şükela:  tümü | bugün
  • eco'dan gülün adı, foucault sarkacı, ortaçagı düşlemek
    giovanni papini'den "kaçan ayna"; g g marquez'den kolera günlerinde aşk gibi kitapları türkçeye kazandıran çevirmen.
    "uçan kaçan sözcüklerin ardında bir çevirmenin güncesi" ve "gelgitler" kitaplarının yazarı.
  • cevirdigi kitabi okurken hic de "yabanci dilde yazilip da turkce' ye cevrilmis kitabi okuyorum" hissine kapilmadiginiz, dilin tadina vardiran cevirmen.
  • belçikalı büyük tarihçi henri pirenne'nin, kendi alanında bir klasik kabul edilen önemli çalışması "ortaçağ kentleri kökenleri ve ticaretin canlanması"nı türkçeye kazandırmış önemli çevirmen. ben dost kitabevinin babil kitaplığı'ndan çıkan, papini'nin "kaçan ayna"sını da çok severim ki, çevireninin şadan karadeniz olmasının da bunda son derece önemli bir payı vardır muhakkak. bundan başkaca, şu anda elimde tutmakta olduğum deneme kitabı "ölümsüz adagio'lar"ın da müellifidir bu beyefendi ayrıca. ve fakat naçizane ifade etmek zorundayım ki, maalesef, başkalarının yazdıklarını türkçe'de söyleme hususunda, kendi deneyimlerini aktarmada olduğundan daha ustadır. (görüyorsunuz, içimden gelmiyor kendisi hakkında kötü konuşmak; dilim dolaştı da doğru düzgün kuramadım cümlecağızımı)

    edit: sevgili "yok" kardeşimizin ikazını gözden ırak tutmamak gerekir: kendisi bey değil; hanımefendi imiş. "yok"a nazarınızda teşekkür etmeyi bir borç bilirim ki; o işgüzarlık ettiğini düşünüyordu.
    hmm. denemeleri'ni neden sevemediğimi de şimdi çok daha iyi anlıyorum.
    (bkz: cinsiyetçi miyim, neyim)
  • bildigi dillere son derece hakim, cok tatli telaffuzu olan ve her yasta herkesle sohbet edebilecek bir hanimefendi. karsisina oturup o berrak, seffaf gozlerinde anlattigi her duyguyu, her aniyi gormek zamanin nasil gectigini unutturur, dinledikce dinlersiniz, o da hic itirazsiz bunu bilirmiscesine anlattikca anlatir. prensiplerine bagli bir insandir.
    kizkardesi de hukuk profesorudur.
    (bkz: ozcan karadeniz)
    (bkz: ozcan celebican)
  • foucault sarkacının sonunda sondeyiş başlığı ile aşağıdaki teşekkür metnini yazmış olan çevirmen.

    "beni insanoğlunun düşünce serüveninin kökenlerine götüren umberto eco'ya, yardımlarını esirgemeyen mina urgan, fatma mansur coşar, ve engin uzmen'e, yardımın da ötesinde, çeviri süresince gönülgücümü sürekli olarak yüksek tutmaya çalışan güney gönenç ile giovanni scognamillo'ya gönül borcumu özellikle dile getirmek isterim."
  • cevirilerinde her kelimenin mumkun mertebe turkcesini kullanmasiyla daha cok begendigim cevirmen. davetli yerine cagrili, bakir/e yerine erden, heykel (gerci burdan bakinca turkce gorunuyo bu da ama) yerine yontu gibi.

    hani bu kelimeleri pek kullanmiyoruz, dile yerlesmis karsiliklarinin kullanilmasini cok yadirgayamiyorum ama gorev diyecekken misyon, nufus diyecekken populasyon, gerceklestirme diyecekken realizasyon, hareket diyecekken aksiyon falan diyenlere cok sinirleniyorum. hepsini ion tion ve ationlar gotursun istiyorum frankofon diyarlara.
  • can yayinlar'indan cikan kolera gunleri'nde ask kitabinin tercumesinde kullandigi turkce'de bir gariplik sezdigim, sanki bizim olmayan, baska bir dil ve kulturden odunc alinmis gibi kokan bir turkce'yle kitabi tercume etmis olan cevirmen. insaat muhendisi anlamina gelen 'civil engineer'i 'sivil mimar', kullanilisina gore 'adlandirmak/ad koymak' anlamina gelen 'to baptize' kelimesini de 'vaftiz etmek' olarak cevirerek beni sasirtmistir kendileri.

    aklima gelmeyen daha bircok ceviri hatasi buldugum kitabi aslinin harika oldugunu hayal ederek okudum. tabi sadan hanim'in kendisini bir cevirmen olarak genelleme yaparak degil, salt bu cevirisini elestirebilirim, cunku okudugum tek cevirisi bu ;)
  • (bkz: il pendolo di foucault/@grizabella)
    (bkz: il pendolo di foucault/@dilemma of subscribtionability).

    yukarıdakiler meramımı anlatmaya yetmediyse diye şöyle içten ve derinden bir de oooofffff demek istiyorum. içim sıkılıyor da adını görüp çevirilerini aklıma getirince.
  • kolera günlerinde aşk çevirisini okurken çağrılı da ne ola ki kardeş davetli dururken ne bu ısrar dememe sebep olmuş, erdenlik ile dumura uğramama sebep olmuş çevirmendir. güzel türkçemizi bozmayalım anakonulu bu komik ısrarla kitabın içine etmiş olduğunun farkında da değildir çok büyük ihtimalle...
  • cevirdigi foucault sarkacı ile çeviri dalında ödüllendirilmiş çeviri insanı