şükela:  tümü | bugün
  • yok amerika karşı çıkıyormuş ama türkiye s-400 alacam diye diretiyormuş falan geçin bunları. bu yaşananların hepsi tiyatro. türkiye s-400 alırsada almazsada hepsi önceden amerika tarafından kurgulanmış bir planın parçasıdır. belkide gün gelecek s-400'ü bahane edip türkiye'yi işgal edecek.
    saf olmayın amerika benzer olayları afganistan, ırak, suriye gibi ülkelerde defalarca yaptı.
  • ulan adam f35 e hantal diyor f16 eline verir diyor beyni yok fikri var lafi bunlar icin gecerli. birincisi f35 cok fonksiyonlu savas uçağı hem ağır bombardıman hem de avcı uçağı olarak üretildi. dog fight yapmak için f35 kullanmayacaksın zaten. f16 radar menzili 300km iken f35 in 600km. yani f16 yeni havalanmışken üstüne doğru gelen füzeyle yok edilmiş olacak zaten. daha çevik olsa nolur hantal olsa nolur. s400 ülke için önemli olsa da f35 olmazsa olmaz bizim için. yoksa ortadoğunun hava gücü israil ve yunanistan olacak.
  • türkiye'nin herhangi bir hava savunma sistemine sahip olmaması nedeniyle karşı karşıya olduğu en büyük tehdit bellidir, iran'ın elindeki türkiye'nin her yerini vurabilecek, sanayisini mahvedebilecek, ekonomisini çökertebilecek devasa balistik füze stoğu.

    s-400 buna derman mıdır? kesinlikle hayır. hangi amaçla türkiye'ye itelenmeye çalışılmaktadır: askeri teknoloji sırlarının sızdırılması ve nato içinde siyasi parçalanma yaratmak, mümkünse batı'yla en problemli üye olarak görülen türkiye'yi kopartmak. rusya'nın burası üzerindeki gayesi emeli davası şu an budur. avrupada ırkçı-uç grupları besleyip toplumsal parçalanma yaratmaya çalışırken, abd'de seçim süreçleri ve başkana angajmanla politikasını yürütürken, türkiye'de müttefiklerinin güvenilmezliği ve dahil olduğu paktların sözde hainliklerini kaşımaktadır.

    sağ olsun mevcut yöneticileri türkiye kamuoyuna iç politikada rahatlama uğruna müttefiklerinden teşkil bir dış güçler anlatısını, sığ bir oksidentalizmi yayarak moskova'nın elini iyice güçlendirmekte, iğrenç asya despotluklarıyla ve medeniyet düşmanı teokrasilerle ergen bir sevgi-nefret ilişkisi yaşamaktadır.
  • bakalım tam bağımsız bir ülkemiyiz yoksa değil miyiz?
    bu sorunun cevabı s-400 lerin ülkeye getirilip kurulmasında yatıyor.
    gerisi kuru laf, tantana.
  • lazım. olması şart. çok tafsilatlı bilgim olmamakla birlikte, ordumuza savunma açısından eşsiz bir katkı yapacağı konuşuluyor. hatta ab-d çevrelerinin rahatsızlığı bu savı doğrular nitelikte.

    özellikle 15 temmuz nato destekli fetö darbesi sonrası, orduyu saran natocu parazitin kurutulmasıyla vatansever gerçek türk subaylarının ordunun gerçek ihtiyaçlarını tespit noktasında bir fırsat vermişe benziyor.

    bakınız çin'e adamlar önce 30 megatonluk nükleer başlığı geliştirip götü sağlama aldı, sonra dünyanın iki numarası olmaya kadar yükseldi.

    sonuna kadar destekliyorum. inşallah papaz brunson olayına dönmez. memlekete bir defalık bir faydanız olacak. inşallah parti menfaatlerine kurban gitmez.
  • ne yazıyorsunuz arkadaş bu kadar bu başlığa anlamıyorum dediğim başlık.
  • hakkında bu kadar tantana dönmesnin sebebi seçimler bana kalırsa.

    a.b.d ya olanları biliyor ve nabza göre şerbet veriyor, ya da seçimler var diye bilerek a.b.d’nin üstüne gidiyorlar ki seçmeni gaza getirecek şeyler çıksın ağızlarından. zaten a.b.d’de istediklerini veriyor.

    seçimlerde sıkıntı olmazsa yine dönecekler ama göte giren bizim paralarımız olacak. boşa giden milyonlar. seçimde istediklerini alamazlarsa iyice kaşırlar bu s-400 konusunu.
  • beklenen katkıyı sağlamayacak üstüne üstlük hava kuvvetlerinin ihtiyacı olan modern uçak teminini zora sokacak olan hss.

    beklenen katkıyı sağlaması zaten mümkün değil. çünkü hem s-400, hem patriot hem de türkiyenin fransa ve italyayla geliştirdiği eurosam aynı mantığa sahip. bu füzeler bir radar ağıyla çalışıyorlar. malatya kürecikteki radar bu radar ağının önemli bir parçası mesela.
    hedef bu radar ağı ile tesbit ediliyor ve füze gönderiliyor. bu radar ağının etkinliği de füzenin etkinliğiyle doğru orantılı. s-400ün etkili olması için bir radar ağı gerekli. türkiyede radar ağı elbette var ancak bu radar ağı (olması gerektiği gibi) natoya bağlı. s-400lerin bu ağa entegre edilmesi ise imkansız. sonuçta s-400 bu ağın verileri ile uçan uçakları vurmak için geliştirilmiş bir füze. yani alınan füze güdümsüz füzelerden çokta farklı değil. s-400ün üstün taraflarını oluşturan özelliklerde radar ağı gerektiriyor.
  • s-400'ler eurosam veya patriot gibi çalışmıyor. radar ağına da bağlı değiller. s-400'kendi radarı , angajman radarı ve kendi launcher'ları ile çalışan bağımsız bir sistem.
    nato'yu rahatsız eden konu (çok kabaca tarif) rusların türkiye'deki radarları hackleyip, f-35'in gerçek radar izini öğrenip sistemlerine tanımlaması.
  • alır mıyız, alamaz mıyız, faydası olur mu bilmem de hala buraya gelip abd, nato ve ab'nin türkiye'nin müttefiki olduğunu yazanlara inanamıyorum. dalga mı geçiyorlar, gerizekalılar mı, cidden buna inanıyorlar mı yani bilmiyorum. ilkokul çocukları bile ülkelerin müttefikleri olmayacağını öğrendi, kendini bir yere yamamaya bayılan uzman ekşiciler hâlâ öğrenemedi.

    ha rusya müttefikimiz mi? asla. putin, bunun makul ve yapılabilir olduğuna kanaat getirse, türkiye'yi darmadağın etmek isteyecektir. özellikle türkiye, rusya'nın arkadaşı olamaz: ya bölgesel bir güç olarak tarafsızlığını koruyarak mesafeli bir ilişki yürütür ya da rus güdümüne girer. "ben kendi çıkarlarımı düşüneceğim ve bunu yapacak kadar güçlüyüm!" dediğimiz anda rusya'yla çok ciddi pürüzler yaşarız. iran ve suriye zaten müttefikleri. her zaman kaşıyabilecekleri kürt ve artık ona ek olarak suriyeli sorunu var. mis.

    sözün özü, yanımızda olabileceğini düşündüğümüz hiçbir ülke bizim müttefikimiz değil. en fazla, dönem dönem çıkarlarımızın aynı doğrultuda seyrettiği ülkeler olurlar. bu açıdan, biz rusya'yı veya abd'yi değil, kendimizi düşünerek hareket etmek zorundayız. ben bir türk vatandaşı olarak güya müttefikimiz olup da bizi hiçbir projeye ortak etmeyen, hiçbir teknolojiyi sağlamayan, nato'nun en büyük ikinci ordusunu elinden geldiğince zayıf tutmaya çalışan bir numaralı terör örgütünün maşası olmamızdan rahatsızım. s-400'leri satın almak "rus yanlılığı" değil, özgürlüktür. biz, nato ve ab tarafından "tampon bölge" olarak esir alınmış durumdayız. stalin delisinin ısrarla toprak istediği, sorun çıkardığı bir dönemde bu "koruma" bizim işimize gelmiş olabilir fakat artık gelmiyor. sömürülüyor, kontrol ediliyor, her şeyimizle bağımlı kılınıyoruz.

    ha bu hükümet ve insanımızda bu zihniyet varken biz yine birilerine bağımlı kalırız, diriliş ertuğrul izleyerek gaza geliriz ama kendi adıma en azından sırf abd'nin canını sıkabilmek için istiyorum s-400'ü. alamayacağımızdan, alsak dahi kullanamayacağımızdan ve uzun vadede bu sistem yüzünden problemler yaşayacağımızdan ise neredeyse eminim ne yazık ki. türkiye'nin değerli müttefiklerinin (!) bu konudaki tavrı çok net olacaktır. olur da s-400'leri alıp kurar ve hatta rusya'yla ortak teknoloji işbirliğine gidersek (sanmıyorum) darbeden tutun da akıl almaz yaptırımlara kadar uzanan geniş bir yelpazede çökerler tepemize. tamamen yalnızlaştırılır, iran'dan beter olur; kendi kendimize geliştiremediğimiz füzelerimiz, muhtemelen artık ithal edemeyeceğimiz patateslerimiz de yokken öylece bokumuzda boğuluruz.

    türkiye kendi kararlarını almak ve alabilmek zorundadır. her konuda işi yokuşa süren, her türlü işbirliğinden kaçınan, türkiye'ye üvey evlat ve meat shield muamelesi yapan nato ve abd'ye karşı bu kadar pısırık olmamamız gerekiyor. evet, rusya bize bayıldığından satmıyor bunları; tıpkı abd ve ab gibi türkiye'yi de istikrarsızlaştırmaya ve yalnızlaştırmaya çalışıyorlar ama bu durumda kalkıp 80 milyonluk ülkeye saldıracak halleri yok. abd ise "demokrasi" için her zaman, her koşulda kapınızda bitebilen bir ülke. benim ülkem abd'ye had bildirecek kadar güçlü değil maalesef, bunun farkındayım ama en azından kendi kapasitemiz ölçüsünde cevap verebilmeliyiz. bıktım bu orospu çocuklarının pozitif şekilde lanse edilmesinden. bu dünyaya en çok zarar veren, terörün ve kanın bir numaralı sponsoru bunlar. müttefikimizmiş. sikeyim öyle müttefiki.