şükela:  tümü | bugün
  • burdur ili, ağlasun ilçesinde yer alan ve antik psidia bölgesi sınırları içinde toros dağlarının eteklerine kurulmuş olan, hellenistik-roma-bizans dönemlerine ait mimari kalintilar iceren antik kent. bilimsel kazi calismalari belçika-leuven universitesi arkeologlari tarafindan yurutulmekte, mimari restorasyon projelerinin basarisi ile dikkatleri uzerine cekmektedir. sagalassos antik kentinde ele gecen heykeltraslik eserleri ve kucuk buluntular ise burdur müzesi'nde korunarak sergilenmektedir.
  • burdur'un aglasun adlı beldesinin tepelerinde yer alan antik bir kent. kazılarını mark adlı bir alman arkeolog yürütmektedir yıllardır. diğer antik kentlerin aksine ovada değil dagların eteklerinde yer almasıyla dikkat ceker. huzur dolu bir atmosferi vardır.
  • aslında sadece tiyatronun değil, tüm şehrin oldukça iyi korunmuş olduğu söylenebilir; fakat çok kullanılan yollar üzerinde olmadığından geç keşfedilmiş, geç tanınmıştır sagalassos. dorik çeşme, tamamen kendi orijinal parçaları kullanılarak eski haline getirilmiş (bkz: anastilosis), ve yine orijinal su kaynağına bağlanarak 'çeşme' olarak kullanılmaya devam etmesi sağlanmıştır. buz gibidir bunun suyu. çeşme dışında bir de kütüphane tümüyle restore edilmiştir. çeşme iyidir, hoştur ama kütüphanenin 'yeni' çatısı oranın ruhuna uymuş mudur? tartışılır..
  • uluslararası arkeolojik film festivallerinde ödül kazanmış olan bir de filmi vardır sanırım fransızcası olanlar ilgili adrese uğrayabilirler:

    (bkz: http://www.sagalassos.com/)
  • kazı yürütücüsü marc bey tarafından mistik bir şekilde kendisi orada olmadığı zaman da gözetlenen bu kazı insanı ilginç bir şekilde etkisi altına alır. daha önceden sahip olunmayan alışkanlıklar kazandırır insana. 10:30'da simit ve çay molası vermek gibi, tezek kokusunu sevmek gibi (eyvahanadoluedebiyatıçıktıgene), ve mutlaka sagalassosa geri dönmeyi istemek gibi. ayrıca sagalassosun her geleni evermek gibi bir özelliği de vardır, ya da bize öyle söylediler. ayrıca verilen yemekler süperdir, evinizi o açıdan hiç özlemezsiniz. lakin bazı günler kazı evinde yemek yiyemediğiniz zaman tost cafe veyahut sagalassos restoranda yersiniz ki bazı bazı bu durum daha da eğlenceli olabilir. yolda karşınıza köpek yerine buzağılar çıkar. etrafta size haşhaş ikram eden köylüler vardır. buradaki köylülerin hepsi inanılmaz iyidir, sevecendir ve gerçekten vay anasını sayın seyirciler demenize sebebiyet verebilirler. ayrıca haftasonları ayarlanıp yakın tatil yörelerine yapılan geziler de cabasıdır. ayrıca bir köy düğününe de katılınmalıdır burda muhakkak. sonuç olarak sagalassos hem gidilesi görülesi bir yerdir, hem de mümkünse gidilesi ve çalışılınası bir yerdir.
  • (bkz: http://www.sagalassos.be/)

    perşembe günleri araba yıkama sırası hangi grupta ise o grup tarafından kazı evine giren herkesin ıslatılması kesindir.
  • kazı ekibinin en renkli simalarından antuan'ın da anlatılmadan geçilemeyeceği kent.başta "ne biçim belçikalı bu lan?" dense de kendisi has türk ve has müslümandır lakin birgün duvar kırarken bir inşaatta içinde gümüş bir haç bulur duvarın ,zamanında orda yaşayan bir papazınmış galiba, bunu bir işaret olarak algılar ismini değiştirip gömleğinin üstüne antuan yazılı bir kart asar ve o haçı da bir daha çıkarmaz boynundan.böyle mistik bir kent işte sagalassos.
  • türkiye'deki en iyi bütçeye sahip arkeolojik kazılardan birisi.
  • ayrıca geçtiğimiz sezon roma hamamında bulunan hadrian heykeli parçalarıyla (büst ve bacak) basının da dikkatini çekmiştir.