şükela:  tümü | bugün
  • bayram münasebetiyle memleketim eflani, karabük'e doğru çıktığım yalnız yolculuğumda, henüz istanbul il sınırını terk ederken, radyodan bayağıdır dinlemediğim göksel'in denize bıraksam adlı şarkısına denk geldim. sonra şarkıyı direkt indirip, döngüye alıp, yol boyunca dinlemeye devam ettim. bolu üzerinden gidip demir çelik fabrikası'nın kasvetini izlemekten vaz geçip sakarya'dan karasu'ya ve oradan da melenağzı üzerinden sahil boyunca zonguldak'a doğru gitmeye karar verdim. amacım, hem ufak da olsa denize yakın hissetmek, hem de zonguldak'tan sonra yer alan, dünyanın en güzel rotalarından olan safranbolu-bartın yoluna ulaşmaktı. ışık hüzmelerinin geçit bulmakta en çok zorlandığı koridorlardan birisi, bir ağaçlar tüneli. denizi oldum olası sevmişimdir ama orman asıl tutkum. bu şarkı, denize bıraktırsa da insanı, benim kendimi bırakacağım asıl yer denizden sonra orman olmuştu. bu unutulmaz bir doğa manzarası olan yol olsun, yenice ormanları olsun, küre dağları'nın batı kısmı olsun her biri adeta fangorn ormanı'nın birer yeryüzü ayağı. entlerin son resmi geçit törenini bekledim, treebeard çıkıp gelecek diye ağaçların arasına daldı gözlerim, gelmedi ama bu yol, huzur ekmeyi sağladı içime. sanayi ateşiyle yanıp tutuşan isengard benzeri iki fabrikanın ortasında*, dumanlarından uzakta resmen bir huzur alanı. kışı ayrı, ilkbaharı ayrı, sonbaharı apayrı olan bu rota, fotoğraf çekmekten nefret eden insanları bile yolda durdurup fotoğraf çekmeye iter. fotoğraf çekmekte iyi olmadığım için kendi fotoğraflarımı koymasam da internet üzerinde birçok güzel fotoğraf mevcut. uzun zamandır kendime vakit ayırmadığımı fark edip kendimi şımartmak adına izlediğim bu güzergah, uzun zaman sonra ilk mutluluğumu sağladı. yurdumun görülmesi gereken en güzel yerlerinden birisi. ufak kesintilerle birlikte yaklaşık 15 kilometrelik bir yol, tamamen ağaçlarla örtülmüş bir tünel. yemişim oregon'unu, idaho'nu.*
  • bir insanın muhtemelen hayatında görüp görebileceği en güzel yoldur. kilometreler boyunca adeta yemyeşil bir tünelden geçersiniz. hızlı gidip sizi sollamaya çalışan insanlara anlam veremezsiniz, çünkü bu güzel yolun tadını mümkün olduğunca çıkarmak yerine hız yapıp yolu bir an önce bitirmek mantıksız gelir. yol biterken ileride daha geniş bir yolun yapıldığını görüp bu yeşilliği bir daha görememe ihtimalini düşünürsünüz. yolun bitmesi ayrı, bu ihtimal ayrı üzer.
  • bir bartinli, ve safranbolulu olarak, ilk iki entrydeki fotograflarin tam konumunu yazayim

    bartindan safranbolu yonune giderken, ulupinar (babamin koyudur) koyunu gecince bu yol baslar. etrafi kavlak agaclariyla doludur

    google maps e su koordinatlari girebilirsiniz 41.484003,32.5989845

    veya

    https://www.google.com/…8m2!3d41.486953!4d32.600696

    zaten guncellenebilir ama google mapsdeki fotoya bakinca ne dedigimi anlarsiniz

    bu iki noktadan itibaren safranboluya dogru 5-10 km giderseniz bu fotolardaki yoldan gececeksiniz, babaannemin (allah uzun omur versin) yasadigi soldaki eve selam vermeyi unutmayin

    bu yol ahmet usta tepesine kadar guzeldir aslinda, ahmet usta tepesinde sagda dinlenme tesisi vardir. orada durup buz gibi suda yuzunuzu yikamanizi tavsiye ederim. ve bu yolun yabancilari icin ahmet usta taraflarindan gece gitmemelerini tavsiye ederim (soforlugume guvenirim diyenler ayri). sonra da yokus asagi safranboluya inersiniz zaten, kisaca bartin-safranbolu yonunu anlattim

    turkiye disindan memleketimi ozlettirmistir (en son gideli iki sene oluyor), basligi acana ve entry girenlere tesekkurler