şükela:  tümü | bugün
  • önce safiye inci kimdir ona açıklık getirelim:

    (bkz: safiye inci)

    sonra da güzel habere geçiyoruz:

    "anıtkabir’de mustafa kemal atatürk için “atatürk, tayyip’in b.ku bile olamaz” dedikten sonra tutuklanan safiye inci hakkında tutukluluğa devam kararı verildi.

    ankara 28’inci asliye ceza mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık safiye inci, avukatı, ailesi ve ankara barosu adına avukat selver seçil aykan katıldı.

    ankara barosu’nca dava dosyasına gönderilen dilekçeyle müdahillik talebinde bulunuldu. sanık avukatı bülent demir, kurumun müdahillik talebinde bulunabilmesi için suçtan zarar görmesi gerektiğini, ankara barosu’nun suçtan nasıl zarar gördüğünü anlamadığını belirterek müdahillik talebinin kabul edilmemesini istedi.
    hatırlayamadı

    hakim pınar ergut, sanık safiye inci’ye hakkındaki suçlamaları hatırlatarak sözlerini hatırlayıp hatırlamadığını sordu.

    inci ise “hakaret kastım yoktu. bir anlık bir şeydi. orada tam olarak ne söylediğimi hatırlamıyorum” diye yanıt verdi.

    bunun üzerine hakim ergut, sanığa savcılıkta verdiği ifadeleri ve söylediği sözleri okudu. ifadesinde yer alan sözleri söylediğini kabul eden sanık inci, “yaptığımdan dolayı pişmanım” dedi.

    tahliye yok

    sanık avukatı bülent demir, savunmasını yaparken müvekkilinin videodaki sözlerinin tamamını tekrarladı. avukat demir, “müvekkilim suçsuzdur” dedi.

    avukat demir suçun oluşmadığını da iddia kaydederek şunları söyledi: “müvekkilim atatürk’ü sevmeyen mütedeyyin bir türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır. allah ve peygamber’e bile küfredilen bir ülkede bu ceza sayılmazken, bir insanı sevmeye zorlamak ve bu nedenle cezaevine atmak akıl almaz bir durumdur. müvekkilimin beraatini ve tahliyesi talep ediyorum.”

    avukatın talebinin ardından mahkeme heyeti, sanık safiye inci’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi."

    avukatının savunması efsane yalnız:

    "müvekkilim atatürk’ü sevmeyen mütedeyyin bir türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır. allah ve peygamber’e bile küfredilen bir ülkede bu ceza sayılmazken, bir insanı sevmeye zorlamak ve bu nedenle cezaevine atmak akıl almaz bir durumdur. "

    (bkz: içinin yağları erimek)
  • bu olaya içinin yağları eriyenler hukukun üstünlüğü ilkesini çiğneyenlerin verdiği elma şekerine razı olmuşlardır.
  • bir insana ya da bir varlığa vb. hakaretin cezasının hapis olmaması gerektiğine inanıyorum. peki bu kişilere bir ceza verilmeli midir? kesinlikle verilmelidir. ama nasıl bir ceza?

    bence en güzel ceza, hakaret ettiği kişi, varlık her neyse onunla ilgili eğitilmeli bu kişiler. atatürk'e mi hakaret etti? atatürk anlatılsın o kişiye mesela 1 yıl boyunca. atatürk ne yapmış bu ülkeye? ne kazandırmış vb. sağlam bir eğitimden geçsin. allah'a ya da bir dine mi hakaret edildi? o dinle, ya da allahla ilgili bir eğitime tabi tutulsun. o küfrettiği şeyin, diğer insanlar için ne kadar önemli ve değerli olgular olduğu anlatılsın.

    böylelikle güzel bir ceza uygulanmış olacağını düşünüyorum.
  • aslanlı yoldan geçtin mi akıllı olacaksın. yok öyle sıkıya gelince tam olarak ne söylediğimi hatırlamıyorum bacağı.

    yalnız avukatın durumu müvekkilinden daha beter.
  • bana göre içerde olmaması gereken bir insanın tahliye talebidir. biraz rahat olmak, her şeyde hemen yargılayıp cezalandırmamak gerekiyor. bakın amerika'da south park kimlere neler söylüyor - söyleyebiliyor. dile ve ifadeye alan açmak, tepkiyi farklı şekillerde ortaya koymak toplumun kendisini ifade edişi açısından iyi olacaktır.
  • bence de henüz yargılanma aşamasında olmasına rağmen tutuklu yargılanması bir tür cezalandırmadır ve hatta hiç bir şekilde bir insan düşünceleri veya düşüncelerini ifade ettiği için hapsedilemez.

    ancak bir şartım var. aynı kural tüm insanlara da rahatça uygulanabilmelidir. örneğin atatürk'e hakarete hapis cezası vermeyeceksek ülkenin cumhurbaşkanına da hakaret aynı şekilde ceza gerektirmemelidir.
  • sırf cumhurbaşkanına hakaret edenleri tutuklamayı meşrulaştırmak için reddedilmediyse ben de bu ülkeye dair hiçbir şey bilmiyorum demektir...

    yarın öbür gün benzer bir durum cumhurbaşkanı için yaşandığında "bakın atatürk'e hakaret edenleri de tutukluyoruz, çok adiliz biz" demek için yapılmış bir eylem olduğunu düşünüyorum.
  • yerinde bir karardır. *

    sultan ahmet meydanında camiyi arkasına alıp allah-kitap indiren ve bunu videoya çekip de ifşa olan biri var mı? yok!

    iyi oldu artık kimsenin götü yemez öyle ulu orta şımarık şımarık saçmalamaya.
  • memleketin toptan kafayı yediğinin göstergesi olan kemalistlere yine mastürbasyon malzemesi çıkarmış olay.

    öncelikle atatürk hayranı bir insan olduğumu belirteyim. ama atatürk hayranı olduğum kadar faşist kemalist kafanın da düşmanıyım. atatürk'e hayranlığım, kendi çapımda yanlış yaptığını düşündüğüm de ya da sevmediğim bir yönü olduğunda dile getirmeme engel değil. hiçbir şeyi tabu haline put haline getirmem.

    bu ülkede demokrasiye inanan bir insan iki kesimle hayatta anlaşamaz; faşist akp kafasıyla ve faşist kemalist elitist kafayla. biri din iman der dinden imandan soğutur, biri de atatürk laiklik vs. der bunlardan soğutur.

    hatta olanca nefretime rağmen akp ve kemalistler arasında tercih yapmak zorunda kalsam ehven i şer babından akp'yi seçerim.

    çünkü bu ülkede kemalistler kadar saplantılı bağnaz bir topluluk daha yok.

    ey kemalistler; sizin düzen bitti. yok artık. akp fetö ile beraber devletteki kadrolarınızı bir bir tasfiye etti. sonra da birbirine girdi. o kapatma davaları açan, 28 şubatlar yapan, sıkışınca asker götünde dolanıp darbe bekleyen tayfa tasfiye edildi. hala öyle yukarıdan yukarıdan konuşmanız bu gerçeği değiştirmiyor. reis iyi koydu. işte arasıra böyle mastürbasyon malzemesi atıyor önünüze siz de tatmin oluyorsunuz. *

    bugün öyle bir haldesiniz ki; anıtkabir'e dozerle girişseler götünüzü kaldırıp bir şey yapamazsınız. kendinizi boşu boşuna bu gariban cahil kız üzerinden tatmin etmeyin.

    ayrıca bu karar hukuk garabetidir, hukuk için değil birtakım kısımları tatmin etmek için alınmıştır. yazıklar olsundur.