şükela:  tümü | bugün
  • senelerdir süregelen yale ve princeton üniversiteleri arasındaki rekabetin, iki türk üniversitesi arasındaki yavaş yavaş başlayan versiyonu.. bunun örneklerini sözlükte* de görmeye başladık; olay, bi sidik yarışına dönüşmek üzeredir..
    zaten birçoklarının tahmin ettiği gibi, her ne kadar aksi iddia edilse bile, iki holding üniversitesi arasında olması zaten bekleniyordu ve reklam açısından da fayda sağlayacağı için tahminimce her iki holdingin de hoşuna gitmektedir bu olay..
  • koç un boynuzlarının işe yarayacağını düşündüğüm kapışma:)*
  • sırf sabancı üniversitesi'nin istanbul il sınırında olmasından ve en yakın yerleşim merkezi olan tuzla'ya 20dk.lık bir mesafede olmasından dolayı sarıyer gibi huzur dolu bir boğaz semtine sadece 5 dk. uzaklıktaki koç üniversitesi'nin yanında maça 1-0 yenik başladığı karşılaştırma, karşılaşma.
  • her iki universiteden de olmayanlarin "yale?? princeton?!! hmmm" tepkisini verdikleri tartisma.

    hic supheniz olmasin ki yale ve princeton ogrencileri de okullarini sehrin eglence merkezine olan uzakligi, bahcesinde kardan penis yapmaya uygunlugu, etrafindaki yesil agac sayisi, ogrencilerin okulun haber grubu sunucusunda hocalara ana avrat duz gidebilme imkani gibi enfes kriterlerle karsilastiriyorlar, ya ne sandiniz ?
  • iki sabancı üniversitesi öğrencisi hiçbir zaman "koç üniversitesi" (ku) t-shirti giymiş iki koç öğrencisinin yanyana durduğunda oluşturdukları anlam bütünlüğünü oluşturamaz...
  • sag-sol ya da fenerbahce-galatasaray gibi hiçbir zaman kesin bir galibi olmayacak, türkiyenin en iyi vakif üniversitelerinden ikisinin kar$ıla$tırılması. bunun yaninda, bu guzide iki okuldan birinin "bahçede kardan penis heykeli yapmayi" kistas sayan ogrenci bulundurduğu, digerinin ise türkçe dersinde okunan kitap sayisini egitim kalitesine/zorluguna genelleyen ogrenci bulunduğunu gosteren celebrity deathmatch.

    dipnot: galibi olmayan maçtan kasıt, ikisinin de birbirine gore artilari ve eksileri olduğu ama birbirlerine kesin bir üstünlük sağlayamadığıdır. zaten durum #5419797 ba$inda anlatildigi gibidir. niye boyle bir aciklama yaptin diye sormayin, garip gelecek ama gerçekten bunu anlayamayanlar var .

    yillar sonra gelen edit : buralarda eskiden "biz bahçede kardan penis heykeli yapamıyoruz, sabancıda yapıyorlar koç ne boktan üniversite" ve bir de "siz türkçe derslerinde 2 kitap okuyorsunuz, sabancı üniversitesinde 10 tane kitap okuyoruz dolayısıyla biz çok daha zor bir okuluz" içerikli iki tane entry vardı. şimdi onlar olmadan okuyunca kendi entryim bana da garip geldi. bilginize.
  • istanbul'da bir vakıf üniversitesine girmeye karar veren, iyi puan yapmış ya da normal bir puan yapmış ancak para vermeyi göze almış bir öğrencinin kafasını kurcalayan iki güzide üniversite. sabancı'ya girip de koç'a girmeyi düşünmeyen ya da koç'a girip de sabancı'ya girmeyi düşünmeyen öğrenci sayısı azdır. dolayısıyla birine giren bir kişi "ulan diğerine girsem daha mı iyiydi acep" demekten kendini alamamaktadır. bunun sonucu olarak bu insanlar kendilerini rahatlatmak için "en büyük benim okul diğeri bok gibi. pipili heykelleri bile yok" diyerek kendilerini rahatlatmaktadırlar. sabancı'da okuyan "bizim kadiköye 45 dakika siz kendinize bakın", koç'da okuyan öğrenci ise "bizim beşiktaş'a 45 dakika siz kendinize bakın" demektedir. asıl bakılması gereken durum şudur ki her iki üniversitenin de eğitimi güzeldir. öğrenci sayısı azdır eğitimci sayısı fazladır. bu kimi insanlara kötü gözükse de öğrenci-eğitimci ilişkisini olumlu etkileyen bir durumdur. son olarak söylenmelidir ki; bu sidik yarışları ya da diğer bir üniversiteye bok atma hevesi oldukça gereksizdir.
  • gereksiz,
    - tupac mi dover biggie mi?
    - shaq smaç vursa zo zo bloklar mi?
    gibi sorular hayatinin büyük bir bölümü teşlik eden insanlarin ortaya attiklar soru.

    taraflardan biri olarak gözükmeme rağmen, ayrintili bilgi için

    (bkz: we dont need no education)
    (bkz: i dont give a fuck)
    (bkz: go fuck yourself)
  • eskiden devlet üniversitelerine binbir emek ile giren öğrencilerin dersine giren bir avuç kaliteli akademisyene hangisi daha yüksek yaşam standartları sunuyorsa onun galibiyeti ile sonuçlanacak kıyaslama.

    bunu da ülkemizin kime kızılacağı belli olmayan bir gerçeği olarak kabul etmek gerek.

    kabul edilemez, sindirilemez bir "gençlerin ilerdeki muhtemel başarılarının sırrının babalarının fazla kazanması ile doğru orantılı olması" üzüntüsü vardır ki içten içe, belki bu üniversitelerde okuyanların bile elinde olsa değiştirmek isterler bunu. içlerinde alenen çıkıp "benim babam senin babandan daha fazla kazanıyorsa, senin benden daha akıllı olmanın ne önemi var" demedikleri için kendilerine teşekkürü borç bilmemiz gerektiğini bekleyenler de vardır belki ama, onları zaten baştan sevmiyoruz.

    bahsedilen süper özgür üniversiteler bu sene diyarbakır'da, sinop'ta, maraş'ta, konya'da üniversiteye hazırlanmaya hazırlanan öğrencilere gidip "bünyemize kattığımız akademisyenlerden ötürü sizi beklemeyen gelecekten ötürü babanıza kızmanız için 101 neden" isimli bir seminer verseler keşke. çocuklar bulamıyor kime neden kızması gerektiğini geldikleri üniversitede sinek avlayan akademisyenleri gördüğü zaman..