• astsubay okulunun birinde asteğmen olarak askerliğimi yapıyordum bir zamanlar. okul, meslek yüksek okulu gibi. 1. ve 2. sınıflar var. devrecilik burada da var tabii. 2. sınıflar eziyorlar 1. sınıfları. gırgır daşşak geçiyorlar adamlarla. geldi bir tanesi şikayet ediyor bana 2. sınıfları, sitem ediyor:

    + komutanım, bunlar bizi rencide ediyorlar hep'

    - ne yapıyorlar, hayırdır?

    + kampa gittik geçen gün, eğitimdeydik. geldiler yanımıza ağaca çıkma teklifi edin dediler. arkadaşlar falan etti. sıra bana geldi, ben de ettim. doğru dürüst et lan dedi bir tanesi. romantik ol dediler. neyse ağaca söyledim bir şeyler işte. tam bitiriyordum diğeri gelip ''lan o benim sevgilim şerefsiz'' deyip enseme vurdu.

    - ?!?!

    çocuğun yanında gülemedim ayıp olmasın diye. ama ne zaman aklıma gelse, bu piçliğe güler dururum. tamam ben bi ayar vericem zaten onlara dedim. sırtını sıvazladım arkadaşın. amk piçi, bak yine güldürdü akşam akşam.
  • (bkz: sarılma cezası)
    iki acemi asker haftasonu kafasını doğuda çizdirmiş bir nöb ast subayın nöbetinde öğle yemeğinde kavga etti. kavga tüm bölüğe yayılda boru değil 500 kişi ler yaklaşık takımın biri 120 kişi civarı bir takım kendi için bir birine girdi. biz ustalar ayıralım derken yaralananlarımız oldu. ben elimi bile sürmedim. sikimde olmaz acemi ha bi kişiye 10 kişi dalar araya girerim ama kavga edenlerden biri façalaı bi sayko diğeri sivilde torbacı. neyse bizim sayko komutan geldi kavgayı başlatan iki gerizekalıyı tespit etti yaklaşık yarım saat nutuk eşliğinde dövdü. yumruk yok yumruk atsa öldürür herifin göbeği var ama her omuzu kafam kadar. çocukların ağzından burnundan kan akmaya başladı. her cimleden sonra bir iki tane yapıştırıyor böyle bir yarım saat düşün. bizde yemekhanenin önünde sıradayız yemeğe girecez giremiyoruz. yarım saat sonunda iki çocuğu "sarıl!" emri verdi "öyle değil karına sarılır gibi o kafa o omuzdan atlayacak sarıl laaaaan!" başlarına da bi nöbetçi dikti biz yemeğegirdik (yarım saat) yemek yedi tüm bölük (en az bi saat) yeniden sıraya toplanıldı komutan beklendi (yarım saat) komutan bir yarım saaat daha nutuk attı. ne etti? 2.,5 saat sarılı kaldı lan çocuklar sayko tipli façalı olan ağladı :))))) heee komutan niye böyle saykoya bağlamış kısaca söyleyeyim bundan 5 sene önce bu adamın nöbetinin olduğu haftasonu askerler kavga ediyor kavga sırasında çocuklardan birinin kafası kalddırımın kenarına çarpmış çocuk felç olmuş boyundan aşası gitmiş ve o çocuğu dövenler tespit edilememiş. hiç bi it ortaya çıkmamış ben dövdüm diye. kimse de kimseyi ispiyonlamamış. çocuğun ailesine bu komutan hesap vermek zorunda kalmış mahkemeler falan. ... o yüzden adamın nöbetinde kavga edip karşısına çıkarsan kimin haklı olduğuna bakmıyordu her iki tarafı da çok fena dövüyordu. (bkz: manisa) (bkz: alaşehir)
  • mutfakta telefonla uğraşırken üstteğmen'in kendine çay doldurup gitmesi.
  • pisuvarda akan ince suda diş fırçalayan insan. yanındaki pisuvara işerken bide bana çömelmiş poziyonunda ayıplar gibi bakması. lavaboya işiyorum sandı puşt. öğrettik doğruyu içler rahat.
  • kısa dönem askerlerinin bolca olduğu bir taburda acemi birliğindeydim, yaklaşık 2000 civarı kısa dönem asker vardı. 2. 3. gün falan, yine günde 10 kere çıktığımız içtimalardan birinde, nöbetçi astsubay, toplanan askerlere dedi ki;

    - gençler aranızda bilgisayar mühendisi olanlar kimler??

    bi anda 10 - 15 kişi el kaldırdı ve öne çıktı, bunları topladılar götürdüler, bizi de her zamanki gbi eğitime götürdüler. aramızda şöyle konuşuyoruz;

    + vay amk adamlar yırttı lan ne güzel masa başı rahat rahat eğitim olmadan bi görev verecekler, ulan keşke bilgisayar mühendisi olsaydım.

    sonra saat 22.00 gibi bunlar topluca bölüklere geri geldiler, bi baktık adamlar terden su gibi olmuşlar, ölüyolar yorgunluktan, biz de bi elimizde kahve bi elimizde sigara kenarda keyif yapıyoruz. sorduk bunlara;

    + kardeş naaptınız?

    - amk yaaa, bütün gün bilgisayar ve bilgisayar masası taşıdık, başka da bi bok yapmadık. adamlar da gülerek çay içerek bizi izlediler.

    vay anasını demiştim, gerçekten anlattıkları gibi varmış, ondan sonra salak taklidi yaptığım günler başlamıştı.
  • adamların tuvalet duvarlarına bokuyla şafak atması :)
  • ağaca çıkmayacağım, çıkarsam düşmeyeceğim, düşersem sakatlanmayacağım.
    arkadaşıma tabldot tepsisi fırlatmayacağım.
    prize metal cisim sokmayacağım.
    vs. diye emir tebliğ ettirmek.
  • tabur koğuşunun tuvaletini tıkayan şeyin 17 adet bixi mermisi çıkması...
    sonrasında bir kaç gün sonra yapılan eğitim atışı sonrası eksik iki kovan için güneşin altında define avına çıkmak...
    izli mermi ile yapılan btr atışı sonrası çıkan ufak çaplı arazi yangınını söndürmek için seferberlik ilanı sonrasında alayın itfaiye aracının alayın en uzak noktasındaki bir bölüğün binasının temizlenmesi için suyunun tamamının duvarlara ve çatıya sıkılması neticesinde bitmiş olduğunun öğrenilmesi.
    atış alanına ambulansla mühimmat getirmek, atışta sakatlanan askerin btr ile tahliye edilmesi.
    her atış öncesi eğitimde acemi erlere tüfeği seri atış yaptırmamaları konusunda 3er 5er defa uyarıp her defasında birinin bunu becermesi...
    kendi önündeki numaralı hedef yerine sağındaki solundaki hedefe atan erler...
    gece intikalinde tüfeğini dinlenme esnasında bırakan erin bunu bir saat sonra hatırlaması ve akabince gelişen olaylar...

    gibi gibi gibi...
  • nöbet kulübesinin 30 m. ilerisindeki 5 torba çimentonun başına nöbetçi dikmek. nöbet sırası gelen bir askerin çimentoları kulübenin önüne taşıyarak gidip yatması ve akabinde böyle bir nöbet noktasına gerek kalmaması.
  • kısa dönem asker: gomutanım bütün gün yürümekten pişik olduk, napalım?
    komutan: o sorunu ben çözdüm koçum, tanga giyin.
hesabın var mı? giriş yap