şükela:  tümü | bugün
  • hani bir kapıcılar kralı bir çöpçüler kralının naif duygusallığında ve kaliteli gerçekçiliğinde değil, bir düttürü dünya gibi tatlı-acı bir başyapıt değil, bir hababam sınıfı gibi bir klasik değil belki ama kemal sunal'ın o dönem ard arda çevirdiği ve hep izlendiğinde belli bir tadı veren eğlenceli ama bayağı olmayan filmlerden biri, katmadeğer şaban gibi, şu at yarışı oynadığı şiki şiki baba filmi gibi bunun da kendine özgü bir güzel yanı var, ne zaman çıksa seyredeceğim bir başka kemal sunal filmidir bu. hani şu 70lerdeki hepsi birbirinin aynı olan ama yine de seyretmesi garip bir keyif veren türkan şoray'lı, filiz akın'lı, hülya koçyiğit'li melodramlar gibi aynen.

    bence sunal sinemasında ilginç bir güldürüdür. genel kavram olarak amerikalı versiyonlarını andırsa da, bizden öğeleri güzel kullanmasıyla, adile naşit'in aliye rona'nın ve erdal özyağcıların güçlü oyunculuklarıyla kendini keyifle izlettirebilen, zannedersem esas konusu bu kadın kılığına girmek olan çekilmiş ilk ve tek türk filmi olarak da öne çıkan, iyi kotarılmış bir filmdir. ayrıca çiğdem tunçun bütün güzelliğiyle arz-ı endam eylediği, beni zamanında kendisine aşık ettiği filmdir de. olsa da seyretsek şimdi.
  • kartal tibet ile filmde rol alacak sabaniye unsurunu iceren eşsiz yapıt.
    reji:
    hazır mısınız kartal bey?

    kartal tibet:
    nnnazırım!

    reji(şabaniye'ye dönerek):
    peki ya siz şabaniyaanım?

    şabaniye:
    ben de "nazırım".
  • o değil de bu filmde gazino patronunun niyeti bozduğu anlaşıldıktan sonra adile naşit "gerekirse kendimi feda ederim." der. sonrasında kemal sunal'ın bir bakışı vardır.. başlıbaşına filmi izleme nedenidir.
  • çocukken bu filmde ağlamayı başararak sülale içinde o zamanın populeri bu zamanın efsanesi haline geldim..

    şöyle olurdu eskiden;

    akraba:ayy şabaniyede ağlayan bu mu??
    babam:evet evet bakın bu..benim kızım şabaniyede bile ağlar hahahahah
    akraba:ya bütün komşulara anlattık çok eğlendiler tanımak görmek isterler..
    babam:tabi alın ama sırada ablamın komşuları da var çabuk getirin geri hahaah
    ellen:baba ağlarım bak
    babam:ağlarsın valla inanırım şabaniyede ağlamışsın ahahahahhaha

    sonraları takmadım zaten ''ağladım ne var gayet de acıklıydı kemal sunal peruğunu çıkardı öyle eğildi sahnede..gene olsa gene ağlarım''dedim hep.
  • filmin can alıcı replikleri ve kopartan diyalogları şöyledir:

    (filmin başlangıcı, mekan: şaban'ın evi, şaban divanın üstünde sazıyla beste yapmaya çalışmaktadır, kahramanımızın annesi adile naşit ise fasulye veya benzeri bir sebze ayıklamakla uğraşmaktadır.)

    şaban:tırttı ttırr (sazını tıngırdatır) gönlüm perişan kalbim kırıkhhh...senin yüzünden oldum..oldum..oldum....ana bee kırığa bi kafiye bulsana?
    adile:hmmm hmm..çıkık..
    şaban:olur mu be ana bee.
    adile:tırık
    şaban:aman bee olur mu bee..
    adile: hıçkırık!!!
    şaban:hahhh şimdi oldu..gönlüm perişan kalbim kırıkk..senin yüzüden oldum hıçkırık saçların sarıı gözlerin ela...

    (ikinci kopartan diyaloğumuz, adile ve şaban'ın gazinoya kaçısı sonrası yaşanmıştır, mekan gazinodur,kan davalısı şehmuz şaban'ın izinini bulmuştur ve onları gazinoya kadar takip etmiştir, kapıdan girince şaban'a gıcık olan şef garsonu görür..)

    şehmuz: sen kimsin?
    şef garson: ben bu gazinonun şef garsonuyum!
    şehmuz: şaban nerde?
    şef garson: napıcaksınız?
    şehmuz: geberticez!
    şef garson: ne geberticek misiniz? gebertin onu nolur! bir vatandaşlık görevidir şaban'ın imhası!!!
    şehmuz: yürüyün manyak bu herif....

    (bomba sahne üüüç! şehmuz ve adamları şaban'ın annesinin odasına pat diye girerler..ama olanlar olmuştur şaban, şabaniye'ye dönüşmüş yalanlar bulunmuştur!)

    şehmuz: şaban nerde? bu kim?
    adile: bu şey kızım ..ihihi ikinci kocamdan
    şabaniye: evet anam biriniciyi eskitti ikiniciyi de bitirdi şimdi üçüncüyü arıyoruz sen talipsen seni anama ayarlayabilirim..
    şehmuz: şaban nerde?
    şabaniye: ayh abimimi arıyosunuz zaten hiç sevmem..
    şehmuz: çekil arıycaz
    şabaniye: ay anne ay elledi beni! bir genç kızın odasına nasıl böyle girebilirsiniz ay dokundu ! ay sarıldık üf!!!!

    (bomba sahne dööört!! şabaniye gazinoda çiçek satmaya başlamıştır..ve şehmuz yine şaban'ı bulmak adına gazinoya gelir..)

    şabaniye: çiçekçii..güzel çiçeklerim vaar.
    şehmuz: çiçekçi gel buraya
    şabaniye: buyrun güzel çiçeklerim var şundan veriyim bundan ister misiniz?
    şehmuz: abin nerde
    şabaniye: abim mi? napıcaksınız abimi?......
    ...(bu sırada arkadan sazzlar girer..)
    şabaniye:öldürüceksiniz diy miii? öldürüceksiniz (ağlamaklı)..ölürsem kabrime gelme istemeemm..ölürsem kabrime gelme istemem..acıyıp lütfedip sevme istemem..acıyıp lütfedip sevme istemem ..akan gözyaşlarımı silme istemem..akan gözyaşlarımı silme istemem..is-istememmm aaahhh..isteemeeeeeem...

    (bomba sahne 5! şehmuz bu şarkıdan sonra şabaniyeye abayı yakmıştır..birgün şabaniyeyi dinlemye gelir yanında kardeşi çiğdem tunç'u da ** getirmiştir)

    çiğdem tunç: şaban nerde?
    şabaniye: ayol dur şekerim bi tanışalım bişey içer misin geç şöyle oturr?
    çiğdem: şaban nerde dedim? abimin gözünü boyamışsın ama bana yutturamazsın söyle şaban nerde?
    adile: şaban...eee...şey..şaban libya'ya gitti!!
    şehmuz: orası neresi?
    şabaniye:bak şimdi şurdan dönüyosun..sola dön..sonra cup denize yüzyüz yüz..arapları gördün mü hah arapları gördün mü orası libya!!!
    çiğdem: ne zaman dönücek?
    şabaniye:eee bilmiyoruzz...

    (bomba sahne 6! gazino sahibi de tıpkı şehmuz gibi şabaniye'nin mükemmel çekiciliğine ve seksiyetine dayanamayıp şabaniye'ye aşık olmuştur onu bir eve götürür!! ..)

    dursun: bak şabaniyem gülümm. bi tenemm..
    şabaniye: ayol dursun bu ne neden getirdin buraya bizi..
    adile: ay eve bak sarayy saray...
    şabaniye: (sendeler bi yerde) ayhh basamaklı ev..
    dursun: işte bakk..eve bak..(dolabı açar) kürkler..mücevherlerr..
    adile: ayy şunlara bak ayy çok güzel..
    şabaniye: bunlar ne dursun?
    dursun: (camın önüne gider..) son model araba..bu ev..kürkler mücevherler....bunlar kimuunn??
    şabaniye: kimin?
    dursun: benuuuum!! ama benum olursaan!! sizuuuun!
    adile: ben onunla bi konuşiim..(birlikte başka bi yere doğru giderler) evet de bi tanem!!
    şabaniye: ulan anne manyak mısın ne eveti sen evlen herifle..
    adile: şaban öldü şaban maban yok! şabaniye var artık güzelll kızım şabaniyemm...dursun beyciim düşünmek istiyoruz
    dursun: neyse o zaman! ben cideyrum! beçlemesinu bilirum..

    (bomba sahne 7! şabaniye şehmuzun evine gitmiştir..)

    aliye rona: (uyuz tavırlarla şabaniyeyi süzmektedir)...
    şabaniye: ay havalarda çok sıcak..
    şehmuz: anne nolurr...
    şabaniye: ah ah kahvelerde çok güzelmiş..şehmuz konuşmuyor.. annen dilsiz mi?..
    şehmuz: anne lütfen..
    çiğdem tunç: anne kahve?
    aliye rona: ben kahve içmiyorumm!!
    şabaniye: ah konuştu konuştu!!! sonunda..
    aliye rona: şehmuz beni odama götür!!
    ..
    odada:

    aliye rona:inanmıyorum sana oğul..hem kanlımızın kızkardeşi, hem şarkıcı, hem de çirkin!!!!!!

    o sırada şabaniye çiğdem tunç'a fal bakmaktadır:

    çiğdem tunç: erkek merkek bilmem
    şabaniye:aa burda biri var...bak büyük burunlu..şöyle şöyle dişleri var..aaa bak bak el sallıyo el sallıyo..
    çiğdem tunç:sanmam..

    bir süre sonra dışarda:

    çiğdem tunç: ben sana çok ısındım şabaniye abla..abla diyebilir miyim sana?
    şabaniye:abla de, yavrum de, anam de ben hiç alınmam!

    (bomba sahne 8! şabaniye film setinde..)

    yönetmen:evet jönümüzle tanışın..
    şabaniye:aaa ben bu herifi bi yerden tanıyorum..
    kartal tibet: benn kartal tibet..
    şabaniye:aaa..
    kartal tibet: (elindeki sigarayı yere atar) bennnnnazıırım!.
    şabaniye: ben de nazırım...
  • kadın kılığına girme ilhamının tootsieden alındığını düşündüğüm filmdir.

    kemal sunal 'ın aktörlüğü elbette tartışılmaz ama bu filmde esas döktüren bittabi şeyhmuz (bkz: erdal özyağcılar) dır.

    erdal özyağcılar'ın kariyerinin en harika rolleri bu filmdeki şeyhmuz ve namusludaki üç kağıtçı kayınço rolüdür.
  • ataerkil ahlakla, geleneksel cinsiyet kodlarıyla hem çok örtük hem de çok görünür biçimde dalga geçebilmiş, çok cesur, muhteşem bir klasik. yeşilçam'ın büyüsü de burada, absürd ve groteskin dibine vurmuş bir filmi "bu film absürd" diye tanımlayamayacak bir kitlenin karşısına crossdressing gibi konvansiyonel olanın dik zıttını çıkarırsınız, seyirci yüzeydekine kahkahalarla güler ama en çok neyle dalga geçildiğinin farkında olmaz ve neticede çok şükür kan çıkmaz. ama seneler sonra bu filmi başka bir türkiye'nin başka kitleleri izlediğinde, içinde pek çok konuya ilişkin ibretler bulur.

    zamanının ötesi. kemal sunal çok ama çok çirkin bir kadına dönüşür ancak baktığımızda ataerki olanca kıroluğuyla ve sonradan görmeliğiyle temsil eden bir erkek sürüsü peşinden koşmağa başlar. homoseksüele ve travestiye tövbeyle salavatla yaklaşabilitesi bulunan, veya gizli eşcinselliği veya travesti fetişini mütemadiyen bastıran bu nevi erkeklerin, azıcık makiyajla nasıl ironi nesnesine dönüştüğü de ayrıca anlamlıdır. yeşilçam bu taktiği bir komedi öğesi olarak başka filmlerde de uygulamıştır (fıstık gibi maaşallah); ama şabaniye bilhassa crossdressing'i kan davası gibi bir hikayenin içine kendine has bir rüküşlükle karıştırmasıyla bence çok özel, çok takdire şayan.

    istediğim erkek dövmesini bilecek, sevmesini bilecek, kahraman olacak şeklinde bir söylemle, ataerke özenen, onun içinde yer bulmağa çalışan önyargılı bir çiğdem tunç'la dalgasını da ayrıca yine kadın kılığında dolaşan bir adama onu aşık ederek geçer. gazino seyircisi, sinema sektörü, herkes ama herkes hatta, bu ironiden payını alır. böylelikle şabaniye olmazı oldurarak, absürdü ve rüküşlüğü ve aşırılığı gözümüze sokarak kendi iç tutarlılığını, dilini ve komedisini yaratır ve muhtemelen bu yöntem şekspirden filanken, kemal'in rujlu dudaklarını yalayışında ortaya tuhaf bir yeşilçam sentez-estetiği örneği daha çıkmış olur.

    yine de şabaniye, bir zeki müren değil. şübhesiz zeki müren, muhteşem bir filmi ve onun estetiğini kendi gerçekliği olarak inatla, göze sokarak ama hepsinden önemlisi tüm bunlara tek bir itiraz işitmeden yaşadı.
  • şabaniye'nin ilk provasında, şabaniye'ye kenardan taktik veren adile naşit'in "kırıt biraz" dercesine yaptığı bir hareket var ki... allah'ım o yüz ifadesi. nur içinde yatasınız ikinizde...
  • bu filmin derinde başka konular anlatığını düşünüyordum. açtım sözlüğe baktım. allah hakkı için yanılmamışım: (#23880670)

    ataerkil düzen eleştirisi yanında, o günkü güncel olaylara da bir gönderme olduğunu düşünmekteyim. gazino patronunun şaban'a iş teklif ettiği sahne mesela. ne diyor orada rahmetli adile naşit:

    --- spoiler ---

    "şaban olarak kara topraklara gireceğine, şabaniye olarak yaşa."

    --- spoiler ---

    işte bu türkiye'nin son 34 yılının özetidir.

    türkiye, 12 eylül 1980'den beri kara toprakla korkutulup, aslında hiç olmadığı bir karaktere büründürüldü. türkiye şabaniye karakterinden çıkmak istedikçe "gazino patronları" imkanları önüne serdiler. ve türkiye gün geçtikçe nereden geldiğini ve kim olduğunu unutup tamamen bir şabaniye'ye dönüştü. sermayenin kölesi oldu.

    ama umudumuz henüz bitmedi. o saf delikanlı hala şabaniye'nin içinde... bir gün şabaniye'yi ve getirdiklerini bir kenara bırakıp özüne dönecek. inancım tam.
  • "varsın ölüm senden gelsin be gülüm, biz onu şerbet der içeriz" arabesk diyaloğuyla alkış tutmak istediğim yüce insan kemal sunal'ın adilem'le çevirdiği bir film.