraya yazıyorum.
    - kadınsanız ve bakımınza düşkünseniz yanınıza tester'ları alın. yüz temizleme jeli tester'ı, parfüm tester'ı nemlendirici tester'ı vs...
    - kontrole maruz kalacağınız zaman dilimi 1 dakika. yani, son kapıya kadar bavulunuza pek bakmıyorlar. eşyalarınız çantanıza sığmadı mı? kalın giysilerinizi üzerinize giyin. yine de dışarıda eşyalarınız mı kaldı? uçağa girme sırası size gelmeden 2-3 dakika önce, çaktırmadan çantanıza tıkıştırın ne varsa. 2 adım attıktan sonra elinize alırsınız yine, sorun değil. önemli olan son kontrolden geçmek. şimdi yazınca bana bile karışık geldi, ufak bi şemayla anlatayım.
    `=` bunlar uçağa girme sırası
    0 bu da en son kapı ve görevliler.
    =====0=====uçak.
    yani çantanızı kontrol ettikleri yer "==0" bu kadar.**
    - çantanıza tıkıştırdınız, yine de eşyanız kaldı mı? ceketinizi çıkarın, dışarıda kalan eşyanızı cekete sarın. ceketin içindeki eşya görünmeyecek şekilde ceketi elinize alın. sıcaklamış da üzerinizi çıkarmış numarası yapacaksınız yani. tabii bu arada üzerinizde başka ceket olmamasına da dikkat edin. zaten çok kalabalık olduğundan dikkat etmezler fazla.
    - kadınsınız ve her kadın gibi omuz çantanız var değil mi? yanınıza bez çanta alın, hem içine çok şey sığar hem de kontrolden geçerken çantanın içindekileri bagaja tıkarken, bez çantanızı katlayıp cebinize bile koyabilirsiniz.*
    - her güne ayrı tişört almanıza gerek yok. 1 haftalık geziye 2 pantolon, * 3-4 tişört yeter de artar. dönüşümlü olarak giyersiniz.
    - yerden tasarruf için yanınıza saç havlusu alın. önce vücudunuzu kurularsınız, sonra saçınıza sararsınız.
    - kalacağınız yerde saç kurutma makinesi olur illa ki, hiç yük etmeyin.
    - gidişiniz low-cost'la dönüşünüz normal havayolu şirketleriyle mi olacak? fazla yer kaplamayan bir el bavulunu kıvırıp sırt çantasının içine yerleştirin. dönüşte hem el bavulunuzu hem sırt çantanızı bagaj olarak kullanabilirsiniz böylece.

    büyük sırt çantaları belimi ağrıttığı için seyahatlerimde liseli kardeşimin okul çantasını kullanıyorum.* içine sığdırdıklarım: kıyafetlerim*, makyaj malzemelerim, cilt bakım ürünlerim, dslr makinem, havlum, iç çamaşırlarım, saç düzleştiricim*, şarj aletlerim, rehber kitaplarım ve götürdüğüm hediyeler.
    temizliğimden, bakımımdan ödün vermeden 1 sırt çantasıyla gezebiliyorum. bir bavul için tonla fark ücreti vermeye gerek yok, bavul hazırlamayı bilmek yeter.*
  • bavul hazirlama sanatini cok iyi ogrenebileceginiz havayolu. 1.kural:katlamayin! katlamayin, sarin yani rulo yapin! daha cok esya sigdirabileceksiniz bu sayede. tecrubeme gore 40l sirtcantasi o kutuya rahatca sigiyor, siz yine de boyutlarini bir olcun. ama ryanair i cok kullanmayi tercih ediyorsaniz, o boyutlara uygun bir tekerli minik valiz edinebiilrisniz, cok pahali da degil.
    2.altin kural: son dakikada sigmayan cantanizi ucaga kabul etmeleri icin 60 euro verme tehlikesi yerine, yaniniza az sey alin, gittiginiz yerde elbet bir medeniyet vardir, gider bir hm bulur, gerekirse 60 euroluk ust bas alisverisi yaparsiniz dert degil. hic olmazsa paraniz cope gitmez.
    ucagin ici gercekten soguk oluyor, ona gore yaniniza bir sweatshirt alin gercekten, yoksa donuyorsunuz.

    frankfurt hahn havalimaninin, frankfurtla alakasi yok, luxembourg sinirina daha yakin hatta. ona gore hesaplayin. ornegin frankfurttan daha guneye inmeyi dusunuyorsaniz, baden havalimanini tercih edebilirsiniz.

    1 haftalik seyahat icin sirtcantama cok rahat bir sekilde sigdirdiklarim: 1 adet ekstra postaci canta (gun icerisinde dana gibi sirt cantasini kullanmamak icin) boy-bas havlusu (dandik, ince), 1 adet ekstra ayakkabi, 1 elbise, 2 hirka, 1 sweatshirt (son dkaikada tirsip bunu ustume giymeyi tercih ettim), 1 pantalon, 2 etek, 2 sort, 6 tshirt, ic camasirlari, 1 kitap, kozmetik (sampuan, dus jeli, makyaj cikarici, deodorant, sabun, dis fircasi, macunu, hepsi seyahat boyu, kabine alinabilecek cinsten), makyaj malzemeleri, sarj aleti vs. bunlarla beraber canta yaklasik 7.5 kg oluyor, biraz da yer kaliyor, kalan hakkimi gezi esnasinda yapacagim alisverislere sakliyorum, donerken gotume girmemesi icin. gordugunuz gibi valiz tasimaya gerek bile yok, az esya alinca kafaniz da rahat oluyor, ustelik asiri minimal de takilmak zorunda degilsiniz.

    boarding kartini print etmeyi sakin unutmayin. donus icin de print edebilirsiniz, zira 2 hafta onceden check in yapabiliyorsunuz. priority boarding e filan hic gerek yok.

    kendileriyle fas a ucmayi planliyorum 10 euroya, 3 saatlik ucus. 10 euro diyorum, bavul mavul tiriska, 10 euroya ben deutsche bahn ile heidelbergden anca 50km otedeki karlsruheye gidebiliyorum, adamlar bana kita degistirme firsati veriyorlar.
  • artık türkiye'ye gelsin diye kampanya yapacağım firma. bize en yakın ryan air durağı selanik! gel bizi kurtar uçuş tekelinden sevgili ryan air! lütfen gel artık!
  • ırlanda kökenli, seferleri avrupa ağırlıklı bir low-cost havayolu şirketi. kendi yolculugumu anlatayım size
    nisan ayında ryanairle charleroi(belçika) - barcelona ucusunu yaptım.

    kesinlikle içiniz rahat olsun derim ben. uçak tam zamanında kalktı. olması gereken saatte de orda oldu.rotar falan yoktu yani.
    ınerken biraz sert indik tek sıkıntı oydu
    ucakların cogu boeing 737 genelde. koltuk araları biraz dar ama olur o kadar.
    20 euroya bilete deger bence

    onun dısında cabin bagajı konusunda cok katılar. ellerinde bir kutu var boyutlarını tam hatırlamıyorum ama o kutunun içine sığmıyorsa valiziniz almıyorlar, almadıkları gibi birde 50-60 euro gibi bir para oduyorsunuz.
    bende omuza asılan spor cantası vardı sen gec dediler direk bakmadan.
    sırt cantası olanlara da aynı sekil.

    bir onemli konuda havaalanına gitmeden internetten check-in yapmanız gerekiyor. ucustan iki hafta once baslıyor bu check-ın olayı.
    ınternette check-in yapıp bileti print etmeniz lazım.
    ucus gunu biletle havaalanına gidip, pasaport/vıze kontrolunu yaptırmanız gerekıyor bir damga basıyolar bilete. sıra yoksa iki dakikalık is.

    bunları yaptıktan sonra ucusa hazırsınız.