şükela:  tümü | bugün
  • iskender pala nın yeni kitabı. şah dediği pir' im şah ismal hatayi, sultan dediği de yavuz sultan selim. tabi yavuz her zaman haklıdır. henüz okumadım kitabı. umarımım iskender pala beni yanıltır. biraz önce kanal 24 deki programda yavuz sultan selim katliam yapmamıştır dedi de.
  • anlatım şekli ile sürükleyicilik kazandırılmış oldukça etkileyci bir kitap. kardeş kavgasını, anadolu'da bir dönem yaşananları aşk penceresinden olabildiğince anlatmaya çalışmış. objektiflik konusunda da başarılı, özellikle kitabın sonlarında her iki kahramanın türk kanı dökmek ve hristiyanlarla hiç savaşmamak gibi ortak özelliklerinin sıralandığı bölüm objektif bir özet gibi. iki müslüman türk ordusunda yer alan yabancıların türk kanı dökmesine isyan edilmesi de bu anlamda çarpıcı. bir başyapıt ya da şaheser değil elbette ama okumaya değer bir eser.
  • bastan sona ozet gibi. abartmiyorum, kullanilan dilden ve anlatilan olaylarin olmayan derinliginden oturu bastan sona ozeti cikarilmis bir sey okuyormus gibi hissediliyor. kendisine sectigi benzerlikler ve ayriliklar gibi konular derinlik kaldirabilecek iken yuzeysel olmasi, anlaticiya basvurulmasindan kaynaklaniyor. bu anlatici secimi zaten onu zora dusuruyor.
    ozellikle ortalarina gelindiginde kamber'in agzindan olan bolumler cocuk hikayesi kivamina donusuyor. ask, sevgi, aldatilmak ve ozlem gibi duygulari cok az bilen hic yasamayan bir cocugun gozunden anlatildigindan boyle bir tercih yapilmis olabilir ama bu okuyucu acisindan cok iyi bir tercih olmamis bana kalirsa.
    bazi one cikarilan noktalar, ornegin sah'in ozel hayati, bir sure sonra goz tirmalamaya basliyor. sultan'in ozel hayatina iliskin ise cok fazla bir sey sunulmuyor.

    simdiye kadar okudugum iskender pala kitaplari icinde en zayif olaniydi. illa bir seye benzetmek gerekirse elif safak'in ask romani gibi diyebilirim. nerede katre-i matem, nerede sah ve sultan. populer olani tu-kaka ilan ettigimden degil ama uzerindeki "ilk basim 100.000 adet" bile bir ipucu veriyor diyebilirim.
  • kitabı yeni bitimiş biri olarak, katre-i matem ve babil'de ölüm istanbul'da aşk'a göre kitabı ben de zayıf buldum. hatta kitabı sipariş verdiğim günün öncesinde, cila niyetine okay tiryakioğlu'nun yavuz adlı kitabını okumuştum ki, kanımca o roman şah ve sultan'a göre daha iyiydi. kitapta akışı yavaşlatan kısımlar, kamber can'ın gelişen olaylara göre sürekli aşkı yorumladığı kısımlardı ki, iskender pala'nın diğer eserlerini okuyanlar (örneğin kitab-ı aşk) bu duruma yabancı değillerdir. zira üstad divan edebiyatı ve tasavvuf eşliğinde aşkı yorumlamayı çok sever. ne olursa olsun, yine de alınmalı, okunmalı diye düşünüyorum. 10 tl gibi 2 paket sigara parası edecek bir mebla karşılığında bu kadar bilgi, araştırma ve emek içeren bir esere sahip olmak güzel bir şey olmalı.**

    son olarak şunu eklemek isterim, bu satırlar ayda 2-3 kitap okur veya okumaz şahsım tarafından yazılmıştır, kitap hakkında fikir edinirken bunu da göz önünde bulundurunuz.*
  • şah ismail'in, uzun hasan'ın kızı olması nedeniyle, sünni olan öz annesi alemşah begüm'ü,
    şii olmayı kabul etmediği için öldürttüğünü iddia eden bir yapıt.
    yazar bu kitap için prof.dr.abdülkadir özcan ve doç.dr.erhan afyoncu'dan yararlandığını kitabın önsözünde dile gitirmiş.
    dün habertürk tv'de yayınlanan tarihin arka bahçesi adlı programda
    murat bardakçı konunun uzmanlarından olan konuğu doç.dr.tufan gündüz'e konuyu sordu.
    tufan gündüz'ün yanıtı; "şah ismail'in annesi sonuna kadar oğlunun yanında yer almış en büyük destekçisiydi ve hep birlikteydiler" "öldürme kesinlikle söz konusu değildir" diye konuştuktan sonra
    murat bardakçı,"erhan bu bilgiyi sen vermişsin iskender pala'ya" deyince.erhan afyoncu'nun susmayı yeğlemesi ise gözümden kaçmadı.
    tarihi değerlendirmelerinde genellikle subjektif,yanlı bir kişi olduğunu gözlemlediğim erhan afyoncu'nun yine kendinden beklenen katkıyı yaptığını düşündüğüm kitap.
  • yaklasik dort saatte okudugum begendigim ama bir iskender pala sever ve tum kitaplarini okumus biri olarak yazarin tarafsiz olmaya calisip olduramadigi yavuza daha yakin durdugunu kitap.ve yazarin diger kitaplarina gore begenmedigim kitap.
  • iskender pala'nın tarafsız olarak yazdığını iddia ettiği fakat okuduğum kadarıyla sultan'a kendini daha yakın hissettiren ve şah'ı gaddar biri gibi gösteren (ki annesini öldürdüğünü iddia ediyor) kitap.alevi insanlar bu kitaptaki açıklamalar yüzünden kendilerine iftira atılması sebebiyle suç duyurusunda bulunmuşlardır...
  • tarih romanlarına bayılan biri olarak beklentimin altında kalan kitap. beni şöyle sarıp sarmalamasını bekliyordum; o bana gözucuyla, ben ona soğuk gözlerle baka baka kitap bitti.
    ilk baskı 100.000 basılmış ama iskender pala'nın hatrına resmen. bu kitabı yeni bir yazar yazmış olsaydı bir dolaş gel derlerdi. sevgi sevgi diye diye kitabı bitirdik. biz bu kadar sevgi düşkünü olsaydık leo buscaglia okurduk, iskender pala değil.
    bir de artık hadım ağzından hikaye anlatmayı bıraksınlar lütfen. safiye sultan, kiraze, bir hürrem masalı vs vs bir dönem çok doyduk bu anlatıma, artık hararet yapıyor.
    reha bilge'nin 1514 yavuz selim ve şah ismail (türkler, türkmenler ve farslar) kitabını henüz okumadım ama bu hayal kırıklığından sonra sanırım bir şans vermek gerek.
  • okuduğum diğer iskender pala kitaplarına göre gayet sıkıcı başlayan kitap, okumak için kendimi zorladığımı fark ettim ilk sayfalarda; lakin şöyle bir durum söz konusu şehir dışına çıkmak zorunda kaldım ve kitabı yanıma almadığım için iki gündür kitaba ara vermiş durumdayım ve inanır mısınız şu anda kitabı deli merak ediyorum.

    imdi sorarım size: bu ne yaman çelişkidir?

    (bkz: anladın sen onu)