şükela:  tümü | bugün
  • şair kocasına hatırlatma yapan ev hanımı.
  • sabahları gün doğarken,
    işe koşar erken erken,
    sevmez ki hiç boş durmayı,
    çalışmalı kazanmalı,
    trik trak trik trak
    olur mu hiç çalışmamak
  • karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar.
    güneş yalnız da olsa etrafına ışık saçar.
    üzülme, doğruların kaderidir yalnızlık.
    kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar
  • yaşamak güzel şey doğrusu
    üstelik hava da güzelse
    hele gücün kuvvetin yerindeyse
    elin ekmek tutmuşsa bir de
    hele ''tertemizse gönlün''
    hele kar gibiyse alnın
    yani kendinden korkmuyorsan
    kimseden korkmuyorsan dünyada
    dostuna güveniyorsan
    iyi günler bekliyorsan hele
    iyi günlere inanıyorsan

    üstelik hava da güzelse
    yaşamak güzel şey
    çok güzel şey doğrusu.

    (bkz: melih cevdet anday)
  • yine doğdu bak güneş
    işe gidenler yollarda çilekeş
    artsın vergiler, gelsin zamlar
    boş geçme vatandaş, at şöyle üç beş.
  • önce hepsini yazdım, sonra hepsini çizdim.
    yazıp çizdiklerimden çıktı kara bir resim.
    baktım, orada, bir-bir duruyor sevdiklerim.

    bakıyorlar ardından, yazıp çizdiklerimin,
    o, yazarken ya da çizerken bilmediğim..
    bilmeden yazdıklarım, bilmeden çizdiklerim.

    beni çizdi sonunda, yazıp da çizdiklerim.
    bana gülüyor şimdi, yitip-yitirdiklerim..
    çizilmemiş olanlar, yazmayıp bildiklerim.

    ah “bilip ettiklerim, bilmeyip ettiklerim”

    (bkz: özdemir asaf)
  • ...
    gelgelelim,
    beter, bize kısmetmiş.
    ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
    susmak ve beklemek, müthiş
    genciz, namlu gibi,
    ve çatal yürek,
    barışa, bayrama hasret
    uykulara, derin, kaygısız, rahat,
    otuziki dişimizle gülmeğe,
    doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
    kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
    asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
    ve asıl biz biliriz kederi.

    içim, bir suskunsa tekin mi ola?
    o malta bıçağı,kınsız,uyanık,
    ve genç bir mısradır
    filinta endam...
    neden, neden alnındaki yıkkınlık,
    bakışlarındaki öldüren buğu?
    kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
    nasıl da almış aklımı,
    sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
    dost, düşman söz eder kendi kavlince,
    kınanmak, yiğit başına.
    bu, ne ayıp, ne de yasak,
    öylece bir gerçek, kendi halinde,
    belki, yaşamama sebep...

    evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
    hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
    anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
    ve zehir - zıkkım cıgaram.
    gene bir cehennem var yastığımda,
    gel artık...

    (bkz: ahmed arif)
  • sabah, yine sabah, yine sabah
    düştün yadıma, çektim bir ah
  • biz kuşlara emanet ettik yüreğimizi.
    kendi vicdanında özgür,
    kendi gökyüzünde göçebe,

    nazım hikmet ran
  • günaydın hayat
    bugün de gözlerimi açtığım işe gideceğim,
    güneşi açmışsın,
    yollar açık,
    hava güzel.
    ne kadar çok şey yapmışsın, hayranım sana.
    hep ol he mi.
    günaydın hayat.

    c.ç.