şükela   tümü | bugün
  • makul bir yaklasimdir. keza en son sahiplendigim kizim tek gozu olan bir kediydi. hayvanlarin dogal ortamindan koparilip ego tatmini icin 4 duvar arasina hapsedenlerin kesinlikle hayvansever olarak nitelendirilemeyecegini belirtmeliyim. heryeri betonlar ve insanlarla isgal edilmis dunyada survi sansi dusuk olan ve cogunlukla insanlar tarafindan engelli yapilan hayvanlarin sahiplenilmesi en guzel hayvanseverlik ornegidir.
  • engelli hayvanların sokakta yaşaması daha zor olacağı için makul bir davranıştır. oysa bu hayvan evdeyken engelsiz bir hayvandan çok da farklı olmayacaktır. sonuçta sevmek, sevilmek, sevgiyi paylaşmak için, merhametten dolayı hayvan ediniyoruz (umuyorum ki). öyle ise önceliğin daha muhtaç olan engelli hayvanlara verilmesi daha uygun olacaktır diye düşünmekteyim.
  • (bkz: #38504762)
  • marka takıntısıymış gibi cins hayvan arayan kişiler tarafından benimsenmeyecektir çünkü onlar için o bir can değil gösteriş unsurudur sadece.
  • yapılmasını tekrar tekrar tavsiye ettiğim şey. bütün hayvanların karakterleri farklı ama bu engellilerinki bambaşka oluyor yahu.

    örneğin kedi için duymak çok önemlidir, duyarak kendini güvenceye alır, kendini kollar, bazı şeyler öğrenir, şşşt dersin korkar, irkilir vesaire... fakat bir kedi duyamayınca ne yapar, nasıl yaşar, bu onun karakterini nasıl etkiler, sağır kedi sahibi olmayan bilemez.

    ailenize bir kedi katmak istiyorsanız, mümkünsa sağır bir kediyi kabul edin arkadaşlar. hem hayatınıza çok renkli bir karakter katmış olacaksınız (sağır kedilerin çoğu beyaz olsa da...), hem de sokakta insanların ve arabaların seslerini duyamadığı için yaşama şansı sıfır olan bir canı kurtarmış olacaksınız.
  • sakat hayvanı sahiplenmek şöyle dursun, para verip satın alma konusunda bile duyarsız pek çok insan varken insanlara daha fazla anlatılması gereken harekettir.
    sahip olduğum köpeklerden bir tanesi kalça displazisi olan bir köpek.sokakta diğer hayvanlarla ve kendisini sürekli itip kakan insanlarla yaşaması gerçekten işkence. engelli hayvanlar diğer hayvanlar kadar bile şanslı değil.
    en azından kendi köpeğimden örnek vereyim; uzun mesafe yürüyemiyor, geçirmiş olduğunu sandığım kaza veya her ne ise kaburgasını da yamulttuğu için çok rahat hareket edemiyor, dolayısıyla soğuk kış günlerinde kıvrılarak yatma gibi bir şansı yok.diğer hayvanlara karşı daha savunmasız. kaldı ki kendi iyi huylu olsa bile onunla oyun oynamak için üzerine atlayan diğer köpekler bile canının yanmasına sebep oluyor.hızlı hareket edemediği için özellikle trafikte çok büyük tehlike altındalar. arka bacağını kullanamadığı için vücudunun büyük bir kısmını kaşıyamıyor bu nedenle bizim gün içinde masaj ve kaşınma seanslarımız oluyor.bunu engelli bir hayvanı sahiplenmesek de yapabiliriz aslında. zaman zaman kaşınmalarına yardımcı olabilirsek suratlarındaki o mutlu ifade emin olun sizi daha da mutlu edecektir.
    insanoğlunun kurduğu bu düzende tüm hayvanlar fazlasıyla savunmasızken engelli olan tüm hayvanlar için yaşadığımız dünya büyük bir cehennem gibi.
    hiç olmazsa etrafımızdaki insanları bu konuda bilinçlendirmeye çalışalım.bazen gerçekten insanlar ufak şeyleri düşünemeyebiliyor.
    edit: "insanlarımızın karnını doyurduk hayvanlar kaldı aq" diyen çaylak arkadaşlar için, zaten hali hazırda hayvan sahiplenmek isteyen insanlara yönelik yazıyoruz arkadaşlar. seviyesizce çamur atmadan önce biraz ne diyorum ben diye düşünelim lütfen