şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de sadece fırat ve dicle nehirlerinde yaşayan bir tatlı su balığıdır. ekonomik değeri yüksektir. daha önce israil'de de yetişen bu balık, domuz etinin haram kabul edilmesi nedeniyle alternatif arayan yahudiler tarafından tüketilmeye başlanmış ve sonrasında da kutsal kabul edilmiştir. bugün israil'de bulunmamaktadır.

    halfeti'ye yaptığımız gezi sırasında kendisi ve muazzam tadıyla tanıştık. lüfer ve kalkan dışında kalan deniz balıklarının bile pek çoğuna burun kıvıran biri olarak çekine çekine tadına baktığım bu tatlı su balığının lezzeti beni şaşırttı. bir tatlı su balığından beklenmeyecek derecede lezzetli, yağlı bir beyaz eti var. yolunuz fırat ve dicle havzasına düşerse ızgarada mutlaka deneyiniz.
  • (bkz: urfanın şahı)

    şöyle bir şey
  • halfeti'de şişini yapan yer çoktur, tadı efsanedir!
  • halfeti'de tavuk şiş gibi servis edilir. görüntüsü de zaten aynen tavuk şiş gibidir. tadı da benziyor tavuğa, ama yine de o balık aroması var tabi.

    kesinlikle muazzam bir tadı yoktur. 4 kişi bir porsiyonu tatmak için istedik kişi başı bir parça geldi, herkes birer lokma aldıktan sonra kendi parçasını bir diğerimize yedirmeye çalıştı. ha kötü mü, değil. ama "bir şabut olsa da yesek" denecek bir balık değil.

    deneyin, yemedik demezsiniz.
  • bildiğin tatlı su balığı, numarası yok, gidin alabalık yiyin
    erzincan yöresinde caner balığı deniyor yanılmıyorsam
    yamuluyorsam düzeltin
  • yemeyin yedirmeyin.
    antep ve urfaya yaptığımız gastronomi turunun son ayağı halfetiydi. burada şabut yeme gafletinde bulunduk. malesef bu gezi aklıma geldikçe bu leş. balığın tadı geliyor aklıma.

    kardeşim sen urfasın senin işin kebap ne işin olur balıkla işine bak sen.
    belki balığa da haksızlık ediyorumdur emin değilim, bir egeli ustanın elinden lezzetli olabilirdi belki. bildiğin mangalda tavuk pişirir gibi pişirmişlerdi.
  • urfa'da balık yeme gafletinde bulunmuş yazar beyanı. urfa'da gittin mi patlıcanlı kebap yiyeceksin, patlıcanı sevmem diyorsan ciğer yiyeceksin, ciğeri sevmem diyorsan kuzu şiş yiyeceksin, kırmızı eti yemem diyorsan tavuk şiş ye bari. ha onu da yemem diyorsan közlenmiş kırmızı biberi lavaşa sar ye kurtul. onu da yapmam diyorsan urfa'ya gitme arkadaşım yallah ege'ye ot yemeye
  • sümerli ludingirra'nın metinlerinden elde ettiğimiz bilgilere göre sümer mitolojisindeki tanrı enki, tüm kabartmalarda ve taş oymalarda balık olarak tasvir edilir ve bu balık fırat'ın en kıymetli balığı olan şabut balığıdır. aynı zamanda dicle'den de çıkar. karakteristik ve değerli olmasının en önemli sebebi fırat nehri'nden çıkan en büyük balık olmasıdır. ağırlığı 500-600 kg'a varan şabut balıkları mevcut.

    israil'de çok ciddi şekilde üretimi yapılır. çünkü israilliler'e domuz etinin haram kılınmasıyla bir arayışa geçmişler ve şabut balığını kendilerine kutsal görerek tüketmeye başlamışlar. bu yüzden ekonomik değeri çok yüksektir. halfeti'de suyun üzerindeki restoranlarda genellikle şişi yapılır ve oldukça lezzetlidir. ilkbahar aylarında gidenler bu lezzeti deneyebilir.
  • halfeti'ye gittiğim bir vakit ısrar üzerine denediğim fakat tadının çirkinliğinden yutamadığım balık.

    ya o nasıl korkunç bir tat, aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor.
    koca koca kuşbaşı parçalar halinde şişe dizip ızgarada pişirmişler, üstüne bir de içi kılçık kaynıyordu. fakat güzel diyen arkadaşların yazdıklarını okuyunca aynı şeyi mi yedik acaba diye şüpheye düşüyorum. belki fileto halinde, tereyağında sarımsakla filan marine edip pişirilse bu kadar çirkin olmaz.