şükela:  tümü | bugün
  • şile sahilköy'de bulunan kamp alanı - plaj karışımı hede.

    ben 2 senedir gidiyorum. o yüzden biraz gediklisi oldum.

    öncelikle mekan çok kral yerde. bir ucu plaj, diğer ucu çam ormanı. ormanda çadır kurup (ya da hazır kurulu çadırlarda) kamp yapabiliyorsunuz.

    önce ulaşımı anlatayım : üsküdar'dan 1,5-2 saatte giden şile otobüsleri var. hemen önünden geçiyor. ancak mekanın kendi servis olayı da var sanırsam bir sorun. tabi arabanız ya da motorunuzla giderseniz kral olur.

    eğer çadırla kamp için gidecekseniz giriş ücretini ödedikten sonra kafanıza göre bir yere çadır kurmanıza izin veriyorlar. tavsiyem ormanın içi elbette. ama plaj kısmına doğru uzanıp daha sakin, ıssız bir yere de kurabilirsiniz. ama benim tavsiyem orman içinde hazır kurulu çadırlar. yüksek ahşap bir platformun içinde kurulular. içinde iki kişilik sünger yatak, gayet temiz (hatta inanmayacaksınız ama otel konforunda temiz) yastık, nevresim var. yanlarında da ahşap masa ve oturma alanları... mekanda koza adı verilen bir nevi ahşaptan çadır-kulübeler var ama çok havasız ve karanlık adeta hücre gibi yerler, tavsiye etmem. çadır candır.

    mekanda bir büfe ve restoran var. fiyatlar inanılmaz kazık ve kalite inanılmaz düşük. bir hamburgeri 10 tl ye veriyorlar ki içi bomboş, köfteyi mercekle arıyorsun. bir porsiyon (4 adet) yağda tavada pişmiş köfte 20 lira. kutu kola 4 lira. alkol yok. yine tavsiyem, yanınızda yiyecek içecek götürün. 4-5 tane ortak buzdolabı var, koyun dolaba dursun. aracınız varsa 5 dk. da sahilköy'e gidin, oradan ucuz ucuz etinizi butunuzu alın, gelin çadırın orada ateş yakıp pişirin. mis. eğer aracınız yoksa da 3-4 kişi gidiyorsanız, biriniz erzakçı olsun, doldurun sırt çantasına çabuk bozulmayacak nevaleyi, konserveyi vs. aç kalmazsınız.

    konaklayanlara plaj beleş. ama şile sahilinde denize girip yüzmek göt ister. ben ayağımı sokmakla yetindim. açık havuzu var. hiç yoktan iyi diyebilirim. ama girişi paralı, konaklıyor olsan da 20 lira giriş. ama bunun iyi yönü, günübirlikçiler ve ameleler havuza gelemiyor. olimpik bir havuz beklemeyin, en derin yeri 1,60 metre.

    tuvalet ve duşlar nispeten temiz. olduğu kadar diyelim siz anlayın. ormanın içi sonuçta ve normal bir yaz hafta sonu en az 250 kişi konaklama (pazar sabahı kahvaltıda 245 kişi saydım), 500 kişi de günübirlik ziyaretçisi olduğunu düşünürsek, bu temizliğe şükretmek lazım. o çok "cool" festivallerin tuvaletlerinin bileğe kadar bok içinde yüzdüğünü bilirim.

    mekanın geneli yazın hafta içleri çok sakin ve kafa dinlemek için mükemmel bir ortam. al çadırını tek başına git, kafayı kırana kadar takıl. ama hafta sonları günübirlik denize - pikniğe gelenler yüzünden iğrenç bir yere dönüyor. çadırının hemen yanına 20 kişilik çoluklu çocuklu bir aile kilim serip bol gürültülü bir şekilde mangal yapmaya ve top oynamaya başlıyorlar. işin garibi bu durumdan mekan sahipleri de şikayetçi. günlük girişe (konaklamasız) adam başı 15 tl almalarına rağmen yine de kalabalık. "gidin" de diyemedikleri için, en son fiyatı yükseltmeyi konuşuyorlardı.

    son değineceğim konu güvenlik : hırsıza yol göstermek gibi olmasın ama büfede cep telefonları ulu orta şarjda duruyor, çadırların kapısında kilit vs yok. buna rağmen ben bir hırsızlık olayı görmedim - duymadım. hatta son gidişimde 4,5 milyarlık macbook'u çadırda yatırıp havuza gittim. allah kerim.

    kısacası istanbul'dan çok uzaklaşmadan tatil yapmaya alternatif bir mekan. konfor takıntınız yoksa mis gibi.
  • çadırları ve evleri aşırı bakımsız olan şilede bir köye konuşlanmış bir tesis. gidip görülebilecek bir yer fakat kendi çadırınızla gitmeniz verebileceğiniz en mantıklı karar olur.