şükela:  tümü | bugün
  • "e tabi saati kurmassan durur" şeklinde devam eden söz.
    (bkz: süt kardeşler)
  • sıradan bi kulak muayenesinde...

    - yanlış!!!
    - ha??
    - evet yanlış!!
    - hı?
    - evet yanlış, duymadın!!
    - vi?
    - sağırsın!!
    - hö?
    - sağırsın, duymuyosun!!
    - orospu çocuğu!!
    - sağırsın duymuyosun uyduruyosun!!
    - haaa...
  • based on a true story..

    hanım kızımız yağmurlu bir pazar günü odtü spor merkezi'ne giderken arabasına bir otostopçu alır *. genç eleman arabaya bindiği anda soru bombardımanına başlar:

    - ne tarafa gidiyorsunuz?
    - spor merkezi'ne.
    - efendim?
    - spor merkezi'ne.
    - orada mı çalışıyorsunuz?
    - hayır.
    - e, niye gidiyorsunuz o zaman spor merkezi'ne?
    - spor yapmaya..
    - haa... öğrenci misiniz?
    - hayır, personelim ve mezunum.
    - nerede çalışıyorsunuz?
    - bilgi işlem'de..
    - ne? nişanlı mısınız?
    - hayır, değilim. bilgi işlem, bilgi işlem'de çalışıyorum..
    - felsefe bölümüyle ne alakası var peki?
    - ne felsefesi?
    - felsefe mezunuyum demediniz mi?
    - personelim ve mezunum dedim.
    - ...
    - neyse, sizinle pek anlaşamıyoruz galiba..
    - ...
    - ...
    - sağda ineyim ben..
  • genelde yaşları bissürü olanların arkasından söylenen, yüzüne de söylense arkasından söylemiş sayılacak olan atalarımızın mahsülü bir sözdür.

    bu zat-ı muhteremler ses verilerini mikrofonlarının zedelenmesinden ötürü bölük pörçük şekilde kaydederler (kaydettikleri ortam da genelde ramdir (bkz: alzheimer)). daha sonra bu verileri yorumlama işlemine geçerler. anlamsız şekilde kaydedilmiş veriler ilk yorumlandıklarında görülür ki ortaya ibranice bir şey çıkmıştır. bu durumda hiç çaktırmadan satır aralarını okuma prosedürünü devreye sokarlar (bkz: interpolation). bu işlem "until veri.dil == this.anadil" devam eder (bkz: repeat until). 64 bit teknolojisiyle donatılmışlardır ki return tez gelsin. gelir de..

    velet: dede şu kumandayı versene
    dede: yok bende para
    velet: oha dede, nası da uydurdun hemencecik
    dede: anlatsam şaşarsın.
  • bi arkadaşla konuşurken;

    - ...çam ağacını taşımışlar.
    - (kemancıyı taşımışlar) hadi ya neden?
    - bilmem girişleri kapatıo diye
    - (alt kemancıdan bahsedio sanırım) neyin girişini ya? orda bi tane yer yok mu?
    - yok ya..
    - (ben yanlış biliyorum sanırım) neyse yaa açılır yine bi yerde. görürüz.
    - sen neden bahsediyosun?
    - sen neden bahsediyosun?
    - çam ağacı
    - kemancı?

    yuh bana
  • anneme bir arkadaşımdan bahsedecekken "hani beremden ören arkadaşım vardı ya" demem, akabinde "neee, veremden mi ölenn???!!" cevabını almam.

    daha sonra yine aynı arkadaştan bahsedecekken gülerek "hani veremden ölen arkadaşım vardı ya" demem, onun bu sefer "neeee, nerenden öpenn?!!" demesi.

    alemsin anne.
  • - oto pazarında bir artış var mıdır...?
    + artis mi? ne artisti? artis ne arar la bazarda? ben öyle birşey görmedim
  • doğruluk payı yüksek bir sözdür. şahsen bir sağır olarak, karşı tarafın söylediklerini anlayamadığımda, söylenenleri anlayabilmek adına fonetik olarak en yakın kelimeler ile tahmin etmeye çalıştığım olmuştur..
  • pespaye: ne yiyosun abi?
    shunketsu: dolma.
    pespaye: bomba mı?
    shunketsu: dolma dolma..
    pespaye: haa, ben de c4 falan sandıydım..
    shunketsu: ne, cevdet mi?
    ...

    (bkz: bir sağır bir sağıra "gel beraber bir"...)
  • pespaye: ne alcaksın migrostan?
    shunketsu: ramen
    pespaye: ne, frambuaz mı?
    (bkz: evet evet duymak istiyorum)