şükela:  tümü | bugün
  • sac uzerinde ufak dogranmi$ et parcalarinin pi$irilip onunuze direk sac uzerinde sunuldugu bir yemek ce$idi.. ka$arli, fistikli gibi ilginc ce$itleri vardir hepsi de cok lezzetlidir.. hic bir zaman hayalkirikligina ugramadigim nadir yemek ce$itlerinden biri..
  • kamyoncu lokantalarının bir numaralı yemeğidir...ayrıca içine pilav da konularak servis yapılabilir...
  • turitsik yorelerde altinda kucuk bir gaz ocagiyla isitilarak servis edilir boylece musteri* bunun taze ve yeni isitildigini dusunur tabiki yaniliyordur.
    (bkz: turk akli)
  • kurban bayrami ritueli.. kimyonu eksik edilmeyesi sey.
    (bkz: kokusunda davet var)
  • dolapta kuşbaşı et bulunduysa; biraz domates, biber ve genişçe bir tava ile yapılabilecek harika yemek.

    ayçiçek yağını boca ettikten sonra etleri atıyoruz. ne kadar yağ katarsak o kadar sağlıksız, ne kadar sağlıksız o kadar lezzetli.

    etleri tavaya atmadan önce yıkadığımız için, üzerinde su zerrecikleri olan et parçaları kızgın yağ ile buluşunca etrafa yağ sıçratıyor. bu saatten sonra "mınaski" diyerekten hamamböceği gibi kaçışmaya gerek yok. etleri yüksekten bırakıp tavaya düşünceye kadar geçen sürede, mutfaktan kaçmak mümkün. şutuna güvenenler uzaktan da fırlatabilir. dirk nowitzki gibi oynadım bu gece. yüzde seksen ile isabet buldum. bu etler hafiften pembeleşince, ayrı bir yerde doğradığımız domates ve biberi tavaya atıyoruz. biraz karıştırdıktan sonra, tavanın üzerini kapatıp buharıyla pişmesi için kısık ateşe getiriyoruz. bu buharıyla pişsin furyası nereden dadandıysa, omleti bile kapatıyorum artık.

    mutfaktan hafif yanık kokuları geldiği an, götümüzü kaldırıp gidip ocağın altını kapatıyoruz. kapağın altından tek bir element olmuş domates-biber-et üçlüsü göz kırpıyor, buram buram kokuyor. işte saç kavurma yapmanın en önemli noktasına geldik sevgili buenos airesliler: bir anlık dalgınlık ile yemeğe hemen tezgahın üzerindeki prili boca etmiyoruz. burası önemli olduğu için tekrar ediyorum:

    prili saç kavurmanın üzerinde gezdirmiyoruz.

    gece 12 sularında, üzerinde pril gezdirilmiş sac kavurmanın geri dönüşü yok. recover my files'ı çalıştırdım, kavurmayı yine kurtaramadım. kimyasal bileşikleri ayrıştırmak için internetten yöntem okudum, prili yine ayrıştırmak nasip olmadı. yarın laboratuvara götüreceğim artık. gitti güzelim kavurma.

    dolapta stoklanmış olan pizza kraker ile zıkkımlanıp yazıyorum bu entryi. en azından dia'nın pizzasından daha çok pizzaya benziyor.

    hadi salatada gezdirsem neyse. off.
  • 2 haftada bir ruhumu ele geçiren, vücudumu istemsiz olarak et reyonuna götüren voodoo.

    işten eve gelirken, ne yesem de bu bitmek bilmez açlık dinse diye derin düşüncelere dalmıştım. ağaçları korumak için dikilen demir çubuktan son anda kurtuldum. bir gün çöp şiş gibi saplanacağım. hangi salak dikiyorsa artık bunları, mevkisinde ziyaret edip kafasına ferforje sehpa ile vurmak istiyorum.

    voodoo, birden geldi. sac kavurma yiyecektim.

    elin ingilizine his gelir, "dağlar beni çağırıyor" diye yollara vurur kendini; norveçlisine his gelir, teknesiyle kutuplara doğru yola çıkar; amerikalısına his gelir, matkapla gençleri deler; avusturalyalısına gelir, sırt çantasıyla dünyayı gezer. alemleri yaradan beni nasıl yarattıysa, sadece sac kavurma çağırıyor lan beni. ne ulvi bir görev, ne insanüstü varlıklar. varsa yoksa sac kavurma. hakkını yemeyim, çok severim. dalgınlığıma denk gelip bir denyoluk yapmazsam, çok da leziz yaparım hani. kendimi ödüllendirir, sonra nil timsahı gibi sindirmeye çalışırım 3 gün boyunca. bunlar hayatın içerisinde olan şeyler yattara, bunlar seni ve sarı saçlarını şaşırtmasın. sarı saçlarından sen suçlusun çünkü.

    neyse, kutsal kaos'a boyun eğip girdim, et reyonunun önündeyim. iyi bir sac kavurma, kuzu kuşbaşından olur. dana eti serttir, yumuşatana kadar kendine yabancılaşırsın. elinde dana eti, battaniyenin altında bekler bulursun kendini. etlerin efendisine yaklaşıp, kuzu isteğimi belirttim. "kuzum kalmadı, yarın gelecek kuzum" cevabı içimi burktu. sac kavurmanın temel yapıtaşını bulamadığım için değildi bu hüzün. adamın kuzu kuşbaşını, kuzum diye sahiplenmesiydi. bu bir sevgi olayıydı ercan. ve ben bu sevgiyi, alıp kızgın yağa atamazdım. domatesle biberle ateşin üzerinde çeviremezdim. hunhar gibi, vahşi gibi yiyemezdim adamın kuzuşunu.

    kutsal kaos'u reddettim, ve voodoo'yu başımdan defettim. bugün et yemeyecektim. sevenleri ayırmak bana yakışmazdı, marketten elimde bira stoğuyla çıktım. meze de vardı. duygusallığım geçene kadar hayvan yemek yoktu. bu belki bir hafta, belki iki hafta sürecekti. ama umurumda değildi, içimde bir şeyler sonsuza kadar değişmiş gibiyidi.

    değişmemiş. 30 metre ötede, ateşte dönen tavukları görünce, içimdeki vahşi ortaya çıktı yine. sadece mezeyle doyamazdım. bu iri cüsseyi humusla, vay efendim haydariyle oyalamazdım. voodoo peşimden eve girmesin, evin bereketi kaçmasın diye eldeki son tütsümü yaktım.

    ruhları defettim, tavuk soğumadan ben bir boğayım şunu. ulan iyice tırto bir adam oldum. neler oleyo?
  • tunceli yöresine ait mükemmel ötesi yemek. olsa da yesek.
  • bu yemeğin daha mükemmeli, tarafımdan şu şekilde yapılmaktadır:

    bir gün öncesinden et, soğuk suyla yıkandıktan sonra bir tencereye konur. etin üstü kapanana kadar sıvı yağ dökülür. daha sonra etin miktarına bağlı olarak bir veya iki çorba kaşığı yoğurt eklenir. tahta bir kaşıkla iyice karıştırılır. en nihayetinde kimyonu, karabiberi, kekiği, nanesi, kırmızı ve pul biberi ilave edilir. bunlar göz kararı ve baharatı ne kadar sevdiğinizle bağıntılı olarak konur ve tekrar karıştırılır. kimyon mümkün olduğunca fazladır. tuz kesinlikle konmaz. ertesi gün pişireceğiniz saate dek serin bir yerde veya buzdolabında muhafaza edilir. pişirmeden önce fazla olan yağın tamamı süzülür, üzerinde kalan yağ ve baharatla et kavrulur. tuz pişmeye yakın eklenir. istenirse domates ve biber de ilave edilebilir ama benim tercihim değildir. orta ateşte et suyunu salıp tekrar çekene kavrulur. şehriyesiz pilav, cacık ve kaşık salatası eşliğinde afiyetle yenir.
  • bu saatte sol frame'de gormenin hic hayirli olmadigi seydir.
  • yağlı olur, hatta yağdan olur. çocukluğunuzun yufka ekmeğine dürüm yaptığınız kurban bayramı yemeği de olabilir mutlu hatırlanan. bu yemeğe lezzet katan geçmiştir, ortamdır, insanlardır, sevgidir. et yoktur içinde, anı yaşamak, anı yaşarken zevk almak gibi çoğu kişinin unuttuğu, bir çoğunun asla tanımadığı güzel duygular tad verir...