şükela:  tümü | bugün
  • oynama tarzına göre, ya canı sıkılan ya da kur yapan kadındır.
  • bir ihtimal, aynanın karsısına gecip, nasıl daha guzel olabileceği üzerine kafa yoran kadındır.
    (bkz: bir kadinin hazirlanip evden cikma suresi)
  • ne düşündüğünün farkında olmadan derin düşüncelere dalmış başka bi boyuta geçmiş olma olasılığı yüksek kadındır.
  • ciddi anlamda psikolojisi bozuk kadındır. aynı anda bacak bacak üstüne atmış ayağını sallıyordur. belki ağzında sakız da vardır. dalıp gitmiştir. o an kafasında dönen birbirinden farklı 300 tane konunun dışavurumu ile uğraş verirken yer yer saçmalama girişimleri de olur. görmezden de gelinmez. gıcık eder.

    (bkz: tik)
  • 5 adımda, saçıyla oynayan kadın:

    düşünen kadındır.
    takıntılı, eli boş durunca mutlaka saçıyla tırnağıyla falan oynayan kadındır.
    saçlarına dokunmayı seven kadındır.
    saçlarına dokunulmasını seven kadındır.
    saçıyla oynanmasını isteyen kadındır.
  • örneğin o anda evrim teorisini tartışmaya çok elverişsizdir. bir nevi prostrat olduğu doğum anına dönmüştür. salaktır hakkaten yani. yazınız.
  • saçıyla oynarken aradan kopan telini alıp tekrar kafasının üzerine koyan kadın tipidir. bende bunlardan bir tane var da ordan biliyorum*
  • bebeklikten kalma bir aliskanligi katir kadar olunca da surduren kadindir. bebek yada çocukken uykuya dalmadan önce saçıyla oynayan kişi, büyüdüğünde uykusu gelince saçıyla oynamaya baslayabilir yada başka biri saçıyla biri oynayınca -kucağına yatılan sevgili yada annane gibi- esnemeye başlayabilir. herşey mümkün.
  • hakkında bu kadar entry yazıldığını görünce bir daha saçıyla oynamayacak kadındır.
  • saçıyla oynadığı oyunun türüne göre dile dökülmesi gereken kadın...

    saçıyla saklambaç oynayan kadın:
    ne zaman üzülse, canı sıkılsa ya da "utangaç" hissetse güzel saçlarının ardına saklanıyor. elma dersen çıkmıyor, armut dersen daha da derinlere kaçıyor. hafif hüzünlü ve içe dönük. lütfen onu, sobelemeye kıyamayacak biri bulsun...

    saçıyla evcilik oynayan kadın:
    yalnız ya da mutsuz hissettiğinde, saçlarıyla daha farklı bir hayatın provasını yapıyor. onunla eşleşip "şimdi ben... mişim" diye başlayan cümleler kuruyor ve cümlelerin karşılıklarını saçında görüntüye döküyor.

    saçıyla poker oynayan kadın:
    bir yenilginin, büyük ve yeni bir kazanma ihtimalinin eşiğinde, riskli bir dönüm noktasında gibi hissettiğinde, önce saçında risk alıyor. tepeden tırnağa değiştiriyor. blöf yapmaktan, ne varsa ortaya sürmekten çekinmiyor. sırf bu fikrin heyecanı o kadar ilgilendiriyor ki onu, oynarken sonunda kazanmak ya da kaybetmek fazla umrunda olmuyor. taa ki eller açılana kadar.

    saçıyla satranç oynayan kadın:
    bazen saçının tüm unsurlarıyla simgelediği yanlarının, hayatta başına dert olan yanlar olduğunu düşünüyor. ve hafiflemek için önce saçına karşı kazanmaya karar veriyor. tüm taşlarını (dalgalar, kıvrımlar, kaküller v.s.) alıp, önce "şah", sonra "mat!" diyor ve ancak bu yorucu satrançtan kurtulunca, kısacık saçlarıyla huzurlu hissediyor kendini öteki oyunlarda.

    saçıyla borsada oynayan kadın:
    en büyük meselelerinden biri, cazibe borsasında kendi hisselerinin o gün ne kadar yükseldiği ya da düştüğü... ruh ya da bedene ait diğer şeyler gibi, esnek bir "manipülasyon" aracı olan saçını da hisselerini yükseltmek için kullanıyor.