şükela:  tümü | bugün
  • türkiye cumhuriyeti cumhuriyet senatosu başkani

    görev süresi: 27.10.1981 - 4.12.1983

    ord.prof.dr. sadi irmak 1904'de seydişehir'de doğdu. bir süre hukuk fakültesine devam ettiyse de 1924'de devletçe berlin'e gönderildi. orada tıp ve biyoloji öğrenimi yaptı ve 1929'da hekim oldu. yurda dönünce bir süre gazi eğitim enstitüsünde öğretmenlik ve ankara hükümet tabipliği yaptı.

    932'de istanbul üniversitesi tıp fakültesinde doçentlik sınavını kazandı.1939'da profesörlüğe yükseldi.1943'te konya milletvekili seçildi. 1945-1948 yılları arasında çalışma bakanlığı yaptı. 1950'de münih, daha sonra istanbul tıp fakültesinde akademik hayatını sürdürdü. 1974'de kontenjan senatörü seçildi. 17 kasım 1974-31 mart 1975 arasında başbakanlık yaptı.12 eylül 1980 harekatından sonra danışma meclisi üyesi oldu ve bu meclisin başkanlığına seçildi. ord. prof. dr. sadi irmak milli ve uluslararası önemli tıp derneklerine üyedir. başta tıp olmak üzere çeşitli konularda özgün eserleri ve çevirileri vardır.
    (bkz: copy paste in ustasiyim gozlerinin hastasiyim)(bkz: ukte doldurdum basim goge erdi)

    ayrıca güvenoyu alamamış ilk başbakanımızdır kendisi sanırım
  • 12 mart askeri döneminde başbakanlık yapmış.
    kadife eldivenli demir yumruk politikası uygulamış.
    bu nedenle o dönem özellikle devrimcilerin tepkisini çekmiş bir politikacıydı.
    daha sonraki yıllarda bir siyasi suikastte öldürüldü.
  • kasım 1974-mart 1975 tarihleri arasında 38.hükümetin başbakanlığını yapmıştır.
  • koruturk tarafindan kendisine kurdurulan azinlik hukumeti, meclisten guvenoyu alamamis [bildigim kadariyla] tek hukumettir. meclisteki partiler, disaridan kurdurulan bu hukumete uye vermemisler, sonucta bu durum ortaya cikmistir..
  • (bkz: ercan ırmak)
  • istanbul tıp fakültesi temel tıp bilimleri binasına ismi verilmiş bilim adamı.
  • aceleciliği sebebiyle kendisine "acul sadi" lakabı takılmıştı.
  • tıp biliminde uzmanlaşmış olmasına karşın edebiyatla da yakinen ilgilenmiş şahsiyet.. goethe'nin faust'unu türkçe'ye çevirmiş, başına goethe ile ilgili şahsi bir değerlendirme yazısı yazmıştır. kitabı 1960 yılında istanbulkitabevi ahmed said matbaasında bastırmıştır.üslubunda osmanlıca'dan türkçe'ye nasıl geçildiği açık bir şekilde müşahede edilir. faust hakkında "kainatın romanı" diyerek abartılı bir tanımlamada bulunmuş, fuzuli'nin, abdülhak hamit'in, yunus emre'nin, shakespeare'in faust'un içinde bulunduğunu iddia etmiş,bizi de"yok artık, sen git ilaçlarınla, bitkilerinle, hayvanlarınla uğraş.bu işler sana göre değil babalık!" demek zorunda bırakmıştır. yine de okunmaya değerdir tabi,işin içinde goethe'nin hatrı var...
  • iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı olarak kendisini tanımlar.

    istanbul üniversitesi'nde öğrenci olduğu sıralarda, okul duvarında bir ilan görür:
    avrupa'ya talebe yollanacaktır.
    ülke yıkık dökük, her yer virane, lozan yeni imzalanmış, bu durumda avrupa'ya talebe... lüks gibi gelen bir şey...
    ama bir şansını denemek ister. 150 kişi içinden 11 kişi seçilir ve isminin yanına atatürk, "berlin üniversitesi'ne gitsin." diye yazmıştır.
    vakit gelir ve sirkeci garında kafası karışık bi şekilde beklemektedir.
    gitsem mi, kalsam mı? beni orada unuturlar mı? para yollarlar mı?diye derin düşüncelere dalar ve
    tam gitmemeye karar verdiği anda, geri döndüğü sırada bir post müvezzi ismini çağırır.
    mahmut sadi! mahmut sadi! bir telgrafın var.
    benim der.
    telgrafi açar, aynen şunlar yazmaktadır:
    sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.
    imza: mustafa kemal
    okuyunca düşündüklerinden olağanüstü utanır . şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme der.
    düşünür :1923'te o kadar kişinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?
    çok başarılı olur. ülkesine alev olarak döner. önce istanbul üniversitesi genel ve beşeri fizyoloji enstitüsü'nü kurar.
    kürsü başkanı olur. daha sonra ülkenin başbakanlığını yapar.
    bu kim midir
    bu sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı ord. prof. dr. sadi irmak'tır.
  • 1973 seçimleriyle yenilenen parlamentodan çıkan ecevit-erbakan (chp-msp) koalisyonunun dağılması sonrasında, yeni hükümeti kurmakla görevlendirildiğinde 1960 anayasasının iki meclisli parlamentosunda, cumhurbaşkanı kontenjanı senatörüdür. kendisini, bu göreve taşıyan erk ise, bugün 38nci yılını dolduran darbeci 12 mart muhtırası’nın komuta konseyidir darbecilerin son bir gayretle başbakanlığında oluşturmaya çalıştıkları “partiler üstü” görünümlü kontenjan senatörleri ve “sivil” darbe destekçisi teknokratlardan oluşan kabine, parlamentodan güvenoyu alamamıştır.

    tanık olanlar anlatıyor, bu sürecin ilk işareti, 4 aralık 1975’de sadi irmak’ın, büyük amfide sbf’ne hitabı sırasında, orada bulunanların protestoları olmuştur. yoğun protestoya rağmen, bu yumuşak başlı tonton kişilik, geldiği gibi, değişen ruh halini göstermemeye gayret ettiği sıkıntılı bir sükunetle ayrılmıştır.

    güven oylaması öncesi parlamentodaki kararsız milletvekillerini etkileyen bu protestoda, darbe sonrası tekrar yükselen toplumsal muhalefete paralel giden öğrenci duyarlılığı kadar, darbecilerin son bir hamleyle yerine getirmek istedikleri bu operet hükümetine karşı ecevit’in, öğrenci ve öğretim üyeleriyle birlikte ve sıkça o günler mülkiye’nin yemekçisi çağdaş lokantası’ndaki görüntüsü de belirleyici olmuştur.
    *
    siyasi tarihimizin darbeler döneminin başlangıcında etkin görev almış “sivil” görünümlü bu figürü, bugünde bu vesileyle hatırlanmadan olmazdı.