şükela:  tümü | bugün soru sor
  • adini marquis de sade'den alan, siddet yoluyla elde edilen uyarilmayi tatmin olmak icin kullanmanin aliskanlik haline getirilmesi diye de tabir edilebilen psikolojik rahatsizlik. (bkz: sade)
  • (bkz: quills)
  • marquis şöyle açıklar ona atfedilen düşünceyi: kadınların (her nedense sadece kadınları ele almış) zevk alıp almadıklarını anlamak çok zor, yanılmak her zaman olası. halbuki insan etkisinin tepksini arzuluyor. acı ise gizlenmez etki ne kadarsa tepki o kadar çıkar ortaya.

    bunun gibi bi şeyler demiş işte...
  • her insanın az yada çok içinde bulunan ama dışarıya çok fazla vurmadıkları bir istek
  • tersi mazosizm dir.
  • "sadizm illa kadin doven, cocuk doven eli kirbacli sadizm degildir.tinsel gadarlik denilen $ey bir insani kucuk du$urme arzusu,fiziksel sadizmden cok daha yaygindir. bir bakima cok daha pistir.namert bir i$tir,cunku sadistin kendisini gizlemesine yarar. cunku sonucta kaba kuvvet degil de, nihayet bir kelime, bir soru, akil kari$tiran bir tabir,bir gulus kullanilmistir.sadist herzaman kivirtabilir. ne ki, psi$ik aci, en az fiziki aci kadar, hatta ondan daha cok zedeler. etkileri daha uzun surelidir"
    (alev alatli, viva la muerte)
  • seksle bagdaslatirilsada aslinda daha cok kisinin kendi dunyasiyla alakalidir .
    kisi mazosist se kendine karsi sadist olmasida mumkundur bu iki tanim genelde beraber zikredilir. ne kadar sadistsin kendine karsi mazosist misin nesin gibi cumleler arka arkaya kurulur.
    bunun icine de ceza girer..cezalandirma yontemleri sadizm in eglence cemberi icindedir
    (bkz: mazosist/@asfaltina)
    (bkz: ruh mazosisti)
  • varlığını aşırı dozda hisset(tir)me dürtüsü.
  • acı vermekten haz duymak. karşıdaki kişinin çektiği acıları mutluluk ve tatmin aracı olarak görmek. her insan biraz sadisttir. ne kadar gelişirse gelişsin, ne kadar çağdaşlaşırsa çağdaşlaşsın yine de hep bir hayvansal içgüdü öylece durur içinde. bundan sıyrılmak mümkün değildir. aslında önemli olan sadistik içgüdülerin oluşumudur .çünkü her insan bir cani yada bir seri katil olamaz; ama her insan bir cani yada bir seri katil potansiyeline sahiptir.

    bazı ussal ve tinsel fenomenler sonucunda sadist duygular ya silikleşir ya da iyice etkinleşir. bunun yanı sıra sadist eğilimlerin gerçekleşmesinde en önemli unsurlardan birisi de karşıdaki kişiye karşı hissedilen karmaşık duyguların derinliliğidir. herkes bir sadisti tatmin etmeyebilir. sadistin tatmin olmasında karşısındaki kişinin kim oluşunun da önemi yasdınmamalıdır.
  • -çoğu zaman: ball gagler, kırbaçlar, bondage, pissing, uzuun sivri topuklu ayakkabılar, buttpluglar v..s..: porno endüstrisi ve underground kulüpler sadizmi belli bi ürün/hizmete (whopper menü misali..) dönüştürmekte uzuun zamandır: aşırı abartı, hatta groteskliğe varan bi tiyatrallikse, bunun değişmez bi parçası olmuş durumda: çıplak el ve uzuvlarla icra edilip, daha minimal takılma olanakları varken..
    gerçi, sadistik eylemlerin anlatılışında bi mit unsuru var: 'bu' eylemler, gerçekleştirilmiş olsalar dahi, muğlak bi tarafı da, bünyelerinde ister istemez taşıyorlar: bu, sade'dan önce de böyleydi, sade'dan sonra da böyle kaldı.. sebebiyse, basit gibi: sadizm, normal karşılanmıyor: insanların ortak bilincine, yüzyıllardır öyle bi işlenmiş ki, sadistik eylemlerde bulunmayı geçtim, bundan zevk alanlardan nefret etmek gerektiğini düşünüyor insanlar..
    sadizm'in "neden??" sorusunu da, iki farklı kutup cevaplıyor sanki..

    i) sadizm'in bi nedeni vardır: aklıma ilk, takashi miike güzellemesi odishon geliyor: sonn derece uysal olan hanımkızımız, evlendiği adamı işkence ritüeline kurban etmeye kalkıyor: bundan haz duymuyor, çünkü, geçmişinde buna benzer travmalar yaşadı.. o, intikamını alıyor: takashi miike, aslında bu yönden ilginç bi figür: koroshiya 1'deki ya da, gokudo kyofu dai-gekijo gozu'da da şiddetin nedenini diil de, kendisini didiklemekteydi, ayrı-
    ayrı bi çözümleme yapmak gerekiyor, burası onun yeri diil..

    sonra misal, seri katillerin psikolojik çözümlemeleri: seri katil külliyatının enn bi öenmli kaynakları, biyografiler/otobiyografilerde filan, katilin çocukluklarında yaşadıkları travmalar özel bi önem taşır (ya da atfedilir..) bunda sebep, bu katillerin, şiddeti, tecavüzü, öldürmeyi, adeta ebeveynlerinden/yakın akraba ve çevrelerinden intikam almak için uyguladıkları yönünde bi fikir birliği vardır: heinz kohut'un sadizm için söylediği "özünde narsisistik yaralanmayı telafi etme çabasıdır.." tanım-önermesi de, bu düşünceyi destekler..

    ii) sadizmin bi nedeni yoktur: tamm olarak sadistik sayılmasa da, izlediğim ilk nedensiz şiddet, bunuel'in en engel exterminador filmindeydi: sade'ın yazdıkları, roman polanski'nin nedensiz şiddet brifleri, haneke'nin yabancılaşmayı merkeze alan anlatıları, öylesine çekilmiş s&m hard pornolar ya da snuffa yakınsayan grafik şiddetleriyle s/exploitation filmler filan: sadizm için illa bi neden aramamaktadır: dahası, illa bi açıklamaya ihtiyaç da yoktur: zira, melanie klein, insanın doğuştan gelen bi saldırganlık eğilimi olduğunu söyler..

    bi de tabii, ayrılmaz bi ekürisi var sadizmin: mazoşizm: özezerlik olarak karşılık üretmiş tdk: bu birbirinden ayırmanın pek de mümkün olmadığı iki ruh hali, aynı kişide aynı anda bulunur; ancak, savunma mekanizması olarak splittingi kullanan bünyeler; hayatlarında başkalarına karşı sadistik bi tutum takınırken, yatakta acı çekmek isteyen biri, birisi olabilmektedir: sinemada muhteşem bi örneği erika kohut karakteriyken, gerçek hayatta karşımıza albert fish çıkar: öldürdüğü insanlara yaptığı eziyetler kadar, kendine acı çektirdiği ritüellleriyle de ünlüdür..

    yatakta bu tür eğilimlerden hoşlandığını açıklamakta bazen sıkıntı yaşansa da, s&m, cinsel birlikteliğin tadı ve de tuzu olmaktadır, sadistik dürtülerle barışmak gerek..