şükela:  tümü | bugün
  • insanın kendi bilinçaltından şüphe etmesine neden olan rüyalardır. zira benim rüyalarım hep saçmadır ve nasıl bi bilinçaltım var anlamış değilim.

    mesela bir rüyamı paylaşayım.

    istanbul levent'ten tekirdağ'a kadar olan bir koşu yarışına nasıl olduysa dahil olmuşum. 3 yarışmacı var. biri benim öbürü bizim okuldan ulaş diye bir çocuk diğeri görünmez kedi. evet bu kısmı bende uyandıktan sonra çok düşündüm.fakat bir şey bulamadım. yarış başlıyo ve tekirdağa kadar koşuyoruz kesmiyo, terar levent'e gidiyoruz. ulaş birinci oluyor bende 2. ama görünmez kedi yarışta kayboluyo. eve dönerken iett otobüslerine biniyorum. o sırada yanıma o zamanlardan hoşlandığım eren adlı kişi oturuyor. yüzüne bakıyorum ama hiç bir şey demiyorum.

    onunla konuşsam mı konuşsam mı karar veremezken bir anda olabilicek en kötü şey oluyo. evet doğru tahmin ettiniz, bir saldırı. pkk lılar bir saldırı düzenliyorlar ama bu intihar saldırısı gibi ya da, bir binanın tepesinden herkesi silahla tarama gibi bir şey değil. yol, bildiğimiz asfalt, pkk nın saldırsı sonucu suya dönüşüyor ve biz batıyoruz. otobüsten bir tek ben çıkmayı başarıyorum. suyun yüzeyine çıkıp kaldırıma oturuyorum o sırada aklıma otobüste eşofmanlarımı, madalyamı ve telefonumu unuttuğum geliyor. tekrar dalıyorum o sırada bir bakıyorum eren orda camlara vuruyo. kapıyı açıyorum eşofmanlarımı ve diğer unuttuğum şeylerin olduğu torbayı alıyorum ve eren e "follow me!" diye sesleniyorum. ikmizi su yüzeyine çıkıyoruz ve kaldırımda biraz dinleniyoruz.

    daha sonra bizim eve gidiyoruz. kardeşim o sıralar 7 yaşında olmasına rağmen 12 yaşında gözüküyor ve britney spears hayranı olmuş. anneme biz geldik diye sesleniyorum annem de dayın yozgattan çiğ köfte yollamış diyo. eren de ben o zaman gidiyim diyo. bende git diyorum ve gidip çiğ köfte yiyorum

    nasıl bi anlamı var hiç bilmiyorum
  • insanı derinden etkileyen rüyalardır..

    ne alakaysa rüyamda kendimi t.erdoğan'la playstation oynarken gördüm..

    böğürerek uyandım rüyamdan 3 günde kendime zor geldim.

    tövbe tövbe...
  • bir bilim adamının romanını okurken görmüştüm bir tanesini, o dönem de tavan akıyor, sular seller götürüyor evi bildiğin.

    aşağıya bakıyorum, yatağımda uyuyan bedenimi görüyorum yukarı bakıyorum gökyüzü, böyle yıldızlardan bir yol önüme geliyor.

    o sırada "aha" diyorum çatı uçmuş sonunda, parası filan derken rüyada olduğumu anlıyorum. neyse, bir amca geliyor o yıldızlı yoldan;

    "sen mustafa inan'ı çok iyi biliyorsun ama o eşini* itü'lü bir hanımla aldatıyordu, hatta bir tane de çocuğu vardı o hanımdan."

    "ya amca sana ne bundan adamın akademik kariyeri sonuçta önemli olan" diyorum.

    "o zaman niye aile hayatını da yazmış oğuz atay?" diyor,

    cevab veremedim tabi, derken düşmeye başlıyorum, "bedenime çarptığımda uyanıcam" diyorum kendime, ama düşüş o kadar uzun oluyor ki "hasktr rüya değilmiydi lan yoksa" diye korkuyorum, tabi kalbim güm güm ataraktan uyanıyorum. sonraki üç gün boyunca mustafa inan'a kızıyorum, kütüphane'de* büstüne bakıp bakıp "çok ayıp etmişsin hoca" diyorum.

    dördüncü gün aklıma geliyor, sözlükten kitap hakkında yazılanları okurken kitabın jale inan sansürüne takıldığını okuduğum, bilinçaltımda jale inan'a kıl olduğum falan..
  • totomun rüyalarıma hükmettiğine artık emin olduğum rüyalardır. bildiğin 6 metrekare yorganla uyuyorum, bana mısın demiyor; bir yolunu bulup çıkıyor aradan. sonra sabaha kadar dans. özellikle dün, güne çok şaşaalı başladım, sağ olsun.
    önce odamdan niagara şelalesi eşliğinde iş yerine süzülüp, oradan orclarla çatı katında ebelemeç oynadım. mızıkçılık yaptıkları için anlaşamadık. neyse sonra daha önceden biriktirdiğim güvercinleri ipe dizdim*, taktım boynuma*. onlar boynumda civirdeşirken ben caka sattım. zavallılar açlıktan ölünce, koyup bir köşeye atladım mustang'ime* dağ tepe demeden uçarken kendimi bir ormanda buldum. arabam girmiş bir ağaca ama ben dışardayım. hala yaşıyor olduğuma sevinmekten çok, koç gibi mustang'imin o ezik büzük haline yandı içim. peki yoruldum mu? hayır tabii ki. şıp diye temizlenip stada* ışınlanlandım. beşiktaş - bişibişi maçında gkartaağll diye höykürürken bir yağuşuklu gördüm. gittim yanına bamm diye gömdüm kafasına sopayı. ikimiz de şaşkındık, aramızdaki elektriklenmenin aleyhime sonuçlanacağını sezip, büyük adımlarla oradan uzaklaşırken kolumun acısıyla sarsıldım. oda karanlık, ben yerde. eh bu kadar ekşına yakışır bir son oldu. son mu dedim? ne münasebet!
  • fransızca bir rüya gördüm. fransızca biliyorum diye nasıl sevindim anlatamam. neticede bir lisan bir insan, bir insan bir lisan. o sevinçle dörtköşe bir şekilde uyandım ama uyandıktan sonra bir daha fransızca konuşamadım.
    hala emin değilimin fransızca bilip bilmediğime. belki bilinç altımda fransızca biliyorumdur, olamaz mı?

    buda aramızda kalsın; bazen yataktan brekdans yaparak çıkmak istiyorum ama hiç brekdans bilmiyorum.
  • uyanınca insanın bir saniye içinde kendine gelip kahkahayı basmasına neden olan rüyalardır. bugüne kadar gördüğüm en saçma rüyayı üç gün önce gördüm, banyomuzda zenci çöpçü ve gayet de bıyıklı bi hayalet vardı. adam banyomuzu temizlerken annem onla muhabbet ediyordu, meğerse 70li yıllarda burada öldürülmüş. bana muhteşem bir takısız isim tamlaması yaptıran ve uyanınca dumurlar içinde bırakan bu rüyaya teşekkür ediyorum*
  • farklı çeşitleri olan rüyalardır. komik ve saçma, korkunç ve saçma, saçma ve saçma vs. ortaya karışık olanları tadından yenmez, günlerce adamın ebesini siker. mesela ben her ne hikmetse başaşağı uçan yolcu uçağında beni kovalayan pilottan kaçarken düşüp, etobur katil arılar tarfından canlı canlı sindirildiğimi görmüştüm. bacağımı bitirdi şerefsizler, tam hassas bölgelere yaklaşırlarken uyandım. bir hafta kendime gelemedim. bir de şunu düşünmek lazım, çok mantıklı tutarlı rüya diye birşey var mı ki zaten?
  • uyurken döt açılması sebebiyle görülen rüyalardır.
  • kirk hammet'in bize geldiği, ailecek oturup muhabbet ettiğimiz, dahası kendisinin göbekli ve dede hırkası giymiş biri olduğu, ailedeki herkesin adamla türkçe anlaşabildiği yalnızca benim ingilizce dil dökmek zorunda kaldığım, bir ara abimle babam adamı sıkıyor diye düşünerekten kendisini oteline götürme teklifinde bulunmam üzerine bana 'yok burası güzel ben burda kalıcam' diyerek babamın açıp yatak yaptığı kanepeye yattığı ve daha adamla aramızda bilimum gerzekçe muhabbet döndüğü bir rüya olsa gerek.
  • beni gecenin şu saatinde uyandıran rüyadır.

    hayır tamam uyanıyorum o sorun değil de hayrettin karaman nedir arkadaş ya !!1!

    uyandım uykum kaçtı. rüyamda 8 tane milletvekili adayım öldürüldü. uyuma türkiye diye bağırıyordu.
    böyle bir rüyayı gören bünye ne yapsın. te allah'ım ya hala gülüyorum. uykum kaçtı, nete sardım gece gece.