şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir zamanlar fenerbahce de mutlu bir futbol hayatı sürerken parma macında kendi kalesine gol attıgı için gözden düsen ve oradan istanbulspor'a gelen bu kardes, dünkü istanbulspor macında kendine yapılan tezahuratlara dayanamıyarak kendi kalesine gol atarak borcunu ödemis ve kadıköyden mutlu bir sekilde ayrılmıstır.
  • vanspordan gelen bu oyuncu*, saffet sancakli ile oynadigi donemlerde k.* saffet adini almi$tir.
  • aykut kocamanin istifasi uzerine basin toplantisinda aglamis ici disi bir futbolcu.
  • dünkü basın toplantısında ağladığını gördüğümde tüylerim diken oldu. 1-2 gün önce "benzin param yoksa, top gol olmuş bana ne" diyerek durumun vahametini belli etmiş kişi. yazık ki çok yazık...
  • bütün kötü şartlara rağmen takımın başında kaptan olarak çıkıp bütün topçuları bir arada tutan kişilikli futbolcu
  • günümüz türk futbolunun belkide en şahsiyetli, en delikanlı futbolcusu..
  • hey gidi hey... ali şen'in, "dünya çapında bir libero alacağız" diyerek vefa küçük ve ekibiyle dünyanın dört bir yanında futbolcu arayışları, ne yazık ki, prensipte anlaşmalar, masaya oturmalardan öteye gidememişti. renklere bağlanamayan güney amerikalı oyuncuların camiada yarattığı hayalkırıklığını bir nebze olsun hafifletmek, 90 yaşındaki kongre üyelerinin yüreklerine su serpmek için derhal van'a gidildi. ve defansın belkemiği sıfatına haiz saffet akbaş kadroya dahil edildi. dönemin spor-magazin basını da bu trajik olayın farkına varmakta gecikmeyip uzun süre ali şen ve taifesiyle taşak geçti. şöyle manşetler kullanıldı: "ali şen dünyayı gezdi, gitti van'dan saffet'i aldı. ehehe ali şen'in götü kocaman demiştik zaten biz!" evet bir zamanlar televole vardı, hakan espri yapardı.
    (bkz: spontan kafiye)
  • fenerbahçe'de kadroya tayfun korkut'un sakatlanması sayesinde sürekli olarak girebilmiş oyuncu. ne alakası var lan, tayfun orta sahanın solunda, saffet ise stoperde oynuyor diyebilirsiniz. hemen anlatayım.

    1996-97 sezonunda lazaroni yönetimindeki fenerbahçe'de tayfun korkut, bir beşiktaş maçı öncesi ısınma hareketleri yaparken ciddi şekilde sakatlanır. tayfun'un ilk yarıyı kapatmasının anlaşılmasından sonra lazaroni, alternatifler aramaya başlar. mustafa doğan, tuncay akgün, bülent uygun, tarık daşgün gibi oyuncular, bu bölgede denenmesine karşın bir türlü istenen randıman alınamaz. bunun üzerine lazaroni, defansa gözünü diker. bir trabzonspor maçından başlayarak jes höghtandemden çekip orta sahanın soluna kaydırırken, saffet'i de uche'nin yanına monte eder. parreira döneminde özellikle uche'nin milli maçlar için ülkesine gittiği zamanlarda tandemde oynamaya alışmış saffet de sezonun ikinci yarısının ortalarına kadar bu bölgede başarıyla görev yapmıştır. fenerbahçe, deplasmandaki manchester maçından itibaren şampiyonlar ligi'nde de bu düzenle oynamış ve saffet, tüm bu zor maçlar boyunca hiçbir zaman ulan şimdi orda högh olsaydı dedirtmemiştir. yerli oyuncular açısından olaya bakarsak türkiye'de tandem olayını en iyi beceren stoperlerden biriydi kendisi.
  • kariyeri boyunca attığı gollerin büyük bir bölümü kendi kalesinedir. şimdilerde kendi kalesine gol attığı için herkes edu ile dalga geçiyor fakat edu en azından rakip kaleye de gol atıyor.

    küçük saffet'in kendi kalesine attığını hatırladığım 3 tane gol var. ilki herkesin hatırlayacağı parma maçındaki gol. diğeri alpay'ın kırmızı kart gördüğü beşiktaş karşılaşması. maç 2-2 bitmişti. 3. karşılaşma lorant döneminde saffet'in istanbulspor'da oynadığı zaman oynanan maç. benim hatırlamadığım fakat tff'nin sitesinden baktığım kadarıyla bir de galatasaray maçında kendi kalesine gol atmış istanbulspor'da oynadığı sürede.

    saffet'in rakip kalelere attığı gol sayısı ise (1. lig'de oynadığı süredekilerden bahsediyorum), sadece 2. kendi kalesine attıklarının yarısı kadar yani. 93/94 sezonunda karşıyaka'da oynarken sarıyer'e atmış. bir diğeri ise 2004/05 sezonunda istanbulspor'da oynarken konya'ya atmış.

    küçük saffet'i bunlarla anmak istemezdim fakat gerçekler acıdır:(
  • hafızam beni yanıltmıyorsa mustafa denizli 2000 avrupa şampiyonası elemelerinin ilk maçında saffet akbaş ı ilk 11 de oynatmıştı. rakip ali sami yen de kuzey irlanda idi ve saffet tandemde mert korkmaz ile birlikte görev almıştı. fena da oynamayıp, sırf fener orijininden dolayı saffet e olumsuz bakan beni "karabiber tuz göt oldun sus" yapmıştı. maçı oktay derelioğlu nun 2 golüyle 3-0 almıştık.
    saffet biraz saatli bombaydı. ama iyi oynadığı maçı da baya iyi götürürdü. yani bu milli takımda yeri geldi cenk işler 10 numarayı giydi, cenk i severim yanlış anlaşılmasın bu arada. okan yılmaz bile konfederasyon kupası nda oynadı. hatta yetmedi fransa ile oynanan yarı final maçında penaltı bile kullandı ne alakaysa...
    neyse konumuz saffet akbaş... karşıyaka dan vanspor a transfer yaptığı zamanlar en iyi dönemini yaşamıştı. uykum geldi, devam edemicem :(

    edit: respect aquila nera !