şükela:  tümü | bugün
  • üst not: şehir üzerinden duyar kasmak mı? metni okumadan yorum yapılıyor sanırım. ayrıca üzgünüm ama "duyar kasma" fiilinin tam karşılığını bilemiyorum. burada kastedilen durum türkiye'nin hemen tüm illeri afet riskiyle karşı karşıyayken bütün ilgiyi tek yöne toplayarak olası bir felaket için yeterli önlem ve kamuoyunun oluşturulmuyor olması. örneklemede verdiğim üzere aydın'da 1899'da atina rasathanesinden alınan verilere göre 8.9-9.1 arası bir deprem gerçekleşmiş ve bu depremin üzerinden 120 yıl geçti. söz konusu hat üzerindeki fayın bugün 7.5'in üzerinde deprem üretme olasılığı çok yüksek, şehir tamamen jeotermal santraller ve kontrolsüz doğalgaz hatları üzerinde, alüvyal arazide kurulu. kentin ana yerleşim alanında tek bir güvenli kayaç alan yok ve ne yazık ki yetersiz kamuoyu şehirleşmenin hala aynı alanlarda yoğunlaşmasının, kentsel dönüşüm adı altında saçma bir yenilemenin tek sebebi. aydın örneği üzerinden gidiyorum, yapılan araştırmalara göre aydın halkının büyük çoğunluğu 1899 depremini de, üzerine oturduğu fay hatlarını da, doğalgaz ve jeotermalin olası afet anında oluşturabileceği riskleri de bilmiyor. çünkü sadece istanbul'u izliyoruz haberlerde. istanbul'un az etkilendiği 1999 depreminin türk ekonomisine açtığı zarar 50 milyar doların üzerinde. zira sakarya ve izmit'te ekonomik açıdan katma değer sunan şehirler. duruma sadece en büyük ekonomi, en fazla nüfus ekseninde bakmak hatalı. evet haklısınız ki zaten belirttim ki allah korusun olası istanbul depremi her açıdan çok daha büyük bir kaybı getirir ancak diğerlerini de kaldırabilecek ekonomik bir tabanımız yok ne yazık ki. benim söylemeye çalıştığım şu ki; sadece istanbul değil, tek tek bütün riskli bölgeler sürekli olarak gündemde tutulursa ancak belli bir bilinç düzeyine erişebiliriz. eleştirdiğim de bunun tam tersinin gerçekleşiyor olmasına yönelik. duyar kasmak mı? onu siz gençler biliyorsunuz. ben korkudan sadece kendimi kasıyorum.

    bir süredir artık gerçekten üzen durumdur. bursa sallanır, medyada manşet: “istanbul’da deprem”, yalova sallanır, “istanbul’da panik”, izmit, sakarya, adapazarı, edirne farketmez hepsinde durum budur. bir de üstüne twitter vs. geçmişolsunistanbul hashtagleri. bu gözler 6.7’lik bodrum depremi sonrası tv’de “istanbul bundan etkilenir mi?” başlıklı program gördü ve maalesef bu neye benziyor biliyor musunuz? düşünün eviniz yanıyor, sokağa çıkmış, endişeyle olan biteni izliyorsunuz. millet elinde tencereler, battaniyeler, döşeklerle karşı komşunuza geçmiş olsuna gelip sizin suratınıza bile bakmıyor.
    deprem sadece istanbul’un değil, türkiye’nin bir gerçeği. amk araplarından yüzeyde ne çekiyorsak, litosfer altında da plakalarından muzdaripiz. elbette iatanbul en kalabalık şehrimiz, aynı zamanda türk ekonomisinin başkenti, allah muhafaza beklenen bir deprem çok büyük kayıplar verdirebilir ancak böyle böyle diğer alanları yok sayarak nereye kadar gidebiliriz? sadece erzincan ve aydında 9 şiddetinde deprem yaratabilecek diri faylar varken, sürekli istanbul’u mu konuşmalıyız yoksa depremi memleket meselesi haline mi getirmeliyiz?
    istanbul üzerinden gündeme geliyor daha ne istiyorsun diyeceklere afad’ın son diri fay haritasına bakmalarını şimdiden tavsiye ediyorum.
  • o kadar önemseniyor ki muazzam önlemler alındı dedirten söylem. kuru goy goy sadece. tüm sorumlular ekmeğinde, basına da malzeme.
  • en çok kayıbın beklendiği, en yıkıcı olacak olan depremin istanbulda beklendiğinden dolayı olmasın sakın?
    al arkadaşım al bu deprem senin olsun ağlama.
  • çünkü 80 ili toparlayacak bir istanbul varken istanbul’a bir şey olduğunda onu toparlayacak başka bir şehir yok. bari deprem işinde sidik yarıştırmayalım yahu.
  • malum, istanbul ülke nüfusunun beşte biri, ülke ekonomisinin ise üçte biri olan bir ülkecik esasında. şehri gelecek 10-20 yıl içinde vuracağı düşünülen 7 üstü deprem elbette ülkeyi en çok meşgul edecek olanı. ha meşgul ediyor da noluyor derseniz haklısınız, aynen devam hiçbir esaslı önlem alınmıyor.

    arkadaşın dediğine de katılıyorum, deprem bir ülke meselesi haline getirilmelidir. tabi istanbul'dan başlayarak*
  • istanbul'da gerçekleşecek büyük bir deprem, diğer illerde gerçekleşecek bir depreme göre belki de 100 kat daha fazla insanın hayatını etkileyecektir. hal böyleyken gayet normaldir.
  • ya arkadas lokasyon konusunda duyar kasmak nedir amk.
    alın bütün faylar depremler sizin olsun meraklısı degiliz.
  • nüfusun beşte birinin burada yaşaması olabilir mi? fabrikaların, endüstriyel tesislerin, finans merkezlerinin ve iş gücünün neredeyse tamamının burada olması olabilir mi? daha iyi yaşamak umuduyla bu bok varmış gibi bu şehire koşan insanlar yüzünden şehrin çarpık kentleşmeyle, betonla, çürük binalarla dolu olması olabilir mi? bu kent o büyüklükte bir depremle yıkılırsa taaaaaa ardahandaki adamın bile bundan zarar görecek olması ve sağ kalırsak götümüzü toplamamızın yıllar süreceği olabilir mi? ve bütün bunlara rağmen devletin 20 yıldır alın terimizi, emeğimizi bizden çatır çatır alması ama buna karşı gerekli önlemleri almaması ve burada yaşayanların özellikle fakir ve orta kesimin çaresizlik içinde kurbanlık koyun gibi kaderine terk edilmiş olması olabilir mi?