*

şükela:  tümü | bugün
  • top gun'dan cok once goksel arsoy'un ba$rolunu oynadigi, turk hava kuvvetleri ve pilotlarimiz merkezinde bir macera hikayesini anlatan, sonralari bari$ta sava$anlar dizisinin ilham aldigi, siyah beyaz halit refig filmi.
    film zamani icin cok buyuk gi$e yapmi$tir. bu filmin gosteriminden sonra hava kuvvetleri'ne yapilan pilot ba$vurulari yanli$ hatirlamiyorsam 4-5 kat artmi$tir.
    filmde hava kuvvetlerinin o donem kullandigi f 100 super sabre ucaklarinin guzel goruntuleri vardir. film, hava kuvvetleri ile turk halkini kayna$tiran ve yakinla$tiran, havaciligi genclerimize sevdiren bir yapim olarak ye$ilcam tarihinde yer alir.
    filmde, enteresan bir not olarak, o donem ustegmen olan, daha sonralari orgeneral olarak hava kuvvetleri komutanligi yapacak ahmet corekci'nin de, goksel arsoy'un pilot arkada$larindan birisi olarak yardimci oyunculugu vardir.
  • bu filmden akıllarda (en azından benimkinde) kalan bir sahnede göksel arsoy abimiz bir kıza sevdalı idi ve babasından istemişti...babası -her türk filminde olduğu gibi- damat adayını terslemiş, ileri geri bir iki laf etmiş, göksel abimizin cevabı ise "karşınızda şerefli türk ordusunun bir subayı durmaktadır, sözlerinize dikkat ediniz" olmuştu...adamcağız ne ordu hakkında bir şey demişti ne de adamın subaylığından konuşmuştu (geçmiş gün aklımda yanlış kalmış olabilir ama)...ne diye öylesi bir diyalog yazma ihtiyacı duymuştu senarist, hala anlaşılmış değildir...
  • iki kadin** ve bir adamli bir filmdir... adam isine hastadir... iki kadin da adama hastadir... adam ise sadece esmer olana... ama sarisin olani* arkadas olarak sevmektedir* ve meslekdaslardir yani onu anlamaktadir... esmer kadin adama ya isin ya ben der yani onu anlamamaktadir, iki secenekli bir soruda erkek her zamanki gibi kadin icin en kotu olani secer... esmer bozulur... adama sarisina yonelecek gibi olur... ama son anda esmer devreye girer...ok der...isin de senin olsun ben de... sarisin yuce bir insan ayrica pilotlarin koruyucu melegi-ya da sans tam olarak hatirlamiyorum- oldugu icin ikisi adina da sevinir... kamera yukselir... ucaklar, sema vs.
  • 1962 yılında, içindeki uçak düşme sahnelerinin gençleri askerlikten soğutacağı gerekçesiyle sansür kurulunca yasaklanan, ancak hava kuvvetlerinin izin vermesi sonucu gösterime giren film.*
  • yanlış hatırlamıyorsam bazı sahneleri bandırma'da çekilmiş olan bir filmdir.
  • fahrettin cüreklibatur'un keşfedilerek cüneyt arkın yapılmasına ön ayak olan film diye de bilinir... babamın dediğine göre bir nesli fena halde etkilemiştir.
  • derler ki, tümü eskişehir'de çekilen ilk sinema filmi budur.
  • filmde, bir t-33'le çekilen müthiş bir alçak uçuş sahnesi vardır.
  • yıl: 1963..
    hani bugün “eskişehir film platformu oldu” diyoruz ya..
    belki o günlerde atılmıştı temeli..
    ticaret lisesi’nin orta kısmındayız..
    “şehitlikte film çevriliyormuş” diye duyunca dersten kaçıp koşmuştuk..
    gerçekten kamerayı ilk kez orada gördük..
    o günlerin unutulmaz jönü..
    “göksel arsoy’u da...”
    filmin adı: “şafak bekçileri”ydi..
    diğer rollerde “leyla sayar ve ekrem bora” vardı..
    “göksel arsoy”, hava üssü’nde çekilen sahnelerde de yer almış..
    jet’e bindirmişler..
    ama milletin ağzı sakız değildi ki, ne söylentiler yayılmıştı!..
    “göksel abi çok korkmuş...”
    yerde çekildiği halde jet’in içinde renk beniz gitmiş..
    ama filmi izleyince hayran kalmıştık kendisine..
    gerçek bir kahraman gibiydi..
    “demek rolünü çok iyi oynamıştı!..”
    ****
    bu filmin bir başka özelliği de vardı..
    “leyla sayar”, çekimler sırasında eskişehir’de asteğmen doktor olarak görev yapan “fahrettin cüreklibatur”u görünce hayran kalır..
    alıp onu istanbul’a götürür..
    ve de büyük bir aktörü yaratır:
    “cüneyt arkın..”
    onun da ne filmlerini izledik..
    kahramanlık filmlerinde bir-kaç kez attan düştüğünü duyduk.. sonunda öğrenmiş, at cambazı olmuştu..
    “ne de olsa cüreklibatur..”
    “ethem abi” ile bunları konuşurken sinemanın büyük sanat olduğunu bir kez daha vurguladık..
    gerçek yaşamda da..
    film çevirmek hiç de kolay değil...
    “kahraman olabilmek de!..”

    sakarya gazetesi-önder baloğlu.29.06.2010