şükela:  tümü | bugün
  • tazesinden bir dethkrüsh parçası. gönül isterdi ki sözlerini de yazayım; fakat her zamanki gibi şiddet ve pornografik unsurlar içerdiğinden pek mümkün değil bu.
  • belcim bilgin ve ibrahim celikkol'un oynayacagi 7 şubat 2014 tarihinde vizyona girecek olan hakan yonat filmi.
  • belçim bilgin ve ibrahim çelikkol'un oynadığı, 2011 yapımı olması gereken bir kore filminin "uyarlaması" diyeyim ben siz anlayın.
    http://img690.imageshack.us/img690/696/p33h.jpg
    http://www.youtube.com/watch?v=9p-iu9yhdme
  • (bkz: sadece esn)
  • soundtrack'ini şebnem keskin'in seslendirdiği film. çok iyi bi sesi var bu kızın, bir şarkısın sen yarışmasından bu yana baya mesafe katetmiş, kendini geliştirmiş ve güzelleşmiştir.

    filmin uyarlama olduğu açık zaten, vizyona da 14 mart 2014 tarihinde girecektir, izleyip göreceğiz.

    bu da soundtrack
  • kore yapımı only you' dan ''uyarlanmış'' film de sahneleri kopyala yapıştır olmuş. zaten orjinali gerçeküstü sahnelere sahip en azından onların bir kısmı eksik kalabilirdi. yine de uyarlanacak bir senaryo varsa bu konuda doğru tercih. orjinaline açık ara fark atacak kadar da iyi oyunculara sahip yada orjinali berbat oyunculara.
  • yine bir belçim bilgin vakası. neyse belki bu filmden sonra gider oto tamirciliği falan yapar. belli mi olur bence daha başarılı olur.

    çin'den sonra en çok replika bizde var sanırım.
  • ilk yarısı insana çok bir şey hissettirmeyen; ama ikinci yarısını kalbiniz çarparak izleyebileceğiniz bir film. belçim bilgin'in oyunculuğu ise her zamankinden farklı değil.
  • gittim, izledim, pişmanım.

    belçim bilgin'in rol yapamaması mı dersiniz, diyalogların saçmalığı/olmamışlığı mı, klişenin tavan yapması mı... ne derseniz deyin. orijinalini izlemedim, izlemeyi de düşünmüyorum. boşa giden vaktime acıdım. lönk diye kızla oğlanı tanıştırıp bodoslama giriş yapıp, sahicilikten yoksun zorlama diyaloglarla filmi ilerletip en hüzünlü olmayı iddia ettiği sahnelerde acı acı gülmeme neden olmuş filmdir. neden mi acı acı güldüm? oyunculardan izleyiciye bir türlü geçmeyen duyguya, diyalogların yapaylığına, söylenen sözlerin verilen cevapların olmamışlığına, bir sonraki sahnenin tahmin edilebilirliğine, "ulan bu kadar da olmaz artık, yuh" dedirten ve yeşilçam'a taş çıkartan klişelere acı acı güldüm. gülmemiz istenen yerlerde gülemeyişime, ağlamaktan geberelim istenen yerlerde kahkaha atma isteğimi bastırmak zorunda oluşuma acı acı güldüm.

    filmin benim için olabilecek tek artısı ibrahim çelikkol'un yakışıklılığını seyretmekti. amaaaa;

    --- spoiler ---

    beyaz don

    --- spoiler ---

    işte orada koyverdim kendimi ve bi küçük kahkaha attım.

    bir daha da bile bile lades deyip belçim bilgin filmine gidersem o olsun. müstahak bana.