şükela:  tümü | bugün
  • burdur’un ağlasun ilçesinde bulunan sagalassos antik kenti, antik dönemde pisidia olarak bilinen bölgede yer almaktadır. ilk yerleşim izleri günümüzden 12.000 yıl öncesine kadar gittiği sagalassos antik kenti, orijinal yapı taşlarının neredeyse tamamının bulunabildiği anıtsal yapıları ile iyi korunarak günümüze kadar gelmiştir. kentin planı, üzerinde kurulmuş olduğu teraslı yapı düşünüldüğünde oldukça dikkat çekicidir. 1000 yıllık seramik üretimi ile sagalassos, antik dönemlerdeki en uzun süre seramik üretimi yapan bir merkezdir. unesco dünya mirası geçici listesi’nde yer alan antik kentin en göze çarpan yapılarından biri tiyatrosu ve antoninler çeşmesi’dir. antoninler çeşmesi ms. 161-180 yılları arasında roma imparatoru marcus aurelius zamanında yapılmış ve tanrı dionysos’a ithaf edilmiştir.

    büyük iskender’in bölgeyi kendi topraklarına katmak istemesiyle ilk kez adını duyuran kent, mö. 333 yılında kanlı bir savaşla büyük iskender’in eline geçer. daha sonra birçok kez el değiştiren sagalassos, önce seleukosların, sonra bergama krallığı’nın, roma cumhuriyeti’nin, galat kralı amyntas’ın eline geçer. imparator augustus sayesinde tekrar roma imparatorluğu’na katılır. 518 yılında büyük bir deprem geçiren kent, 542 yılında veba salgınıyla boğuşur.

    1989 yılından beri bilimsel kazı çalışmalarının yürütüldüğü sagalassos antik kenti’nde 2016 yılı kazı çalışmaları sırasında ms. 2. yüzyıla tarihlenen lahit, kremasyon (yakarak gömme) urnesi ve tonozlu mezar odası bulundu.

    prof. dr. jeroen poblome’un başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda, ms. 2. yüzyıla tarihlenen ve iyi korunmuş durumda bulunan lahdin hemen altında, içerisinde bir kremasyon urnesi ve ikinci kremasyonun kemiklerini içeren tonozlu bir oda da tespit edildi.
  • gidilemeyen bir antik şehir.
    buraya en yakın yerleşim birimi olan ağlasun ilçesine kadar gelebiliyorsunuz. sonra yol bitiyor. google maps ve trafik tabelalarına uygun olarak ilerleyip buraya gidemeyeceğimizi anlayıp geri döndükten sonra söylenmesi gereken en önemli tavsiye bu olmalıdır.

    harita hiç bir alternatifi olmayan bir yol gösteriyor, sagalassosa işaret eden levhalarada uyduk. ynai bbir yol var lakin tek arabalık. yani araç trafiği için uygun değil. sizin gibi biri daha arabayla gitmiş olsa siz giderken geri dönse yandınız çünkü yola iki araç sığmaz ve yolun bir tarafı dağ diğer tarafı uçurum. yol dediğim toprak bir patika bu arada. yani yoldan bahsediyor buldum kendimi klavye alışkanlığı olarak zira yol değil. buraya gelmek isteyenler ağlasunda arabayı bırakıp kalan 8-9 km yolu yürümeliler. yokuş yukarı. şimdi güzel bir trekking etkinliği gibi geldi değil mi kulağınıza? lakin yolun etrafındaki tek tük yerleşim yerlerinin bağlı olmayan köpekleri son derece saldırgan. yani arabayla gidip benim gibi o keçi yolunda baskı balata yakmak, trekkinge gidip geri dönememekten daha iyi. tek fizibl olduğunu düşündüğüm ulaşım şekli o yolu da terk edip doğrudan kuş uçuşu ilerleyip o köy evlerine köpekleri alarma geçirecek kadar yaklaşmaktan kaçınmak. ya da lada niva gibi veya suzukinin de öyle bir aracı vardı, ekstra küçük arazi araçları ile gitmek.
    benim kişisel tecrubem şu şekilde oldu, o patikayı ilk görünce geri dönmek istemedik baya yol gittik sonuçta. ancak yolun inanılmaz kötü olması sebebi ile çok yavaş, dikkatli, frene basa basa gitmemiz gerekti. derken stresten biraz durup bacaklarımızı açalım dedik. iğrenç bir koku... baskı balataları yanmış. sonra haritaya baktık meğer az gittip uz gittik dere tepe düz gittik ancak bir arpa boyu yol almışız. daha 6 km yol var. derken havlamalar başladı. acele arabaya bindik geri falan dönemiyoruz tabi geri geri o yolda ilerlememiz gerekti. köpeklerden yeterince uzaklaşınca durup balatanın biraz soğumasını bekledik hiç tecrubem olmayan bir konu olunca yapabileceğim bir şey varsa da bilemedim. sonra hafif bir genişlik bulunca geri döndük.

    sonuç olarak aylardır hayalini kurduğum sagalassos ziyaretini bucket list'imden komple sildim. burdur il sınırları içerisinde gidilecek en güzel tarihi yerin yolunun olmaması kadar ibretlik bir şey görmedim. bu ilde inanılmaz mutluyum hiç türkiyenin geri kalanı gibi değildi ancak karşılaştığım ilk türkiye portresi bu oldu. gidememiş olmam ve bu durumun abzürtlüğüne ayrı, bir daha da gitmek istemeyeceğime ayrı üzüldüm.

    edit: haritada ısparta tarafından giden bir yol görünüyor ertesi gün dayanamayıp oradan gideyim dedim. lakin yine yol yok. neyse kı bir tabiat parkının içinden geçtiğinden baya eğlendik. hedefi sagalassos yerine gölcük tabiat parkı yapın. yabani atlar dağ keçileri ve sevişmeyi gelen doganlilar. tabi off road aracı değilse çok ilerlememek lazım.
  • bu da gidemeyenler için benden kalsın burada;

    https://drive.google.com/…pevxikoj-4shotqkxfwwxuogm

    büyük bir kısmını da vaktim yetmediğinden gezemedim, haliyle fotoğrafları da yok o kısımların. misal hipodrom. oraya bir 2-3 km yürümek gerekiyor zaten. hava güneşli de olsa, fotoğrafları kasım ayına ait ve rakım 1400 olunca soğuk oluyor.
  • güzellikler zor yollar aşıldıktan sonra keşfedilir. ne yapın, edin, muhakkak görün bu antik şehri. 1993 ten beri ilmek ilmek o güzelim çeşmenin nasıl ortaya çıkarıldığının farkına varın. helenistik diğer çeşmeyi, tiyatroyu ,kütüphaneyi, agoraları, kaya mezarlarını gezmenin hazzına varın. bir de akşam üzeri nem olmayan serin havayı içinize çekip ovayı seyretmenin keyfine varın. herkesin muhakkak görmesi gereken bir yer ,özellikle antik şehirleri gezmeyi sevenler sakın kaçırmasın. dünya harikalarından biri.
  • turla gittiğim çok güzel bir antik kent. daha kazılacak çok yeri var.

    yolu dolanbaçlı ama kötü değil. içeride de ana yolları düzenlemişler bir parça. ben antik kenti 70 yaşındaki annemle gezdim. yürüme sorunu olmayan yaşlılar için sorun yok, gidebilirler. 8 yaşında çocuklu bir çift vardı, onlar da sorun yaşamadı. ama grupta çok kilolu bir bayan vardı, tutup çeşmeye çıktı, sonra da inerken 1 metreden atlarken atlayamadı ve poponun üstüne indi. açıkçası böyle tipler beni çocuk çoluktan daha çok korkutur. kırılsaydı bir yeri, tüm otobüs 40 kişi birleşsek de mümkün değil taşıyamazdık. kilo değil olay. antik kenttesin, herkes zaten çaba ile yürüyor taşların arasından. ambulans falan zaten beklemeyin o durumda, helikopter ancak halleder durumu, o da bulursanız. o nedenle akıllı olun.

    antik kent daha yeni açılmış sayılır müze dükkanı bile yok.
    wc var, temiz değil. yani bir kültür bakanlığı klasiği: insanlar gelsin, nereye s..tıkları umurlarında değil. efes antik kenti de böyle. türkiye'nin tanıtımı için milyonlarca liralık reklama gerek yok, temiz tuvalet olsa daha etkili tanıtım olur.
  • ben beş sene önce gittim pek bişey yoktu. yeni yerler açılmış sanırsam.

    bir çok antik kent gezmiş biri olarak söyleyebilirim ki en beğendiklerim efes ve side antik kentleri.
  • tiyatro alanındaki müthiş manzarası ve tiyatronun yakınındaki tarihi çeşmeden içebileceğiniz o buz gibi suyu ile beni benden alan antik kent.
  • (bkz: deli mi sikti)