şükela:  tümü | bugün
  • bu sıralar sık sık yaptığım eylemdir. insana değişik bir tat vermektedir. şehrin gürültüsünden ve insanlardan biraz olsun kaçmak için muhteşemdir.
    doğayla, yani ait olduğumuz yer ile baş başa kalırız. bu sayede kendimizi dinlendirme fırsatını yakalarız, adeta bir terapi gibidir.

    bazen yürürken uçsuz bucaksız mavi ve yeşilliğe dalıp, varoluş bilincinin acısını çektiğim de olur. sahil kenarındaki kuşlar ile dost olur, onlarla konuşursunuz. bazen bacaklarınızı denize doğru uzatır ve bir dalga ile ıslanırsınız, sonrasında kendinize sersemce gülersiniz. sahilde mutlu çiftleri görüp derin bir ahh çektiğiniz zamanlarda olur. sonra bir hayâle dalar ve onu yaşarsınız; bir bakmışsınız ki yolun sonuna gelmişsiniz. bir rüzgar ile irkilir ve dünya gerçekliğine dönersiniz. ruhunuz kelebek seslerini duyacak kadar hassaslaşmıştır çünkü. balık tutanlara gözünüz takılır ve bazen yakalanan balıklar için bile üzülürsünüz.o kadar temizdir çünkü kalbiniz. lakin bu temiz kalp, insanlar tarafından paramparça edilmiştir ve bir daha asla eskisi gibi olamayacaktır. bazen sadece yürürsünüz, ayaklarınızın tabanları çatlayana kadar.. sonrasında bir yağmur yağar ve derin duygulara kapılırsınız. su damlaları, göz yaşları ile beraber akar yanaklarınızdan.

    yürüyüş bitmiş eve gelmişsinizdir. ayaklarınız yorgundur lakin kalbiniz de buruk bir mutluluk vardır. yarın tekrar kendiniz ile baş başa kalmak için beklemeye koyulursunuz. bir kez daha kötü insanlardan kaçmak için.. benim için böyledir sahilde tek başına yürümek efendim...