şükela:  tümü | bugün
  • askerlik sırasında yapılan şey.
  • gereginden fazla yapıldıgında kişinin ortadan çatlamasına neden olabilecek eylem. inatla karıştırılmaması gereken fiil.
    (bkz: sabir tasi)
    (bkz: sabrin sonu selamettir)*
  • (bkz: la havle)
  • çaylak moduna atıldığınızda yapılması gereken eylem
  • aşk suyuna batırılmış sünger gibi kalbim ve arttıkça içimde sen yaşam gücüm azalıyor sanki gitgide...sabretmek ve beklemek elimde kalan ve zaman geçtikçe alışmak "giden" e dönüşen ben kaybolurken ardında bıraktığı çaresiz izlerini silmeye...

    sabretmek öğretir insana etten kemikten yapılmış aciz bedenlerin nasıl taşa dönüştüğünü ve mutsuzluk yoğunlaştıkça içinde artan çekip gitme isteğini bastırmayı...tanıdıkça kendini ve büyüdükçe zaman denen boşluğa kendini bırakarak değil ama gerçekten hissettikçe aldığın yaşları beyninde ve kalbinde daha derinden geliyor sesi aslında hiç gerçek olmamış aşk zannedilen hüzünlü şarkıların...

    oyunundan korkmuyorum ve elindekini görüp artırıyorum ruhumu da koyup üzerine.her kaybedişin aslında biraz da kazanç olduğunu sabrettikçe anlıyorum...
  • çok uzun süre katlanmak durumunda olunduğunda, beyinde arıza yaratan, hayatın olmazsa olmazlarından biri.. çünkü bu konumda uzun süre bekleyen beyin, (özellikle kadın beyni) asla boş durmaz, olmadık saçmalıklar, normal şartlarda akla mantığa sığmayacak senaryolar kurgular.. bir de dişler için çok faydalı olduğunu söyleyemem, dişin mine tabakasında ciddi zararlara sebebiyet verir..
  • acı çektirir sabır. kalbini sıkıştırır, nefesini keser. yaşadıkça, bekledikçe sabredersin aslında. ilerisini düşünüp hayaller kurup yaşarsın. kendini avutur, belki de kandırırsın. sonunda da delirtir sabretmek seni. asla yapmayacağın şeyleri yapmaya başlarsın. buzdolabını temizler, kıyafetlerini ayırırsın tek tek. binlerce kez dinlediğin müzikleri dinler, filmleri izlersin. ve sonunda pes eder, sabredemezsin.

    hatalar yapmaya başlarsın. bazılarını dikkatsizlikten, bazılarını ise bilerek. hayatındaki o bekleyişe renk katmak için, sırf sabrediyor olmamak için. kendini sokaklara vurursun, "güçlüyüm" yalanları söylemeye başlayıp "sabret" diyenlere burun kıvırırsın. ama ne kadar kendini kandırmaya çalışsan da söylediğin bayat yalanlar, beklentilerini karşılamaz, beklediğin gelmez.

    geri dönersin, deli ve güçsüz bir şekilde. sırf sabredemediğinden yaptığın hataların telafisi yoktur ne yazık ki. bekleme sona erse de, bunlar sorun olur. bu sefer kabullenmek istemezsin yaptıklarını. saçma bahaneler uydurursun, ağlarsın, içersin, kusarsın, susarsın, sızarsın.

    sabretmek beklemektir, beklemekse yaşamak. sabredememek ise sadece intihar etmektir. bile bile ölüme gitmektir.
  • tez canlı insanlar için en zor şeylerden biri.
  • tahammul etmek ile karistirilmamasi gereken eylem.