şükela:  tümü | bugün
  • flamenko gitar üstadı, tremolo tekniğinin ve bulerias formunun babalarından kabul edilmektedir (geliştirmeden çok uygulama anlamında)
  • bazi eserleri calarken iki kisi caliyo sanilan insan ustu virtuoz..
  • sabicas (pamplona, 1912-1990): gerçek adı agustin castellon capos’dur. sabicas çok yetenekli ve istisna bir insandı. sadece onüç yaşına geldiğinde yeteneği çoğu insanı dehşete düşürdü. ramon montoya onun için daha çocukken gerçek bir yetenek demiştir. sabicas ismi ise kendisine çocukken kullandığı bir telaffuz yüzünden verilmiştir. ispanyolcada ‘habas’ yeşil fasulye demektir. sabicas çocukken yeşil fasulyeye ‘habicas’ diyordu. bu sonra sabicas’a ‘sabicas’ olarak bir isim olmuştur. agustin unutulmaz yenetek, besteci ve virtüözdür. sayısız kayıt yapmıştır. efsane kayıtları arasında ‘flamenco puro’ ve carmen amaya ile yaptığı kayıtlarıdır. bu kayıtları sadece bir mikrofonla kayıt alınmasına rağmen teknik aksaklıkları bir yana çok değerli kayıtlardır. sabicas kendisini hiçbir flamenko gitarist ile bağdaştırmaz. çünkü yaşamında kendisinin hiçbir zaman bir gitar hocası olmamıştır. flamenko gitar ile nasıl tanışıp nasıl öğrendiği halen merak konusudur. sabicas ispanya iç savaşı sırasında meksika’ya gitti ve uzun bir süre birdaha geri dönmedi. bu konu üzerinde neden böyle davrandığı bilinmemektedir. 1957’ den sonra amerika’ya gitmiştir. aslında bu durum flamenkonun dünyada tanınmasına bir vesile olmuştur. çünkü daha önce hiçbir şekilde flamenko gitar ispanya dışında çalınmamıştı.(alıntıdır)
  • öykü & berk gibi eline her gitar alanin gitar caldigini zannettigi bir ulkede taninmayan sanatci. televole izlemeye devam edin.
  • yillar onceden bitis cizgisini belirlemistir.

    http://www.youtube.com/watch?v=vj_v9hcq-re
  • günümüz flamenko gitaristleri, eserlerini çalmayı pek sevmez çünkü otantik flamenko, new flamenko'nun yanında biraz sönük ve sadece teknikten ibaret gibi kalır. oysa ki sabicas'ın eserleri oldukça geliştiricidir. grişa goryaçev gibi genç bir virtüöz, paco pena çaldığı gibi sabicas da çalarak bu noktaya gelmiştir.
  • sabicası dinlerken benim gibi müzikten ve gitardan pek de anlamayan bir zatın kendisini dinlemeye hakkı yok diye düşünürüm, bu düşünce beynimi tırmalar durur. bir arayış neticesinde değil de ceyhun polat'ın tavsiyesiyle dinlemiştim. sanki onu keşfedene kadar müziğin bir sürü gizli bölmesinden geçmiş olmam gerekiyormuş, onlarca gitaristi dinledikten sonra ulaşmam gerekiyormuş gibi hissederim. az biraz solo gitar dinleyip direkt ona ulaşmam rönesanstan sonra kilisenin aradan çıkması gibi, tanrıyla doğrudan iletişime girmişim gibi hissettiriyor. aradan cıkarttığım papazların korkusundan mıdır bilmiyorum başlarda utanarak, uzaktan uzağa dinliyordum. şimdilerdeyse yüksek sesle açıktan açığa dinler, gelene gidene dinletir oldum. geçen gün az kaldı, bir mekanda gitarına güvendiğim bir dostuma önerecektim. elime dizime dursun, söyleyemedim tabi. şimdi belki birkaç biranın etkisiyle hakkında entry giriyorum.