şükela:  tümü | bugün
  • gorev ve yetkileri hemsirelerle ayni olup pansuman yapan, a$i vuran, dikis atan, igne yapan, gelen hastalara hastaliklari konusunda tavsiyeler veren genelde saglik ocaklarinda calisan erkek saglik personeli. bir de bazilari mesai saatleri disinda sunnet isleriyle de ugrasir.
  • genelde ufak bir dükkanda çalışan, kırık çıkıkçı diye anılan insanlar.
  • genelde ,saglik ocaklarinda evrak isleriyle ugrasan cilekes insanlar.
  • sağlık hizmetleri sınıfına mensup devlet memurlarıdır. röntgen teknisyenleri, laborantlar, optisyenler,odyometristler, elektronörofizyoloji teknisyenleri, çevre sağlığı teknisyenleri, toplum sağlığı teknisyenleri sağlık memurudurlar. sadece ebe ve hemşireler bu başlık altında değildirler. sağlık meslek lisesi yada yüksek okul mezunudurlar.
  • 26 eylül gece 1-2.30 arasında bir özel hastane acilinde karşılaşılan kişidir. oldukça gençti, sevimliydi. kolda damar bululunamadı, el üzeri de morartıldı. hasta evine dönmek üzere odasından çıkıp bankoya gelince elinin üzerindeki damar şakır şakır kanamaya başladı. kız çocuğu yaşında görünen iki çalışandan birisi ayak üstü sardı. el ve bilek üzeri avuç içi kadar, kol daha küçük olmak üzere hâlâ mor. sanıyorum yeni uygulama imiş, intern doktorlar yerine artık sağlık memurları çalıştırılıyormuş. iki gün sonra hasta iletişime durumu anlatmak istedim. çalışan doğum iznindeymiş yine kız çocuğu yaşında bir çalışan geldi. ''daha önce hiç başınıza gelmedi mi? '' dedi.
    gelmemişti, kolumdan damarımın bulunamamasını elime kalın bir iğne batırılmasını ilk kez yaşadım. genç değilim daha önce başıma gelmediğine göre baya şanslıymışım demek ki. şimdi tansiyonum 20 ye çıkınca evde kendim başımın çaresine bakıyorum daha güvenli oluyor.
    ha; bir de; bir görevli vardı, gecenin o saatinde hasta serum alırken yatırıldığı odaya girip yerleri süpürecek kadar görevine düşkündü ama, wc de kağıt kalmamıştı, kağıt temin edebilmek için bu görevli bekleniyor/aranıyordu.
    rahmetli oldu bir doktor yazarımız vardı, (bkz: #9718471) benzer olayları komik bir dille anlattığı kitaplarını okurduk, tanınmış, özel, merkezi hastanenin acili 30 eylül gecesi rahmetli dr. yazarın anlattığı devlet hastaneleri gibi olmuştu.
  • sırf zevk için hastaların damarlarını patlatan memurlar. inanın bana çok zevkli. hastanın kolunda damar bulamadım bahanesiyle bi de el üstü damarları patlatıldı mı deymeyin keyiflerine. böyle sanki kendi kıraş oynuyormuş gibi. tekrar ediyorum tamamen zevk için damar patlatıyor bu memurlar. yoksa hayatı boyunca sedanter yaşayıp spor yapmamış, her gün bazlamayı gözlemeyi gömüp üzerine 10 bardak çay içip eli kolu yağ bağlamış, ya da damarları gelişmemiş hastalarla hiç bir alakası yok bunun.
    bu zevki bilmiyor ki özel hastanenin acilinde çalışan intern doktorlar. özel hastanenin acil servisinde internin ne işi var demeyin o da zevk için. üniversitedeki hastalarla uğraşmak yetmiyor bi de özellere gidelim diyordu internler. ama şimdi çalıştırmıyorlar işte hep sağlık memurları var onlar patlatıyor damarları.
  • "malatya belediyesi sıhhat memuru* ibrahim bey'in pençeli kunduralarının topuğu gene aşınmıştı. merkez cezaevi müdürünün giydiği pantolon dizlerinden ve arkasından kendi renginde kumaşla yamalıydı." kemal tahir - karılar koğuşu
  • 2016'da türkiye'deki sağlık memuru sayısı 144.069 ve sağlık memuru başına düşen kişi sayısı 552.

    kaynak: http://dogrulukpayi.com/…tatistiklerimize-bir-bakis