şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de genellikle kürt kökenli yurttaşlarımızın mezhebidir. katı tavrı nedeniyle ortodoks hıristiyan mezheplerine benzer.
  • ekseriye mardin ve cevresindeki cogu kürt asiretin mezhebi şafi'î dir. kadinla tokalasmak ve kopege dokunmak kesinlikle yasaktir. alkol ve uyusturucu kullanimi, ölüm nedenidir. türkler arasinda nasil hanefi - alevi karışıklığı desteklendiyse, kürtler arasında da alevi - şafi'î çatışması desteklenmiştir. şafilik, suriye, iran, sudan, filistin ve malezya gibi müslüman toplumlarda yaygin olarak gorulur. ayrica, dogu ve guneydogu anadolu şafi'î mezhebine mensup araplar da mevcuttur. 2002 genel secimlerinde, ne çare ki nurcu ve nakşilerin yaninda, şafi'î lerde akp'yi desteklemistir (bkz: siirt) isbu gelisim, diyanet isleri yapisinin degistirilmesi sürecinin hizlandirilmasinin tespit edilmesi nedeniyle, alevi yurttaşlarımızı kaygılandırmaktadır.
  • hanefi ve maliki mezheblerinin bir sentezi olarak telakki edilebilir bu mezheb
  • hakkında sadece yasaklayıcı hükümleri açısından genel geçer bilgiler akla gelen ehl-i sünnet v'el cemaat mezhebi şu'besi, yasakların ve uyulması gereken kuralların heryerde aynı geçerlilikte olduğunu düşünüp uygulamaya çalışanlarla beraber bilgisizlikten veya bildiği halde işine geldiği için uygulamalardan dalga geçme malzemesi çıkarma ve karşısındakileri aşağılama heveslileri de mevcuttur, sadece mezhep mensuplarının diğerinin çoğunlukta olduğu yerlerde diğer mezhebin hükümlerine göre amel edebileceği ve bunun mezheplerine herhangi bir halel getirmeyeceğini bilmeleri ve ona göre hareket etmeleri yeterlidir, kabede hac mevsiminde şafii mezhebi ve diğer mezheplere mensup hacılar çoğunlukta olan hanefi mezhebinin kurallarına göre hareket ederler, şayet kendi mezheplerinin kurallarını uygulamak isteseler zor durumda kalacaklarından böyle bir serbesti sağlanmıştır, aynı şekilde van gibi şafii mezhebinin yaygın olduğu bir yerdede hanefi veya diğer mezhep mensupları şafii mezhebine göre hareket ederler, esas olan kuralları yerine getirmede kolaylıktır..
  • şefaat eden; ahiret mahkemesinde avukat.
  • ebu abdullah muhammet bin idris şafii tarafından kurulmuş mezhep. sünni bir mezheptir. şafiilik daha çok mısır, iran, ırak, endonezya, çin hindi, avustralya, anadolu' nun doğusunda ve dağıstan' da yayılmıştır. şafii mezhebinin mısır ve çevresindeki egemenliği fatimilerin yıkılmasından sonra, eyyubilerin yönetimi ele geçirmesi ile başlamıştır. şafii mezhebinin temel kuralları, mezhebin kurucusu imam idris şafii' nin eserlerinde açıklanmıştır. özellikle islam hukuku alanında özel görüşlere sahip olan bu mezhep, hanefilik ile malikilik arasında orta bir yol tutmak ve kadınlar için bazı kısıtlayıcı kurallar koymakla ünlüdür. inanç konuları üstünde tartışmayı doğru bulmaz ve yorumları kabul etmez. tanrının öteki dünyada görülebileceği inancındadırlar.
  • taksici olanları köpek almaz. binbir ricayla aldırsanız bile dokunmaz.
  • emirdağ lahikasında said okurun mensubu olduğunu söylediği mezhep. işbu sebepten ötürü cuma namazı kendisine farz değilmiş efenim.
  • eti yenilebilir hayvan skalası epey geniş bir mezhep. kertenkele, tilki, sırtlan, sincap falan daha bayağı bir hayvanın etinin yenmesi caizmiş bu mezhepte. ama yiyorlar mı, bilemem.
  • muş'lu olan ilkokul öğretmenimin anlattıklarına göre, sokaktaki köpekler ve öyle ki kediler bile çoğaldıkları zaman köpeğin bastığı yere basınca abdestlerinin bozulduğuna inandıklarından(!) bazen köpekleri tüfekle vurarak temizlerlermiş..
    sürüleri için besledikleri köpekleri ise hiç mi hiç el sürmeden beslerlermiş ve onları yaşlandıkları zaman ise uğraşamayacakları için yine vurup öldürürlermiş.
    zaten eğer ki herhangi bir köpeğe yanlışlıkla deyerlerse de kendileri kızıl toprak ile 12 kez arka arkaya teyemmüm abdesti almak zorunda kalırlarmış(!)
    bu ve bu gibi nedenlerden dolayı da, şafii inancı(?) içinde bulunan kimseler sokak hayvanlarına hiç değer vermeyen, beslemeyen ve ellerinden geldiğince de kötü davranan kişilermiş.
    öyle ki, bu inanç(?) içinde olan devlet memurları görevleri olsa bile hiçbir köpeğe dokunmayan, yanından geçmeyen, şafii halkın geri kalanı gibi onarın yaşamasını, çevrede dolaşmasını istemeyen insan(?)lardan oluşurmuş...

    inançlara ve seçimlere olan saygı, bu inanç ve seçimlerin temelde neye dayandığı kesinlikle önemsenmeksizin sapkınlık içeriyorsa benim saygımı kazanamaz.
    dolayısıyla eğer bunlar doğruysa böyle bir dine, inanca ya da görüşe ne saygı duyarım ne de bu iğrenç görüş ve tutumları içinde barındıran şeyi herhangi bir ilahi dinden sayarım, görürüm.
    dilerim ki, tamamen bitsin bu türdeki topluluklar her nerede yaşıyor ya da yaşatılıyorlarsa..