şükela:  tümü | bugün
  • tesislere alınmayacağı, yemek bile verilmeyeceği şeklinde haberler yapılan futbolcu. hatta prandelli karşısına geçip hunharca gülerek et yiyip testideki suyu yere dökmüş, sabri'ye bir yudum vermemiş diyorlar.

    edit: hayır yemek verilmeyecek ne lan, kedi mi bu

    edit 2: arkaaşlar güzel bi sayfa açmış, beğenmeden geçmeyelim.

    https://www.facebook.com/lakinkioyledegildir
  • hakkında mesnetsizce iddialar ortaya atılan futbolcu. neymiş idmanlarda mancini'nin yardımcılarına doğru şut çekiyormuş. oğlum adamın doğal hali o. kaleye doğru vuramıyor ki.
  • maç esnasında muslera'nın suyunu içtiği için 10 dk sonra bir korner atışında spiker muslera'nın yedek kulübesinde su takviyesi yaptığını söyledi ve şaşırdı. ama ben şaşırmadım çünkü gördüm nando'nun suyunu içtiğini. oynamadığı yetmiyormuş gibi bir de oynayıp terleyenin suyunu içiyor faydasız.
  • yerde gol sevinci yaşamakta olan ve aralarında elano blumer, milan baros ve arda turan'ın da olduğu yaklaşık 40 milyon euro bonservis bedeline sahip grubun üstüne bildiğin uzun eşek oynar gibi atlayabilen futbolcu.
  • senelerdir yanlış ayağını kullanan reyiz.

    adam solakmış amk.
  • öyle bir bozuk saattir ki,tam da hoşlanılan kızın gelip saati sorduğu anda doğruyu göstermiştir...
    (bkz: 26 subat 2009 galatasaray bordeaux maci)
  • -son okuduğunuz kitap?
    -dostoyevski'den şut ve feza.
  • kadro dışı statüsü devam eden galatasaray futbolcusu. benim kendisiyle şöyle bir anım bulunmakta: sene 2009, aylardan şubat. hatta gün de vereyim: 25 şubat. o zamanlar fotoğrafçılığa merak saran bir arkadaşımla capacity avm'ye film izlemeye gitmiştik. neyse sinemadan çıktık, makine sürekli arkadaşın elinde falan, liseli liseli geziniyoruz ortalıkta. derken orta katta sabri sarıoğlu ile karşılaştık. şimdi olsa sadece sabri ile değil herhangi bir futbolcu ile fotoğraf çektirmeye pek yanaşmayacak olan ben, biraz da liseli detected edasında bir şevkle gidip fotoğraf çekinmek istedim; fakat bu tarz fotoğraf makinelerini az çok tanıyanlar bilir, bir amatör için makineyi optimum fotoğrafı çekecek şekilde ayarlamak baya problemli bir süreç. en azından birkaç günlüğüne.

    derken sabri isteğimizi kabul etti fotoğraf çekindik. hatta öyle bir durumun fitilini ateşledik ki o zamana kadar ortalıkta rahat rahat gezinen sabri, bizimle fotoğraf çektirdikten sonra başka bir dolu insanla daha fotoğraf çektirmek zorunda kaldı. dikkati adamın üzerine çektik yani. o esnada ben de çektiğimiz fotoğraflara bakıyorum. derken ne göreyim ? doğru tahmin: bütün fotoğraflar bulanık ve "ben şu kodumun aletini kullanmayı bilmeyen birinin elinden çıktım" diye bas bas bağırıyor. arkadaşa sert bir bakış fırlatarak utana sıkıla tekrar sabri'nin yanına gittim. "siktirin gidin başımdan kodumun yerinde sizle mi uğraşıcam amk liselileri" tarzında çıkıssa hakkı olan bir durum var ortada. abi dedim, çekindiğimiz ilk fotoğraflarda sorun oldu, tekrar çekinelim mi ? "tabi ki, ne demek" tarzında bir şeyler söyledi sabri. ben de o an hem beklediğimden daha kibar bir tepki almanın şaşkınlığı hem de ilk kez günlük hayatta bir galatasaray futbolcusu ile karşılaşıyor olmanın mutlu hisleriyle giderken, kendisine daha etkili bir biçimde mi teşekkür etmek istedim, o an tam ne geçti kafamdan bilmiyorum; ama omzuna hafifçesine dokunarak "abi yarın bordeaux'ya gol atacaksın" dedim. sonrasını ise zaten biliyorsunuz:

    (bkz: 26 şubat 2009 galatasaray bordeaux maçı)
  • tek başına kahvaltı yapıyormuş :( allahım ya ne kadar üzücü
    ulan adam ferrariye biniyor oturup kendi hâlinize ağlayın
  • penaltıda kaleyi tutturmuştur. kaleciyi hesap edemedi.