şükela:  tümü | bugün
  • şair kocasına hatırlatma yapan ev hanımı.
  • yine doğdu bak güneş
    işe gidenler yollarda çilekeş
    artsın vergiler, gelsin zamlar
    boş geçme vatandaş, at şöyle üç beş.
  • sabah, yine sabah, yine sabah
    düştün yadıma, çektim bir ah
  • biz kuşlara emanet ettik yüreğimizi.
    kendi vicdanında özgür,
    kendi gökyüzünde göçebe,

    nazım hikmet ran
  • günaydın hayat
    bugün de gözlerimi açtığım işe gideceğim,
    güneşi açmışsın,
    yollar açık,
    hava güzel.
    ne kadar çok şey yapmışsın, hayranım sana.
    hep ol he mi.
    günaydın hayat.

    c.ç.
  • hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
    kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
    bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
    hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
    hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
    gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
    ne güzel komşumuzdun sen, fahriye abla!

    eviniz kutu gibi küçücük bir evdi,
    sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
    güneşin batmasına yakın saatlerde
    yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
    yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
    bahçende akasyalar açardı baharla.
    ne şirin komşumuzdun sen, fahriye abla!

    önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
    tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
    içini gıcıklardı bütün erkeklerin
    altın bileziklerle dolu bileklerin.
    açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
    açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
    ne çapkın komşumuzdun sen, fahriye abla!

    gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
    en sonunda varmışsın bir erzincanlıya.
    bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
    hâlâ dağları karlı erzincan’da mısın?
    bırak, geçmiş günleri gönlüm hatırlasın;
    hâtırada kalan şey değişmez zamanla,
    ne vefalı komşumuzdun sen, fahriye abla!

    ahmet muhip dranas
  • ı
    bütün çocuklar
    yokluk bilmesinler
    et, şeker, süt bulsunlar
    giyimli, tok ve rahat
    gitsinler okullara
    sınıflarını geçsinler.

    büyükler biraz daha yorulsun
    onlar da büyüsünler
    onlar da mesut olsunlar
    geçti, kaç savaş ezikliği
    çocukları düşünsünler
    çocuklar iyi gün görsünler.

    behçet necatigil

    maalesef geçmedi eziklik usta, yıllar geçti çocuk olmak daha da zorlaştı bu topraklarda.
  • herkese günaydın,
    sen zaten güneşsin.
  • sen bana elma yerdin eskiden

    ben kocaman bir bardak su sana mutfaktan

    iki buğulu ağaç olalım, ben sana

    iki serin taş, demiştim, daha o zaman

    yan yana, ses veren, yağmur alan.

    sen şimdi oradan,

    eteğimdeki taşları çatlatan

    sözcükleri getir, yan yana getir.

    birhan keskin
  • sehrime gel sevgilim
    yarin cik gel
    birak her seyi, bir bekleyenim var de gel
    gel ki, bu sehir adimlarinla anlamlansin
    gel ki, bu sehir nefretim olmaktan ciksin
    gel ki, nefes alayim
    gel
    (bkz: nazım hikmet)