şükela:  tümü | bugün
  • sony ve philips`in geli$tirdigi yeni audio cd kayit teknolojisi
    yakinda yani 1-2 sene icinde cok daha iyi ne oldugunu herkes bilip bunu kullanacak. elimiz mahkum
  • sacd müzik amaçlı olarak ortaya çıkmış bir veri saklama ortamıdır.
    yüksek yoğunluklu diskler kullanır. (cd ile aynı boyutta - uyumluluk için).
    hybrid sacd denen turleri normal cd playerlarda cd olarak da okunabilir.
    1 bit lik özel bir ses kodlama teknigi kullanır (bkz: dsd). pcme göre avantajlı olan bu teknik çok daha az adımda sesi çevirir.
    sony ve philips bunun cdnin bir devamı oldugunu belirtmiştir. bu sayede dunyada satılan her cdden telif hakkı aldıkları için buna da devam etmek istemektedirler.
    su an dvd audio ile kapısan sacd henuz zafer ilan edememistir fakat zafer yakın görünüyor.
  • sony sirketinin 2002de cikartigi yeni bir teknoloji. bildigimiz cd teknolojisi kullanan sistemin ses kalitesi zaten cok guzel sesi olan cdlerden cok daha ilerde. su anda sadece bu sirketin cikarttigi belli urunlerde dinlenebilen sistem ilerdeki yillarda oldukca populer olacak gibi gorunuyor.
  • 2 kattan oluşur. birinde pcm tabanlı 16 bit 44.1 khz bildiğimiz dandik cd datası vardır ki bu normal cd çalıcılarda da çalabilsin diye konmuştur. ikinci katmanda ise dsd formatında 24 bit 96 khz'lik iki adet mix bulunur. biri stereo diğeri ise surround'dur. eğer sacd çalarınız olduğu halde surround destekleyen bir sisteminiz yoksa stereo mixi dinlersiniz.
    ayrıca dsd datalar kopyalanamamaktadır. bu yüzden plak şirketleri bu teknolojiyi canı gönülden desteklemektedirler.
  • örnek olarak alınası ve dinlenesi bir albüm: (bkz: dark side of the moon)
    velakin 30. yılını da böylesi muhteşem bir teknoloji ile kutluyor o da... (bkz: yakışır)
  • 4 gb civarinda veri kapasitesine sahip, inanilmaz cdler.

    ne yazikki bilgisayarlarin dvd/cd drivelarinda okunamayan cd turudur. okunuyor ise de hybrid sacd dir ve normal cd kalitesinde ses verir.
  • en ufak stüdyo hatasını rahatlıkla duyabileceğiniz, inanılmaz kaliteli muzik cd si..
    örnek vermek gerekirse pink floyd - dark side of the moon albumunun sacd kaydını dinlerseniz, beatles grubunun ticket to ride parçasını, there is no dark side of the moon matter of fact it's all dark kapanı$ lafindan sonra duyabilirsiniz. iki grubun ayni studyoda* kayit yapması sonucu ve bir bant kaçağı olduğu tahmin edilen bu hata, cd den dinlenildiginde farkedilemez..
  • normal cd ile arasındaki esas can alıcı fark, 24 bit kullanması olan format.

    sample rate teorik olarak pek duyulabilecek bir fark getirmez: 44.1 khz'in ifade edebildiği en yüksek frekans 22050 hz iken (=44100/2), 96 khz'in ifade edebildiği en yüksek frekans 48000 hz'dir. yeni doğmuş bebek kulağı, o da optimum şartlarda, belki 20000 hz duyabilir, ötesini köpeklere ve yarasalara bırakıyoruz. 44.1 khz de zaten insan kulağının duyabileceği spektrumun ötesinde bir frekans olduğu için seçilmiş sunî bir sayıdır. ancak, zamanla, prodüksiyon esnasında eldeki "hammadde"yi işlerken, üst üste toplanan küçük hataların, duyulabilecek tarafa doğru kayması ihtimalini elimine etmek için daha yüksek (48, 88.2, 96 ve hatta 192 khz) sample rate'ler kullanılmaya başlamıştır. üretim esnasında işe bir katkısı olan yüksek sample rate'in son kullanıcıya faydası minimumdur, olup olmadığı hala tartışılmaktadır. zaten, bugün itibariyle, hala prodüksiyonların ağırlıklı bir bölümü 44.1 khz kaydedilmektedir, yani iyice yaygınlaştığı zaman da, 24bit 96 khz sacd'lerin bir kısmı, muhtemelen 44.1 olarak kaydedilmiş malzemenin sonradan 96'ya çevirilmesiyle elde edilmiş olacaktır. eldeki malzemenin kalitesine bir şey eklenmemiş, sadece formata uydurulmuş olacaktır. siyah-beyaz bir resmi, jpg'ye çevirmek gibi...

    öte yandan, kayıtta ve reprodüksiyonda (kayıdı çalma esnasında) kullanılan bit sayısı örneklemenin ifade edebildiği volüm farkına etki eder. 16 bit örneklemenin ifade edebildiği ses şiddeti basamakları 65,536 adet iken, 24 bit örneklemede 16,777,216 farklı ses şiddeti kayıt edilebilir ve çalınabilir. bu çok bariz ve en eğitilmemiş bir kulağın bile algılayabileceği bir farktır. hem müzik daha dinamik tınlar, hem de genel olarak ses daha berrak, daha temizdir. azalarak biten sesler (örneğin reverbler, yani "hamam efekti") 24 bitte çok daha yumuşakça sıfır noktasına inerken, 16 bitte azalır, azalır, şak diye biter (anlaşılması için biraz abartıyorum).

    24/96 audio kullanan dvd'lerin de normal cd'lere göre daha canlı, daha dinamik tınlamasının sebebi budur. 24bit üstü bir format son kullanıcı tarafında kullanılmaya başlanana kadar (sadece processing tarafında, cihazların içlerinde kullanılmaktadır), sacd ya da dvd audio arasında ortalama bir kullanıcıyı etkileyecek kadar bir fark olmayacaktır. hele ki, eldeki süper bir müzik seti ve dinlenen ortam akustik olarak düzenlenmiş bir yer değilse. o durumda da farkın nereden kaynaklandığı uzuuuuun bir zaman tartışılacaktır. o yüzden, sacd'nin uzun vadede tutacağı şüphelidir, hele artık çoğu kimsenin evinde bir dvd player ve surround sistem olmaya başladıktan sonra.
  • audio dvd leri dinleten pc lerde dinlenemeyen cd dir. boktandir o yuzdden.
  • michael jackson'ın thriller'ını bu formatta dinlerseniz, önünüzdeki bir hafta boyunca "thrilled" şekilde gezersiniz.