şükela:  tümü | bugün
  • çoğu şirketçe benimsenen prensip.
  • bir öğrenci olarak iş hayatını düşündüğümde beni en çok düşündürten olay. şöyle ki saat 8 de işyerinde olabilmek için işyerinin mekanına göre 6.30-7.00 arası uyanırsınız. akşam işten çıktığınızda en iyimser tahmine göre 7'de evde olursunuz. yemek faslının bitmesi 8.00. daha sonra ruhen ve bedenen yorgun olduğunuz için en az bir saat tv önünde takılma etti saat 9 buçuk. sabah erken kalkacağınız için en geç 11.30 da uykunuz geliyor. yani size kendinizle ilgilenebilmeniz için 2 saat kalıyor! hele bi de evli olduğunuzu düşününün. ne zaman kocanızla çocuğunuzla ilgileniceksiniz, temizlik yemek yapacaksınız? 15 sene boyunca robot olmak için okuduğunu anlamak ise kocaman bir hayalkırıklıgı..
  • vardiyali calisanlarin gipta ile baktiklari calisma tipidir.. bu tip calisma tipine merkez vardiya da denir.. isciler genelde 8-18 calisanlara memur der..
  • çok iğrenç bir şey. insanın moralini bozuyor.
    denildiği gibi evde geçirecek vaktiniz kalmıyor, e hadi biraz günü yaşayayım, bi film biraz muhabbet vs yapayım diyorsunuz, saat gece 2 oluyor, sonra sabah kalk kalkabilirsen...

    gelir gelmez yatıp 8-10 saat uyuduğum 1-2 kaçamak dışında ben böyle 1.5 ay dayandım, sonra bıraktım.
    saçma. meemur olasın geliyor. kafan raat**

    hele bir de cumartesi izin yoksa durumun boktanlığı ikiye katlanır.
  • çalışma bakanlığı'mız, yeni getirdiği düzenlemeyle 45 saat olan çalışma saatini 45 saate düşürdü(!).. artık yok böyle şeyler.

    http://nediycem.blogspot.com/…azaltlmas-devlet.html
  • universitede zor bir bolumde (genellikle muhendislik) okumaya tercih edecegim olay. hele ki bu 10 saatlik calisma olayi ofiste veya kubikte cogunlukla oturularak ve etrafta muhabbet edebilecegin kafa insanlar varken yapiliyorsa. haftanin 7 gunu 18 saat gotumden kan alinmasindansa haftanin 5 gunu 10 saat alinsin, daha iyi.
  • en pislik çalışma rutinidir.

    büyük şehirde bu tür bir çalışma rutini, günün yarısından çoğunu götürür. sabah mesai başlangıcı ve akşam mesai çıkışı arası 10 saattir, işe gidiş ve geliş de 1,5'ar saatten 3 saattir. toplam 13 saati götürdü. kaldı ki, bu tür bir iş asla tam 6'da bitmez, devamlı fazla mesaisi vardır ve bu toplam zamanı 14, 15 saate çıkarır. ülkemizde insanların niçin cumaları bu kadar iple çeker ve pazar akşamları ulusal matemi yaşar duruma geldiğini şimdi daha iyi anlarsınız.

    en iyisi her zaman sabah 9, akşam 5'tir. bu rutinin insana işini sevdirme potansiyeli şüpheli de olsa işe saydırma potansiyelini baya düşürür.

    insan, yaşamak için çalışır, çalışmak için yaşamaz.
  • insanı karısı/kocasıyla sevişemeyecek kadar meşgul kılan birşey olsa gerek. seks yahu. en basit şey.

    yıllardır okuyaraktan öteliyorum bu durumu, ama durduramıyoruz efendim yaklaşıyor sürekli.
  • sabah mesaiye gitmesi ayrı dert, akşam 6'yı getirmesi de. çok saçma bir sistemdir.
  • sabah 8 akşam 6 çalışan bir beyaz yaka bu evrendeki ve diğer bütün paralel evrenlerdeki en acınası insanlardan biridir.köledir.hani bilirsiniz bi pavlov vardı.bu pavlov'un bi de deneyi vardı köpekle .işte o köpek gibidir.( teşbihte hata olmaz bebişim .) sadece buradaki koşullandırma aracı zil değildir.neden böyledir ?

    ister istemez sabahları erken uyanmaya başlar.işe geldikten sonra ister istemez saat 12 gibi acıkmaya başlar. akşam işi bittikten sonra direk gidip servisteki yerine oturur.

    ömürünün en güzel zamanlarının burda değmeyecek insanlar için değmeyecek işlerle harcandığını bilir. sıkılır.akşam iş bitse de gitsek der hep.istediği gibi giyinemez.kuralları vardır çalıştığı yerin.saçını istediği renge boyayamaz.istediği zaman izin alamaz.izin alırken bu değmecek insanın tribini çeker.sabah geç kaldığında hissettiği şey tarif edilemez .bunu sadece sabah geç kaldığında aynı hissi yaşayan sabah 8 akşam 6 çalışanları bilir.

    her sene enflasyon oranında zam için performans değerlendirmesine tabi tutulur. hep bir diken üstündedir.çünkü her zaman bir kovulma riski vardır.nedense devlet memurlarına özenir.hep o datça'ya gidip kendi yerini açma hayalleri var ya işte onlardan kurar. limitlerini zorladığı bir kredi kartı vardır kesin.genelinde maaşının ay sonuna kalmadan bitmesi problemi vardır.

    öğrenciyken bunların hayalini kurmamıştır tabi.ama bir defa takmiştır o zinciri ayağına.kurtulmak zor mu değil.sadece biraz cesaret istiyor.ama şu da bir gerçek ki :

    bu şekilde çalıştığı her gün cesaretini de kaybeder.en sonunda çalıştığı iş yerini veli nimet olarak görmeye başlar.hiç bir şeyinden şikayet etmez.o değmeyen insana yalakalık yapmaya başlar bunu da isteyerek yapar.

    yazık ya bize böyle bi şey haline gelmek için uğraşıyoruz, okuyoruz, didiniyoruz.mülakatlara giriyoruz , umut ediyoruz, bekliyoruz....ama mutlu olamıyoruz.