şükela:  tümü | bugün
  • haruki murakami nin yazdığı olağanüstüsü bir cinayet kurgusu olan roman. kitap polisiye bir tür olarak gözükse de aslında psikolojik unsurların vurgulandığı ve okuru içine alan kurgusu ile de sürüklemesi ile şiddette tavsiye edilir.
  • elimde bulunan japonca, sıfır, sert kapak versiyonunu (2 cilt toplam) satmayı düşündüğümdür.
  • şimdi okuyor olduğum murakami romanı. murakami hakkında en çok hikayelerin sonu belirsizlik ile bitmesi şikayetleri gözüme çarpan eleştiriler. bu mesele hakkında bir iki açıklama yapma ihtiyacı duydum.

    yazarın romanlarındaki hikayeler aslında birbiri ile bağlantılı. tıpkı tek bir romanda birden fazla hikaye arasında kurduğu bağlantılar gibi kitaplarının arasında da buna benzer bağlantılar kuruyor. gerçekten zekice. yani hikâyelerin belirsizlik ile bitmesi normal.

    aşağıda şimdiye kadar bulabildiğim parçaları yazdım. başka bulursam editlerim yine.

    --- spoiler ---
    haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu romanında geçen gölge konusu sahilde kafka romanında da işleniyor. keza 1q84'de geçen kediler şehrine sahilde kafka içeriğinde de atıflar yapılıyor.
    --- spoiler ---

    edit: kurulan bağlantılar da gelişigüzel tek yönlü bağlantılar değil, üç yönlü. bağlantı bir önceki hikâyenin sonrası olabilir, öncesi de olabilir, yada o an okuduğunuz hikaye ile parelel de gidebilir. siz nereden görmek isterseniz hikaye öyle sekillerinir. bu sebepten hikâyelere yanliş kitaptan başlangıç yapabilme ihtimaliniz yok .
    zekice demiş miydim?

    edit2: bu bahsettiğim bağlantıları şu an için 3 roman için kullanıyordum.
    (bkz: sahilde kafka)
    (bkz: haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu)
    (bkz: 1q84)

    edit: burada mevzu bahis kitaplar üzerinde yaptığım kritikler mevcut. orta şiddette spoiler içerir.
  • haruki murakami okumak isteyenlerin ilk olarak baslamasi gereken kitap. ben de ilk bu kitapla tanidim murakamiyi ve iyiki bu kitapla baslamisim dedim. kitaptaki bolumler birbirine baglanmadan once her bolumden sonra bir baska bolum geliyor boylece siz diger bolumu okumak icin sabirsizlaniyorsunuz. etkileyiciligi muazzam. oşima karakteri ise favorim. ve bir romanin resmen muzik calar oldugunu farkettiginiz, muzikleri dinlerken karakterlerle icice gectiginiz cok guzel bir roman.
  • yorumlaması zor bir haruki murakaminin fantastik romanı. iyi bir roman mı? evet öyle. peki roman ne hakkında? anlatması zor.

    küçük bir alıntı;
    --- spoiler ---

    hoşino, apartman dairesindeki telefon rehberinden otomobil kiralama şirketlerini araştırıp uygun birini seçerek telefon etti.
    "normal bir sedana ihtiyacım var. iki üç günlüğüne kiralamak istiyorum. pek fazla büyük olmasın. dikkat çekici türden bir şey olmasını da istemiyorum."
    "sayın müşterimiz" dedi telefonun diğer ucundaki adam, "biz mazda modelleriyle çalışan bir şirketiz. yanlış anlamayın, ama dikkat çekici sedan diye bir şey yoktur. içiniz rahat olsun."

    --- spoiler ---
  • hayal gücünün sınırlarını zorlayan, ilk defa haruki murakami’nın kitabını okuyacak olanlar için uygun bir kitap olduğunu söyleyebilirim. kitabı bitirir bitirmez diğer kitaplarına karşı bir merak duygusu oluşturuyor ister istemez. karekterlerin hepsi çok orijinal hepsi kendini ayrı ayrı sevdiriyor. kitabı okuduktan sonra kedilere karşı bakış açım değişti özellikle de sokakta yaşayan kedilere karşı keşke herkes farkına varsa.. johnie walker karektere sahip bi sürü yaratıklar var dışarda.
  • metaforların çokca kullanıldığı murakami kitabı. fantastik olmuş, zaman zaman sardı zaman zaman sıktı ama sonuçta tavsiye ederim. sadeliği övmesi hoşuma gitti.
  • haruki murakami’nin harika anlatımıyla su gibi akan kitabı. murakami’den okuduğum ilk kitaptı, son olmayacak.
  • bu kitap bende ne kinyas ve kayra'da -belki aynı kulvarda değerlendirmek hata fakat orada da yaklaşık olarak aynı yaşlarda evden kaçma olayı olduğundan örnek olarak aklıma geldi. kinyas ve kayra okuduktan sonra ben, aylarca bu kaçış olgusunun ne muazzam ama aynı zamanda ne de korkunç olduğunu düşünerek, bilincimin altında hikayenin detaylarını büyüterek yaşadım.- olduğu gibi bütün yaşamı ardında bırakıp kaçmanın ya da gitmenin yarattığı o garip fakat etkileyici hissiyatı ne de sık sık söz edilirken ardından söylenen postmodernizm'in yankılarını uyandırdı. ayda yedi sekiz kitap bitiren bir üniversite öğrencisiyim; gerçekten ve üzülerek söylüyorum okurken geçen vaktime üzüldüm.

    insanlar altını çizecek cümleler bulmuş fakat yazarın o cümleleri araya sırf altı çizilsin diye koyduğu gibi kötü bir hisse bir tek ben kapıldım galiba. yazar yapay dili ile (belki de çevirinin yavanlığı) belki iyi bir yazarın elinden çıksa olağanın üstünde olacak bir hikayeyi mahvetmiş.

    yetmezmiş gibi birde araya serpiştirdiği her ince olayı sayfalarca açıklamış. kardeşim bir durda ben düşüneyim bu neydi diye ya.