şükela:  tümü | bugün
  • çogu insanın sözlükte takılmasının temel sebeplerinden biri. hayatta bişeyleri çok garip bulup, bi tek ben miyim buna takılan diye gelip başka insanların bu konuda neler yazdıgını okumak ya da bi film izleyip, bi kitap okuyup, ilgili başlıkta benden başka böyle hisseden var mı acaba diye bakmak gibi.
  • bu hisse çok ciddi manada inanırım ben işin kötüsü. kimseyle paylaşmam, paylaşınca anlamazlar diye düşünürüm. bazen anlarlar evet ama bazen de anlamazlar. ne tuhaf.
  • dejavunun ikinci dereceden akrabası. bukowski'nin de bir kitabının ismi bir tek ben miyim böyle yaşayan'dır.
    yakınlarda bitirdiğim the gun seller * kitabından bir alıntı ile:

    "parasızlığa alışıktım ve işsizliğin ne demek olduğunu çok iyi biliyordum. sevdiğim kadınlar tarafından terk edilmişliğim vardı, zamanında çok şiddetli diş ağrıları da çektim ama nasıl oluyorsa bunların hiçbiri bütün dünyanın sana karşı olduğu duygusuyla yarışamıyor."
  • berbere bir türlü laf anlatamadığını kabullenerek, eve gelip saça makasla son bir ayar vermek.

    bunu ne zaman yaşasam ortaya çıkan his.
  • böyle bir hissiniz varsa cevabı belli olan histir. hayır sadece sana olmuyor.
  • yeni bir sey ogreniyorken kafanin acayip dagilmasi ve puzzlein hic bir parcasini birbirine baglayamama hissi.
  • (bkz: pos cihazı fişinin sıra sana geldiğinde bitmesi)

    ekşi sözlük sağ olsun, yersiz olduğunu defalarca kere gördüğüm his.. hiçbir şey sadece sana olmuyor gerçekten..
  • aklın ve vicdanın kaldırabileceğinden fazla trajediyle yüklenmesi sonucu anlamsızca komedi eşiğine kayma.
    üzerinden zaman geçtiği takdirde makul karşılanabilecek bu geçişin günümüz türkiye'sinde anlık olması.

    az kaldı trolleyecem bütün başlıkları o kadar neşeliyim yani. ilginç..
  • hediye alıp hediye verirken utanma mahçup olma. haftaya kendi doktoruma hediye alacam nasıl vereceğim konusunda bir fikrim yok masasına atıp kaçsam mı bilmiyorum *.
  • saate bakıldığı anda bazen saniye çubuğunun bir saniye geri gitmesi.