şükela:  tümü | bugün
  • bob dylan'in blonde on blonde'undan, modern bir the lady of shalott havasinda, huzun dolu, bitirmi$ bir $arki .

    *

    with your mercury mouth in the missionary times,
    and your eyes like smoke and your prayers like rhymes,
    and your silver cross, and your voice like chimes,
    oh, who among them do they think could bury you?
    with your pockets well protected at last,
    and your streetcar visions which you place on the grass,
    and your flesh like silk, and your face like glass,
    who among them do they think could carry you?
    sad-eyed lady of the lowlands,
    where the sad-eyed prophet says that no man comes,
    my warehouse eyes, my arabian drums,
    should i leave them by your gate,
    or, sad-eyed lady, should i wait?

    with your sheets like metal and your belt like lace,
    and your deck of cards missing the jack and the ace,
    and your basement clothes and your hollow face,
    who among them can think he could outguess you?
    with your silhouette when the sunlight dims
    into your eyes where the moonlight swims,
    and your match-book songs and your gypsy hymns,
    who among them would try to impress you?
    sad-eyed lady of the lowlands,
    where the sad-eyed prophet says that no man comes,
    my warehouse eyes, my arabian drums,
    should i leave them by your gate,
    or, sad-eyed lady, should i wait?

    the kings of tyrus with their convict list
    are waiting in line for their geranium kiss,
    and you wouldn't know it would happen like this,
    but who among them really wants just to kiss you?
    with your childhood flames on your midnight rug,
    and your spanish manners and your mother's drugs,
    and your cowboy mouth and your curfew plugs,
    who among them do you think could resist you?
    sad-eyed lady of the lowlands,
    where the sad-eyed prophet says that no man comes,
    my warehouse eyes, my arabian drums,
    should i leave them by your gate,
    or, sad-eyed lady, should i wait?

    oh, the farmers and the businessmen, they all did decide
    to show you the dead angels that they used to hide.
    but why did they pick you to sympathize with their side?
    oh, how could they ever mistake you?
    they wished you'd accepted the blame for the farm,
    but with the sea at your feet and the phony false alarm,
    and with the child of a hoodlum wrapped up in your arms,
    how could they ever, ever persuade you?
    sad-eyed lady of the lowlands,
    where the sad-eyed prophet says that no man comes,
    my warehouse eyes, my arabian drums,
    should i leave them by your gate,
    or, sad-eyed lady, should i wait?

    with your sheet-metal memory of cannery row,
    and your magazine-husband who one day just had to go,
    and your gentleness now, which you just can't help but show,
    who among them do you think would employ you?
    now you stand with your thief, you're on his parole
    with your holy medallion which your fingertips fold,
    and your saintlike face and your ghostlike soul,
    oh, who among them do you think could destroy you
    sad-eyed lady of the lowlands,
    where the sad-eyed prophet says that no man comes,
    my warehouse eyes, my arabian drums,
    should i leave them by your gate,
    or, sad-eyed lady, should i wait?

    *
  • (bkz: edie sedgwick)
  • marianne faithful a yazildigina dair rivayetler bulunan $arki.
    (bkz: roll)
  • efendim bob dylan'in sara'da ifsa ettigi gibi karisi sara icin yazdigi sarki.

    stayin' up for days in the chelsea hotel,
    writin' "sad eyed lady of the lowlands" for you.
  • dylan'ın sara lownds için yazmış olduğu akıllara ziyan nerdeyse 12 dakkalık balad.

    ayrıca son kıta'da geçen magazine-husband sara'nın eski kocası playboy fotografcısı hans lownds'a göndermedir.
  • dylanin insani yormayan, uzmeyen, co$turmayan, ziplatmayan, kizdirmayan, ama yine de son derece sakin bir $ekilde mutlu eden $arkisidir.
  • zamanında, ileride çekmeyi hayal ettiğim filmin açılış sahnesi için düşünüyordum kendisini. ama bu şekilde bir fikir sahibiyken wes anderson ile tanışmamıştım. artık düşünüyorum da tam da bir wes anderson filminde kullanılacak şarkı bu.
  • kırların üzgün gözlü hanımı

    misyonerlik zamanlarından kalma civa ağzın
    ve gözlerin duman gibi ve şiirsel yakarışların
    ve gümüş haçın ve zili andıran sesinle
    içlerinde hangisinin seni gizleyebileceğini düşünebilirler?
    en azından korunaklı ceplerin
    ve tramvay düşlerin çayırlara yerleştirdiğin
    içlerinde hangisinin seni taşıyabileceğini düşünebilirler?
    üzgün gözlü peygamberin, hiçbir adamın
    gelmeyeceğini söylediği kırların
    üzgün gözlü hanımı
    içi boş gözlerimi ve arap davullarımı
    kapına bırakmalı mıyım?
    ya da üzgün gözlü hanımefendi, beklemeli miyim?

    metal gibi çarşafların ve bağ gibi kemerin
    valesini ve asını kaybetmiş kart desten
    ve bodrum giysilerin ve boş yüzünle
    içlerinden hangisinin seni mağlup edebileceğini düşünülebilir?
    ve silüetin, soluk gün ışığı
    içinde ay ışığının yüzdüğü gözlerine vurduğunda
    ve kitap gibi şarkıların ve çingene ilahilerin
    içlerinden hangisi seni etkilemeye çalışabilir?
    üzgün gözlü peygamberin, hiçbir adamın
    gelmeyeceğini söylediği kırların
    üzgün gözlü hanımı
    içi boş gözlerimi ve arap davullarımı
    kapına bırakmalı mıyım?
    ya da üzgün gözlü hanımefendi, beklemeli miyim?

    ellerinde suçlu listeleriyle tyrus kralları
    sardunya öpücükleriyle seni öpmek için sırada beklemekte.
    sen ise bilemezdin bunun böyle olacağını
    fakat içlerinden hangisi gerçekten seni öpmek istemekte?
    geceyarısı kilimleri üzerinde çocukluk ateşlerin
    ve ispanyol tarzın ve annenin ilaçları
    ve kovboy ağzın ve dışarı çıkış yasağı ilanların
    içlerinden hangisinin sana direnebileceğini düşünüyorsun?
    üzgün gözlü peygamberin, hiçbir adamın
    gelmeyeceğini söylediği kırların
    üzgün gözlü hanımı
    içi boş gözlerimi ve arap davullarımı
    kapına bırakmalı mıyım?
    ya da üzgün gözlü hanımefendi, beklemeli miyim?

    çiftçiler ve işadamları, hepsi de karar verdiler
    bir zamanlar senden sakladıkları ölü melekleri sana göstermeye
    fakat niçin seni seçtiler duygularını paylaşmak için?
    seni bir başkasıyla nasıl karıştırabildiler?
    çiftlik için yaptıkları suçlamayı kabul etmeni istediler
    fakat ayaklarında deniz ve sahte tehlike işaretiyle
    ve kollarına sarılmış serseri bir çocukla
    seni nasıl ama nasıl inandırabilirlerdi?
    üzgün gözlü peygamberin, hiçbir adamın
    gelmeyeceğini söylediği kırların
    üzgün gözlü hanımı
    içi boş gözlerimi ve arap davullarımı
    kapına koymalı mıyım?
    ya da üzgün gözlü hanımefendi, beklemeli miyim?

    cannery row’un metal katmanlı anısı
    bir gün gitmek zorunda kalan magazinci kocan,
    ve şimdi göstermekten kendini alamadığın nezaketinle,
    içlerinden hangisinin seni oyalayacağını düşünüyorsun?
    yanında duran hırsız, sana söz vermiş
    ve yüzük parmağındaki kutsal madalyon
    ve azizelere benzeyen yüzün ve hayaletimsi ruhunla
    içlerinden hangisinin seni yok edeceğini düşünüyorsun?
    üzgün gözlü peygamberin, hiçbir adamın
    gelmeyeceğini söylediği kırların
    üzgün gözlü hanımı
    içi boş gözlerimi ve arap davullarımı
    kapına koymalı mıyım?
    ya da üzgün gözlü hanımefendi, beklemeli miyim?