şükela:  tümü | bugün
  • sözlerini de yazayım tam olsun

    hey
    i’m your life
    i’m the one who takes you there
    hey
    i’m your life
    i’m the one who cares
    they
    they betray
    i’m your only true friend now
    they
    they’ll betray
    i’m forever there

    i’m your dream, make you real
    i’m your eyes when you must steal
    i’m your pain when you can’t feel
    sad but true

    i’m your dream, mind astray
    i’m your eyes while you’re away
    i’m your pain while you repay
    you know it’s sad but true

    you
    you’re my mask
    you’re my cover, my shelter
    you
    you’re my mask
    you’re the one who’s blamed
    do
    do my work
    do my dirty work, scapegoat
    do
    do my deeds
    for you’re the one who’s shamed

    i’m your dream, make you real
    i’m your eyes when you must steal
    i’m your pain when you can’t feel
    sad but true

    i’m your dream, mind astray
    i’m your eyes while you’re away
    i’m your pain while you repay
    you know it’s sad but true

    hate
    i’m your hate
    i’m your hate when you want love
    pay
    pay the price
    pay, for nothing’s fair

    hey
    i’m your life
    i’m the one who took you here
    hey
    i’m your life
    and i no longer care

    i’m your dream, make you real
    i’m your eyes when you must steal
    i’m your pain when you can’t feel
    sad but true

    i’m your truth, telling lies
    i’m your reasoned alibis
    i’m inside open your eyes
    i’m you

    sad but true
  • istanbul konseri mp3 kayıtlarında hetfield'ın şarkı başlamadan önce seyirciye söylettiği kısım sona erdiği vakit "you know it's sad but true" derken arkadan pat pat pat sesleri gelen şarkıdır. ben yaptım o sesleri demirlere vurarak. harika bi insanım en önde izledim konseri.
  • lars'ın şarkı içinde "aha şimdi bitiriyormuş gibi yapayım sonra yine başlıyormuş gibi gireyim biterken de tekrar başlayacakmış ve hiç bitmeyecek bir şarkıymış gibi dinleyeni delirteyim" şeklinde duygularla çaldığını düşündüğüm şarkıdır. keşke hiç bitmese hakikaten.
  • istanbul konseri mp3 kayıtlarında şarkının 2. saniyesi ile 3. saniyesi arasında bi lavuk "sed bat turruauaaaa" diye anırmaktadır. benim o. en önde izledim şerefsizim. yanımda da demirlere vuran biri vardı anlam veremedim.
  • lisede bi arkadaşımızın "self controoool" olarak söylediği şarkı. gitar eşliğinde bu şarkı söylenirken tam "sad but true" deneceği kısımda tüm sesler kesilirdi ve arkadaşımızın "self controooool" diye böğürmesiyle neşemiz yerine gelirdi. lisede oynanan basketbol maçlarında bu arkadaşımız oyuna girince veya sayı yapınca tribünler "self control" diye tezahürat yaparlardı.
  • insani sadizm duygulariyla bogan, ayriyeten "they'll betray, i'm forever there" gibi en baba arabesk $arkilarda bile bulunmayacak derecede arabesk bir söz içeren tapılası $arkı (bkz: gotunden din uydurmak)
  • parçanın kayıt aşamasında prodüktör bob rock '' metallicanın müzik kariyerindeki en iyi parça'' şeklinde yorumlarken , lars ulrich in ise '' 90ların kashmiri'' benzetmesini yaptığı güzel şarkı.
  • bazı kaynaklara göre uyuşturucu hakkında yazılmış parça, hatta dikkat* edilirse bizzat uyuşturucunun ağzından yazılmıştır.
  • uzun kilometreler sonrası tekrar sahibi olduğum bombastik müzik setinin içinde beni bekleyen cd'den seçtiğim ilk şarkı.
    on yıldır kısa süreli tatil ve bilumum bayram ziyaretleri için geldiğim anne evinde, kilerde bekleyen lise yıllarından kalma müzik setini odaya kurmak aklımın ucundan geçmemişti.
    ufak ufak kutuları açıp yerleşmeye başlarken zannediyorsam tek eksiğim müzikti. '' annneaaaaaa benim müzik setim nerdeeeaaaaaaaa!!! '' nezaketiyle sorduğum soru evde yankılanmaya devam ederken, orta yaş bunalımını ergenlik bunalımı addedip evine dönmek isteyen kızını halaylarla karşılayan baba beliriverdi elinde koca setinen, ''nereye kuracağıdık bağyan'' diye.
    on yıllık istanbullayfı* sığdırmaya çalıştığım odanın içinde bir köşe bulup ''çatalım yok ama iyiyimdir'' diyen eski tesisatçılardan kim kaldı babayla beraber kurduk seti.
    sidilerimi getirmemiş olduğumu akıl edemeyecek kadar meşgul ve very important bi person’dum dostum. o yüzden o koca seti kurduktan sonraki ilk cümlem lanet kıçımı bu beynim kadar ufak mevzuyu atladığım için tekmelemek istediğimle alakalı olmuştu. şaka lan, bayadır türktüm ve ''hay amına koyim'' dedim. çatalsız tesisatçı '' içinde cd unutacak kadar salaksındır sen '' cümlesini kurdu gibi ama zannetmiyorum, parası neyse verdiğim bi insan sonuçta, dememiştir.
    neyse, open'a basınca bir de ne göreyim greyt britanya halkı, vallahi de unutmuşum billahi de unutmuşum. içinde sad but true adlı bir şarkının bulunduğu bu ulvi albümü ölümüne saklamışım. siz cavırların play mahlasını taktığı oynat tuşuna basıverdim. volume denilen ayarı üçgen bir şema yerine dönen bir yuvarlakla kontrol eden bu insanüstü varlığa abandıkça abandım. ''pi yi üç al lan döndürürken'' diye yalvarttım.

    birazdan sahil kasabasının huzurunu skerek bozmak suçundan yargılanacağım davanın ilk duruşmasına sanık sıfatıyla katılacağım osman. peki bu benim sanık yerine sayıştaymışım gibi davranıp hakim amcalara biiirrr biiirr dertlerimi anlatmama engel olacak mı? nayn tabiy.