şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insana cok koyan durum. butun gece beraber yatakta yatilmistir. o mirlamis, insan ufaktan burun nefesleri vermistir. disarda hayvan gibi ruzgar ve soguk hava varken, kedi iyice mayisip kendini yatakta oyle bir pozisyona sokup uyumaya koyulmustur ki, ise giderken "vay amk sunun yanina bir de ben kivrilsam" denir.
  • benim kedim, alarmı ertelersem gelip burnuyla burnuma dokunur, ben kalkınca benimle birlikte kalkar, çiş yaparken başıma bir iş gelmesin diye gözcülük yapar, giyinirken düğmelerimi ilişkleyişimi izler, kapıya yöneldiğimde hızlıca kapıya koşup benden önce yerini alır, kapıyı açtığımda havayı koklar, tehlike yok der gibi bir bakışın ardından beni uğurlar. muhtemelen ben gelene kadar uyuyordur ama ben kalktığımda asla uyumaz minnoş kedim ya. ben mi onu besliyorum o mu beni, belli değil.
  • patronun kim oldugunu anlatan sahnedir.
  • köpek versiyonu da gayet dramatiktir. sabahın 6 sında tuvalet faslı için dışarı çıkarsınız. hele bu ara, rüzgar, yağmur, çamur gırla. onun biraz gönlünü eyledikten sonra eve girersiniz. o beraber yattığınız yatağa çıkar, siz yorganla üstünü örtersiniz, tek kolunu yorgandan çıkartır bir de eşşolueşşek, yanağına bir öpücük kondurup işe gidersiniz. kokusu burnumda kaldı piçin ya.
  • küfür gibidir. kafasını kaldırıp bile bakmıyor, bi de yorgan battaniye örtünme huyu var aynı insan gibi kafa dışarda.
  • kalk ulan itoglu it diyerek yataktan atarak sonlandiracaginiz eylem. hoş ben çıktıktan sonra kesin gidip yine yatağa kuruluyordur kahpe.

    ps:evet iki kedim var
  • gece çalıştığım için benim kediye daha çok koyuyordur gece tek başına kalmak. evden çıkarken çok duygulu bakıyor arkamdan.
  • mevsim kışken, hava soğukken, dışarıda fıtınalar koparken, yorganın altındaki iki tane mırıl mırıl kedinin sıcaklığını bırakıp işe gelip saçak tasarlamak kadar berbat birşey yok bu dünyada. buraya yazarken bile uykum geliyor.