şükela:  tümü | bugün
1936 entry daha
  • “sabahattin ali o sıralar (1932) konya ortaokulu’nda almanca öğretmeni olarak görev yapmakta; aynı şehirde yayımlanmakta olan yeni anadolu gazetesinde bir yandan siyasi içerikli başmakaleler yazarken bir yandan da kuyucaklı yusuf romanını tefrika ermektedir. bir süre sonra gazetenin sahibi ile aralarında çıkan anlaşmazlığa bağlı olarak sabahattin ali tefrikayı keser. bunun üzerine, gazete sahibi cemal kutay ve emin soysal, iki şahit bularak sabahattin ali’nin cumhurbaşkanına ve devletin ileri gelenlerine hakaret eden bir şiir okuduğu ihbarında bulunur. şiir altı ay önce bir sohbet sırasında okunmuştur. sabahattin ali mahkemede, meram’daki bir mecliste okuduğu belirtilen şiirin tahrif edilerek değiştirildiğini, vahdettin’i kast eden “koca teres” ifadesinin reisicumhuru (atatürk) kast eder gösterilmek istendiğini belirtir. bu savunmayı kabul etmeyen mahkeme, “reisicumhura ima yolu ile hakaret edildiğine” kanaat getirerek sabahattin ali’nin on dört ay hapisle cezalandırılmasına karar verir.”

    “sabahattin ali, on ay yattıktan sonra af kanunu ile özgürlüğüne kavuşur. memurluk kaydı silinmiş olduğu için yeniden göreve alınması için dilekçe verir ama aylarca bir yanıt alamaz. maarif vekili hikmet baydur, kendisinden “eski kanaatlerini değiştirdiğine dair bir ispat belgesi” ister. bunun üzerine sabahattin ali, atatürk’e olan sevgi ve bağlılığını içeren bir şiir yazmak zorunda kalır. şiir 1934 yılında “benim aşkım” adıyla yayımlanır.”

    of ki ne of. ne kadar tanıdık geliyor değil mi. her türlü iktidar yaşamımızı kötüleştirmek için bir araçtan ibaret, şu iktidar gelir, bu iktidar gider. yaşamlarımızı kötüleştiren ve sabahattin ali örneğinde olduğu gibi çoğu zaman onu sona erdiren şeyler hep ahlaki çöküntü ve ideolojik saplantılarla ilintili. ispiyonculuk, fikrini açıklamaya zorlama, dincilik, milliyetçilik, ilahlaştırma.

    yine de “görecek günler var daha.”