şükela:  tümü | bugün
  • taktir ettiğim olaydır. iyi bir rap dinleyicisi olmasam, hatta zerre kadar anlamasam da, 24 isimli şarkısı kulağıma çalındığında bir grilik fark ettim. ağır ağır yağan bir yağmurdan sonra denize bakarsanız koyu beyaz köpükler görürsünüz. en azından ben bir keresinde görmüştüm. epey uzun zaman önceydi. sanki beyaz nilüferler suyun yüzeyini örtmüş gibiydi. korkunç bir görüntüsü vardı. işte bu manzarayı bana sadece bir adam hatırlatabilir. o adamın ismi frederic chopin. eşsiz bir romantiktir. ne zaman duysam nocturne'larından birini; gözlerimin önüne aniden o manzara ve zihnime doldurduğu grilik gelir.
    sagopa kajmer'i tanıdığım, bildiğim söylenemez. kimse kimseyi tanıyamazmış zaten. ancak söz konusu şarkısında chopin'in "nocturne op.48 no.1"ini kullanması, tanımadığım bu adamın değerini doruklara taşımıştır nezdimde.

    şarkının orijinali
    nocturne, arthur rubinstein'ın icrası

    kim bilir belki de o griliği sadece rüyamda görmüştüm. belki de o yüzden bir daha hiç göremedim ona benzer bir manzara denizlere her baktığımda. hayal kırıklığına uğramaktansa bakmaktan vazgeçmek yeğ imiş meğer. nereden duyduysam gecenin bu saatinde...